Acceptant türkçesi Acceptant nedir

Acceptant ingilizcede ne demek, Acceptant nerede nasıl kullanılır?

Acceptance : Teslim alınma. Alma. Teslim alma. Üstlenme. İcabet. Onaylama. Alınma. Uygun bulunma. Akseptans. İttihaz.

Acceptance bill : Kabul senedi. Muhatap tarafından onaylanmış poliçe. Kabul. Ödek kabulü. Ödekde yazılı paranın ödeneceğinin imza ile açıklanması. Ödenecek poliçe.

Acceptance blank : Ödeği gönderenin imzası olmadığı halde, ödeyicisince yapılan kabul. Açık kabul.

Acceptance boundary : Kabul sınırı. Onama sınırı.

Acceptance by conduct : Bir sözleşmenin imzalamasına neden olan şartların karşılanması. Yönetme ile kabul etmek.

Acceptance house : Takas odası. Kabul kredisi işlemi yapan banka. Akseptans kurumu. Kabul işlemleri kurumu.

Acceptance of goods : Ürünlerin kabulü. Ürünlerin alınması.

Acceptance credit : Akseptans kredisi. Kabul saycası. Satıcı tarafından düzenlenen ödeklerin kabul edilmeleri sağlanılmak amacıyla bankalarca açılan bir çeşit sayca. (çoğunlukla dış tecim işlerinde kullanılmaktadır.). Kabul kredili ödeme. Kabul kredisi.

Acceptance flight : İlk defa hizmete girmeden önce uçağı test eden doğrudan üreticiden gerçekleşen uçuş. Kabul uçuşu.

Acceptance in blank : Karşılığı olmadan kabul. Açık kabul. Beyaz kabul. Tutarı veya süresi belirtilmemiş bir poliçenin lehtar tarafından alınıp kabul edilmesi. Karşılıksız kabul.

 

İngilizce Acceptant Türkçe anlamı, Acceptant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Acceptant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acceptance bill : Ödek kabulü. Muhatap tarafından onaylanmış poliçe. Ödenecek poliçe. Ödekde yazılı paranın ödeneceğinin imza ile açıklanması. Kabul senedi.

Acceders : İktidara yükselen kimse. Anlaşan. Anlaşmaya varan kimse.

Open : İçten. Kısık olmayan (ses). Serbest. Hiçbir perdeye basılmaksızın tellerin açık bırakıldığı veya tüm tellerin herhangi bir perdeden tek parmakla kapatıldığı durumlarda bile sık kullanılan akorların elde edilebildiği akortlama biçimi. Deşmek. Dürüst. Karara bağlanmamış. Açılmak. Bildirmek. Açmak.

Admit : İçeriye almak. Girmesine izin vermek. Teslim etmek. Olanak tanımak. İçeri almak. İzin vermek. Kabul etmek. Meydan vermek. İtiraf etmek.

Cinema camera : Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt. tv. televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektriksel ime çeviren elektronik yapılı alıcı çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Acquiescent : Kabullenici. Uysal.

Acquire : İktisap etmek. Yakalamak. Sahip olmak. Kazanmak. Elde etmek. Edinmek. Sonradan kazanmak. Ele geçirmek.

Agreeing : Anlaşma. Razı olma eylemi veya durumu. Aynı fikirde olma. Kabul ederek.

Acceptance : Alma. Akseptans. Uygun olma. Teslim alınma. Bir alan araştırmasında bilgi almak üzere başvurulan kişilerin araştırma amaçlarını benimseyerek araştırıcıyla işbirliği yapmaları durumu. İcabet. Bir poliçenin, adına çekilen kişi tarafından imzalanarak, borcun ödeneceğinin onaylanması. bir bankanın kendi üzerine çekilen poliçeye "kabul edilmiştir" şerhini koyması. Kabul edilme. Alınma.

 

Acceptant synonyms : adressee, acceptors, acceder, clients, buyers, borrows, adoptions, buyer, acquiescence, attach to, susceptive, consignee, accepter, accordant, accepting, consignees, acception, acceptive, client, accepted, accepters, consentient, receptive, acknowledgements, borrow, capture, addressees, acceptor, addressee, acknowledgment, accepts, agreement, acceptances.

Acceptant zıt anlamlı kelimeler, Acceptant kelime anlamı

Unreceptive : Anlamayan. Açık olmayan (bir fikre). Açık olmayan (fikre). Kolay anlamayan. Kavramayan.

Acceptant ingilizce tanımı, definition of Acceptant

Acceptant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Accepting. An accepter. Receiving.