Disembosom türkçesi Disembosom nedir
- İtiraf etme.
- Ortaya dökme.
- Açığa çıkarma.
- Günah çıkarma.
Disembosom ingilizcede ne demek, Disembosom nerede nasıl kullanılır?
Disembodied : Sahipsiz. Gövdeden ayrılmış. Bedenden ayrılmış ruh. Ruhani. Bedenden kurutulmuş. Bedenden ayrılmış (ruh). Bedenden ayrılmış.
Disembodied technological change : İçerilmemiş teknolojik gelişme. Yatırım malına bağlı olmayan teknolojik yenilik. Sermaye mallarında ve emekte herhangi bir nicelik değişmesine yol açmaksızın niteliği değişmiş gibi üretim artışlarına yol açan, dışsal teknolojik gelişme. krş. içerilmiş teknolojik gelişme, gökten inen nur, solow büyüme modeli. Üretim girdilerinin etkisini artıran teknolojik değişiklik veya gelişme.
Disembodies : Ayırmak. Gövdeden ayırmak. Kurtarmak. Cisimden tecrit etmek. Terhis etmek. Ruhu bedenden ayırmak. Gövdeden ayrılmak.
Disembodiment : Terhis. Bedenden ayrılma (ruh).
Disembodiments : Terhis. Bedenden ayrılma (ruh).
Disembogue : Denize dökülmek veya boşalmak. Denize dökülmek. Suyunu denize dökmek. Dökülmek. Akıtmak. Suyunu denize akıtmak (nehir).
Disemboweling : İçini temizlemek. Bağırsaklarını çıkarmak. İçini temizleme. Bağırsaklarını çıkarma.
Disemboweled : İçini temizlemek. Karın deşmek. Bağırsaklarını çıkarmak.
Disembodying : Cisimden tecrit etmek. Gövdeden ayırmak. Gövdeden ayrılmak. Terhis etmek. Ayırmak. Ruhu bedenden ayırmak. Kurtarmak.
Disembowelling : Bağırsaklarını çıkarma. Bağırsaklarını çıkarmak. İçini temizleme. İçini temizlemek.
İngilizce Disembosom Türkçe anlamı, Disembosom eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Disembosom ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Apocalypse : Dünyanın sonu. Kıyamet günü olacakları bildirme. Açığa vurma. Keşif. İncil'in sonuncu faslı. İncilin son bölümü. Kıyamet. İncil'in son bölümü. Vahiy.
Apocalypses : Vahiy. Keşif. İncil'in sonuncu faslı. İncil'in son bölümü. Açığa vurma. Kıyamet. İncilin son bölümü.
Revealing : Dekolte. Açıklayıcı. Belirli bir durumu açığa vuran. Anlamlı. Gizlemeyen. Açık. Belirli bir durumu belli eden. Kadın vücudunun genelde örtülü olan kısımlarını sergileyen (giysi vb). Açığa vurma.
Avow : İlan. Kabul ve teyit etmek. Açıkça söylemek. İkrar. İtiraf. İtiraf etmek. Kabul etme. Kabul. Beyan etmek.
Shrift : Günah çıkarttırma.
Shrifts : Günah çıkarttırma.
Avows : Kabul ve teyit etmek. Kabul. İkrar. İtiraf. Beyan etmek. Açıkça söylemek. Kabul etme. İlan. İtiraf etmek.
Exposures : Sergileme. Ortaya çıkarma. Ortada bırakma. Poz. Teşhir. Açıkta bırakma. Cephe. Maruz kalma. Bırakma.
Admitting : İşe alma. Giriş izni verme. Olanak tanıma.
Disembosom synonyms : sale of indulgences, shriving, airing, revelations, impartation, divulging, airings, confession, exposals, the apocalypse, baring, confessions, disclosure, exposure, the revelation, exposal, revelation, clearing.

Bu kısımda Disembosom kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Disembosom ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Disembosom anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Disembosom ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.