Acrospore türkçesi Acrospore nedir

  • Akrospor.
  • Ucunspor.

Acrospore ingilizcede ne demek, Acrospore nerede nasıl kullanılır?

Macrospore : Makrospor.

Macrosporangium : Makrosporangiyum. Megaspor meydana getiren sporangiyum, megasporangiyum.

Macrosporogenesis : Megaspor ana hücresinin mayoz bölünmeler sonucu tetrat haploit megasporları oluşturması. makrosporogenez, sporangiyum. makrosporangiyum. Megasporogenez. Megaspor ana hücresinin mayoz bölünmeler sonucu tetrat haploit megasporları oluşturması. makrosporogenez.

Macrosporophore : Bitkilerde dişi eşey organlarını taşıyan yapı. Bitkilerde dişi eşey organlarını taşıyan yapı. yapraksı megasporofil. Makrosporofor.

Macrosporophyll : Makrosporofil. Makrosporangiyumları taşıyan yapı. makrosporofil. Megasporofil. Makrosporangiyumları taşıyan yapı, megasporofil.

Across : Karşıdan karşıya. Bir yanından öteki yanına. Bir yandan bir yana. Ortasından. Çaprazlama. Öbür yanında. Öbür tarafında. Genişliğinde. Bir tarafından öbür tarafına. Karşısında.

Acrosome : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sperm başının ucunda, spermin yumurtaya girebilmesini sağlamak üzere yumurta örtülerini sindiren hidroliz enzimlerini kapsayan, golgi kompleksinden oluşan bir organel. Spermatozoonun baş kısmında bulunan ve dölleme sırasında yumurta hücresini delmeye yarayan hyaluronidaz ve akrozin gibi enzimleri içeren sivri çıkıntı. kimi parazit türleri spermatozoalarının önündeki en uç nokta. Ucuncisim. Akrozom. Sperm başının ön kısmında, spermin yumurtaya girebilmesini sağlamak üzere yumurta örtülerini sindiren ve yumurtaya penetrasyon için gerekli hidroliz enzimlerini içeren, golgi kompleksinden oluşan bir organel.

 

Macrosporozoite : Hücre bölünmesi ile oluşan ürünler arasındaki birleşmenin yapıldığı büyük sporozoit. Makrosporozoit.

Acros : Akros. Yüksek. Akro. Uç. Yükseklik.

Acrosome reaction : Spermatozoon oosite ulaştığında zona pellusidayı delerek geçebilmesi için başının ön kısmında plazma zarı ile dış akrosomal zarın erimesiyle içerisi enzimlerle dolu iri keseciklerin meydana gelmesi, bunların içeriğini boşaltması sonucu zona pellusidanın geçilmesi esnasında sperm başının apeksi etrafında akrozom başlığının tamamen kaybolması ve ön yüzünde yalnız iç akrozomal zarın kalması ile belirgin olaylar ve değişiklikler. Akrozom reaksiyonu.

İngilizce Acrospore Türkçe anlamı, Acrospore eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Acrospore ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spermatozoan : Sperm hücresi. Spermatozoid (sperma hücresi) ile ilgili. Sperm hücresi ile ilgili.

Spermatozoon : Sperm hücresi. Spermiyum. Spermatozoid. Sperma. Sperma hücresi. Spermatozoon. Ergöze. Testiste seminifer tübüllerde spermatogonium’lardan spermatogenezis sonucu gelişen ovumu dölleme gücüne sahip, baş, orta kısım ve kuyruk olmak üzere üç bölümden oluşan erkek cinsiyet hücresi, spermatozoon, spermiyum, sperm, spermatozoa. Sperm.

 

Outgrowth : Doğal bir gelişme. Doğal sonuç. Filiz. Gelişen şey. Büyüyen. Sürgün. Bitkilerin değişik uzunluk ve büyüklükteki, genellikle yapraksız, küçük filiz ve dalcıkları, hlk. ishal. Dal. Fazla büyüme.

Spore : Çiçeksiz bitkilerde, mantar ve protozoonlarda tek hücreli, aseksüel olarak yeni bireyler oluşturabilen, küçük, tek hücreli üreme cisimciği veya birimi. kötü çevre koşullarına uyum sağlamış olan, dirençli bakteri hücresi. Bitkilerin ya da bir hücreli hayvanların çok özelleşmiş olan ve hayatın devamını sağlayan üreme yeteneğindeki hücreleri. Köken. Mantarlarda, bazı bitkilerde ve protozoonlarda görülen, genellikle tek hücreli, küçük, dayanıklı, eşeysiz üreme cisimciği. Spor. Kaynak. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Appendage : Ek. İlave. Zeyil. Vücut uzantısı. Uzantı. Askıntı. Başkasına muhtaç kimse. Mülhakat. Apendaj. Katkı.

Rust : Pasmantarıgillerin çeşitli bitkilerde oluşturduğu portakal sarısı veya kahverengi lekeler, bu lekelerden ileri gelen bitki hastalığı. Pas tutmak. Tembelleşmek. El becerisini yitirmek. Demir ya da demir alaşımlarının yüzeylerinin havadaki oksijenle birleşerek metaloksit oluşturması olayı. Pas. Hamlamak. Paslanma. Hava,nem,su ya da sulu çözeltilerin etkisiyle demir ve alaşımlarının yüzeyinde oluşan, hidroksit ve karbonatları da içeren kırmızı-kahverenkli demir oksit. Paslandırmak.

Sperm : Sperma. Sperm. Bir başı, gövdesi ve harekete yarayan kuyruğu olan, testiste seminifer tüplerde yapılan ve olgunlaşmış, yumurtayı dölleme kapasitesine sahip erkek eşey hücresi, sperm, spermatozoon, semen, meni, er suyu. Balina yağı. Tohum. Erkek eşey hücresi. bir başı, gövdesi ve harekete yarayan bir kuyruğu ve türlere göre değişik şekli olan, yumurtaya göre çok küçük ve yumurtayı dölleme kabiliyeti olan hücre. spermatozoon, sperm. Sperm hücresi. Atmık. İspermeçet. Bel.

Process : Yönlendirmek. Dava. Özel işlem uygulamak. İşlem. Bilgisayar, eğitim, ekonomi, fizik, kimya, madencilik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bir amaca yönelmiş olan sürekli değişimlerin tümü. olayların zaman içinde belli bir gelişme göstererek sürüp gitmesi. Proses. İşlemek. Usul. Bir olayın düzenli olarak ve birbirini izleyen değişmelerle gelişmesi, başka bir olaya dönüşmesi.

Acrospore synonyms : sperm cell, rust fungus.

Acrospore ingilizce tanımı, definition of Acrospore

Acrospore kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A spore borne at the extremity of the cells of fructification in fungi.