Employments türkçesi Employments nedir

Employments ingilizcede ne demek, Employments nerede nasıl kullanılır?

Employment agencies : İş ve işçi bulma kurumları. İş piyasasının düzenlenmesine katkıda bulunan, iş ve işçi arayanlara aracılık eden resmi veya özel kurumlar. İş bulma kurumları. İş bulma kurumu.

Employment agency : İş ve işçi bulma kuruluşu. İş bulma büroları. Özel istihdam bürosu. İş bulma kurumu. İş bulma bürosu. İş ve işçi bulma kurumu.

Employment application : İş başvurusu.

Employment barrier : İşlendirme engeli. İşgücü piyasalarına girişin cinsiyet, yurttaşlık veya engelli olma gibi gerekçelerle yasaklanması veya zorlaştırılması.

Employment bureau : İş bulma bürosu.

Employment market : Emek piyasası. İş piyasası.

Employment history : Geçmişte çalışılan işler listesi. Çalışma geçmişi. Geçmişte yapılmış olunan işlerin listesi (görev unvanı şirket adı çalışılan süre maaş vs dahil olmak üzere). İş geçmişi.

Employment friendly growth : İşsizliğin azalması veya işlendirmenin artması için yüksek düzeyde büyümenin sağlanması. bu durum kapasite kullanım oranları yükseldiğinde ve kapasite artışı ile gerçekleşmektedir. İşlendirme yaratan büyüme.

 

Employment multiplier : Tüm kesimlerin sonul isteminde bir birimlik artışın toplam işlendirmede ne kadar artış sağlayacağını gösteren katsayı. İşlendirme çoğaltanı.

Employment office : İstihdam bürosu. İş bulma ofisi. İşsiz kimseler iş bulan ofis.

İngilizce Employments Türkçe anlamı, Employments eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Employments ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Commission : Görev vermek. Terfi. Sipariş. Talimat. Aracı ödeneği. Hizmete sokmak. Bir ticari işlemin gerçekleştirilmesine aracılık eden kişiye hizmeti karşılığında işlem tutarının belli bir oranında yapılan ödeme. Aracı karı. Alım ve satım işlemlerinde yanlar arasında aracılık yapan ve bunları düzenleyen kişilerin bu çalışma ve çabaları karşılığında her iki yandan da aldıkları paralar.

Avocations : Merak. Hobi. Birinin asıl işi dışında yaptığı bir iş. Meslek.

Employing : Kullanma. Uygulama. İstihdam etme.

Businesses : Alım satım. Ticaret. Faaliyet. İşyeri. Ticarethane. Mesele. Firma. Konu.

Manipulation : İdare. Manipülasyon. Yönlendirim. Kullanma. Hile. İktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Suistimal etme. El ile işletme. Kötüye kullanma. Hile yaparak fiyatları istediği şekilde değiştirme.

Preoccupation : Avunma. Kaygı. Önce gelen iş. Önceden yerleşme. Taraflılık. (zihni) ile meşgul olma. Kafası meşgul olma. Tasa. Endişe.

Professions : Yemin. Kelime i şahadet. Meslek. İnancın açıklanması. Sanat. Uğraşı. Açıklama. Uzmanlık alanı. Meslekler.

 

Line : Çizgi. Oyun alanını bölen, sınırlayan ve belirleyen boyadan şeritlere verilen ad. İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı. Askı halatı. Bir sokaktaki yapıların, birbirine bakarak içerde ve dışarda yerleşmelerini önlemek, sokağa koşut ve sokaktan eşit uzaklıkta yer almalarını sağlamak üzere, önyüz çizgilerinin çakışması ya da koşut gitmesi istenen varsayımsal çizgi. Düzdizim çizgisi. Kırıştırmak. Tarayıcı elektron demetinin yatay tarama sırasında soldan sağa bir gidişinde oluşturduğu çizgi. Sürütme oltaları. Sahne yukarısındaki palangalar yoluyla sarkıtılıp çekilebilen, genellikle çelikten yapılmış halat.

Officialdom : Memur sınıfı. Bürokrasi. Hükümete seçilenler. Memurlar.

Occupations : Kullanan. İşgal. Uğraşılar. Uğraşı. Oturma. Meslekler.

Employments synonyms : line of work, workload, paper route, coaching job, busyness, preoccupations, engrossment, admitting, booting, appointment, duty, engagement, exertion, ball game, delegation, committing, operation, careering, operational, piecework, commerce, avocation, biz, coaching, charge with, pastime, jobbed, action, pursuits, assignment, commissions, attendances, devoir.

Employments zıt anlamlı kelimeler, Employments kelime anlamı

Unemployment : Coğrafya, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kişinin herhangi bir nedenle işini yitirmesi ve bir yenisini bulma çabası içine düşmesi durumu. Aylaklık. İşsizlik. Bir toplumda, bir toplumsal kümede çalışma çağındaki nüfusun bir bölümünün istençleri dışında ücretli işten yoksun bulunması durumu. Cari ücret düzeyinde emek sunumunun emek istemini aşması durumu. İşçisizlik. Bir ülkede, bölgede ya da anakentte, çalışma çağındaki insanların bir bölümünün, istençleri dışında, çalışmalıklı bir işten yoksun bulunmaları durumu.

Inactivity : Tembellik. Durgunluk. Üşengeçlik. Hareketsizlik. Etkisizlik. Avarelik. Tesirsizlik.