Admitting türkçesi Admitting nedir

  • Giriş izni verme.
  • İtiraf etme.
  • İşe alma.
  • Olanak tanıma.

Admitting ile ilgili cümleler

English: Admitting his lack of experience, I still think that he ought to do better.
Turkish: Onun tecrübe eksikliğini kabul etmeme rağmen, hâlâ daha iyi yapması gerektiğini düşünüyorum.

English: Ali has trouble admitting when he's wrong.
Turkish: Ali hatalı olduğunda itiraf etme sorunu var.

English: I think Moustapha knows more than he's admitting.
Turkish: Sanırım Mustafa itiraf ettiğinden daha çok şey biliyor.

English: She's not admitting her mistake.
Turkish: O, hatasını kabul etmiyor.

English: Tom has trouble admitting his mistakes.
Turkish: Tom'un hatalarını itiraf etme sorunu var.

Admitting ingilizcede ne demek, Admitting nerede nasıl kullanılır?

Admitting new members : Yeni katılımcılar kabul etmek. Yeni üyelerin kabulü. Bir gruba insanlar dahil etmek.

Admitting of : Olanak tanıyan. Meydan vermek. Olanak vermek.

Readmitting : Tekrar kabul etmek. Tekrar öğrenciliğe kabul etmek. Tekrar üyeliğe kabul etmek.

Admittible : İmtiyaz veya ödün verilebilir (admittable kelimesinin alternatif yazılışı). Belirli bir etkinlik yapmasına izin verilebilir. Kabul edilebilir. İtiraf edilebilir. Giriş izni verilebilir.

Admittable : Belirli bir etkinlik yapmasına izin verilebilir. İtiraf edilebilir. Kabul edilebilir. Giriş izni verilebilir. İmtiyaz veya ödün verilebilir.

 

Admitter : İzin veren kimse. Kabul eden kimse. Giriş yapmaya izin veren kişi. Giriş izni veren kimse.

Admittances : Empedans evrik değeri. Giriş izni. Alım. Admitans. Giriş. Kabul. Giriş hakkı. Giriş ücreti.

Admitted the truth : Hakikati kabul etti. Gerçeği itiraf etti. Gerçeği kabul etti.

Admitters : Giriş yapmaya izin veren kişi. İzin veren kimse. Giriş izni veren kimse. Kabul eden kimse.

Admitted : Kabul edilen. Kabul edilmiş. İkrar edilmiş. Herkesçe bilinen.

İngilizce Admitting Türkçe anlamı, Admitting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Admitting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Employments : Uğraş. Meşguliyet. Görevlendirme. Memuriyet. Hizmet. Çalıştırma. İş alma. İş verme. İş.

Avow : Kabul ve teyit etmek. İkrar. Kabul. Kabul etme. İtiraf etmek. Açıkça söylemek. İtiraf. Beyan etmek. İlan.

Enablement : Etkin kılınma. Yetki verme. Yetili hale gelme. Olanak verme. Yetilileştirilme. Belli bir şekilde işleyebilme becerisi verilme.

Staffing : Bir yerde veya bir organizasyonda çalışan kimseler. Çalışan alma. Kadrolama. Bir kurumdaki işlerin uygun yeteneklere sahip olan insanlarla doldurulması. İstihdam. İşçi alma. İşçi istihdamı. Eleman alma.

Disembosom : Açığa çıkarma. Günah çıkarma. Ortaya dökme.

Employment : İş alma. İş verme. Uğraş. Meşguliyet. İşlendirme. Çalıştırma, işe alma, kullanma. işgücünü kapsayan bölümün çalıştırılması tekniği. Memuriyet. Hizmet. Görev.

Recruitment : Askerlik. İyileşme. İşe alım. Asker toplama. Takviye. İyileştirme. Temin. Güçlendirme. Stok.

Avows : Kabul ve teyit etmek. Açıkça söylemek. Kabul. Beyan etmek. Kabul etme. İkrar. İtiraf. İlan. İtiraf etmek.