Avows türkçesi Avows nedir

  • Kabul ve teyit etmek.
  • İlan.
  • İtiraf etme.
  • Beyan etmek.
  • İtiraf etmek.
  • Kabul etme.
  • Açıkça söylemek.
  • Kabul.
  • İtiraf.
  • İkrar.

Avows ingilizcede ne demek, Avows nerede nasıl kullanılır?

Disavows : Onaylamamak. Yalanlamak. Doğruluğunu kabul etmemek. İnkar etmek. Tanımamak. Kabul etmemek. Reddetmek.

Avow oneself : Kabul etmek. İtiraf etmek.

Avow : İtiraf. Açıkça söylemek. İlan. İkrar. İtiraf etme. İtiraf etmek. Kabul etme. Beyan etmek. Kabul. Kabul ve teyit etmek.

Avowable : Açıkça söylenebilir. Beyan edilebilir.

Avowably : Kabul edilir bir biçimde. İtiraf edilebilir bir şekilde. Açıklanabilir bir biçimde. Açıkça söylenebilir şekilde.

Avower : Açıkça itiraf eden.

Avowed : Beyan edilmiş. Bariz. Belli. Açık. Açıkça ilan edilmiş olan.

Avowal : Açıkça söyleme. İtiraf. Beyan. Kabul etme. Doğrulama. İkrar.

Avowedly : Alenen. Açıkça.

Avowtry : Zina.

İngilizce Avows Türkçe anlamı, Avows eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Avows ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Concession : Belli kamu işgörülerinin görülmesi amacıyla, kent yönetimince belli kişi, kuruluş ya da ortaklıklara verilen özel olur. Bayilik. Bir sözleşme veya izin belgesiyle belli kişilere açık olan spor alanları ve kamu parkları gibi kulüp malları. perakende satıcıya bir mağazada, otelde, panayırda satış yapması için ayrılan alandır. Bir devletin yabancı bir devlete ya da çok kez olduğu gibi bir ortaklığa, bir madeni arama, işletme ya da herhangi bir hizmeti görme konusunda belli bir bölgede, belli süre ve koşullarla tanıdığı özel izin. Coğrafya, gümrük, iktisat, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Ayrıcalık. Yurt içinde büyük çapta yapılacak bazı araştırma, inşaat ve kurulacak işletmeler için yabancı ortaklıklara verilen ayrıcalık. özel ve tüzel kişilere verilen haklar. kimi durumlarda bazı kişilere tanınan özel haklar. İmtiyaz. Teslim.

 

Acceptant : Kabul eden. Almak. Alıcı.

Profession : Bir kimsenin geçimini sağlamak için sürekli yaptığı; bilgi, eğitim veya yaratıcı güç gerektiren etkinlik. İnancın açıklanması. Meslek. Uğraş. Yemin. Sanat. İleri sürme. İddia. Sürekli, kurumlaşmış ve uzmanlık konusu olan etkinlik. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Announcement : Haber (radyo ve televizyon terimi). Bildirme. Duyuru. Duyurma. Anons. İlan etme. Haber (tv, radyo). Bildiri. İhbar.

Avawal : Açıkça söyleme.

Give a voice to : Fikrini belirtmek. Dile getirmek.

Assure : Kesinleştirmek. Temin etmek (rahatlatıcı veya ikna edici sözlerle). İknaya çalışmak. Güvence altına almak. Temin etmek. Garanti etmek. Sigortalamak. Sağlama almak. Sağlamak. İkna etmek.

Avouching : Garanti etmek. Yetki vermek. Doğrulamak. Teyit etmek. Tasdik etmek. Onaylamak.

Advertising : İlancılık. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tanıtıcılık. Bir filmin izleyicisini çoğaltmak amacıyla çeşitli yollardan (gazete tanıtısı, radyo tanıtısı, el tanıtısı, vb.) yararlanılarak yapılan duyurular. tv. televizyon yoluyla yapılan tanıtı; bu tanıtı için hazırlanmış izlence. Bildirme. Duyurma. Reklamcılık. Reklam işi. Tanıtım.

 

Professing : Profesörlük yapmak. Açıklama. Öğretmek. İcra etmek (meslek). Yapmak. İddia etmek. İddia etme.

Avows synonyms : acknowledge, affirm, articulating, annunciation, attests, acknowledgment, declare, acceptance, disembosom, confessions, allow, allowing, advertizement, acceptation, adoptions, confession, avouched, avow, adverting, acknowledging, acknowledgments, verify, protest, avowals, assert, announce, affirms, acquiescing, advt, acceptances, claim, acknowledgements, take.

Avows zıt anlamlı kelimeler, Avows kelime anlamı

Deny : Tanımamak. Nasip etmemek. Yoksamak. Kaçınmak. Esirgemek. Yalanlamak. Reddetmek. Yadsımak. Yoksun bırakmak. İnkar etmek.

Disavow : Doğruluğunu kabul etmemek. Yalanlamak. Tanımamak. İnkar etmek. Kabul etmemek. Reddetmek. Danmak. Onaylamamak.

Disclaim : İnkar etmek. Feragat etmek. Yalanlamak. Yoksamak. Yadsımak. Tekzip etmek. Danmak. Onaylamamak. Vazgeçmek. Kabul etmemek.