Officialdom türkçesi Officialdom nedir

Officialdom ingilizcede ne demek, Officialdom nerede nasıl kullanılır?

Official act : Resmi muamele. Resmi işlem.

Official announcement : Resmi duyuru. Resmi bildiri. Resmi ilan.

Official apartment : Görev süresi boyunca bir devlet memuruna verilen apartman dairesi.

Official approval : Resmi onay.

Official bulletin : Resmi bülten.

Official control signs : Resmi denetleme imleri. Resmi organların denetlemelerde kullandıkları imler.

Official conciliator : Resmi arabulucu. Toplu sözleşme görüşmeleri sırasında herhangi bir uyuşmazlık çıkması durumunda, bu uyuşmazlığı gidermeye çalışmak amacıyla iş mahkemesi tarafından atanan ve yetkisi, saptanan uyuşmazlık konularını gidermekle sınırlı olan görevli.

Official confirmation : İmzalı ve usule uygun olan belge. Resmi onaylama. Yetkili makam tarafından yapılan onaylama. İlgili taraflar tarafından yazılmış olan belge. Resmi onay.

Official certificate : Tezkere. Yetkili makam tarafından onaylanmış olan belge. Devlet dairesi tarafından verilen belge.

Official control marks : Resmi denetleme damgası. Marka olarak kütüğe yazımı istenmeyen ve yapılmayan, yalnız resmi denetleme işlerinde kullanılan markalar.

İngilizce Officialdom Türkçe anlamı, Officialdom eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Officialdom ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Red tape : Aşırı bürokrasi. Bürokratik işlem. Resmi formaliteler. Kırtasiyecilik. Bürokratik formaliteler. Kırtasiye. Formalite. Bürokratik işlemler.

Appointment : Emir. Buluşma. Görev. Atama. Randevu. İş. Tayin. Atanılan makam.

Civil servants : Memur. Devlet memuru.

Authorities : Merci. Yetkili makam ve merciler. Yetkili makamlar. Resmi merciler. Kaynakça. Yetkililer. Makam ve merci.

Incumbency : Yükümlülük. Görev süresi. Memuriyet dönemi. Görev. Vazife. Zorunluluk. Ödev.

Bureaucracy : Bir toplumda tabandan yukarıya doğru çıktıkça daralan bir yapı içinde örgütlenmiş olan, genel kural ve ilkelere göre çalışan profesyonel atanmış görevliler topluluğu. devlet idaresinde bir işi yapabilmek için alınması gereken izin, onay, imza ve uyulması gereken kurallar. devletle ilgili işlerin yürütülmesinde gereksiz kural ve işlemler, kırtasiyecilik. Kırtasiyecilik. Genörgütsel yönetim. Genörgüt. Yetkilerin biçimsel olarak saptanıp aşama sıralarına ayrıldığı, her orunun hak ve ödevlerinin inceden inceye ve katı biçimde tanımlanmış bulunduğu örgüt. Yazçizcilik. Devlet memurları. Genörgütlerin büyük yer tuttuğu yönetim biçimi. Kamu kuruluşlarının ve büyük çaplı özel işletmelerin yönetimindeki görevlilerin, katı kurallara sıkı sıkıya bağlılığı, sorumluluk üstlenmekten kaçınması, yeni yolları denemeğe karşı direnmesi tutumu. yazçizcilerin devlet gücünü denetimlerine geçirdikleri siyasal düzen.

 

Employments : İş. Hizmet. Uğraş. Çalıştırma. Meşguliyet. İstihdam. İş alma. Görevlendirme. Görev. İş verme.

Organisation : Ocak. Ortaklık. Bünye. Müessese. Kuruluş. Düzenlenme. Örgütlü kuruluş. Organizasyon. Düzenleme. Örgütlenme.

Employment : İş. Çalıştırma. Meşguliyet. Çalıştırma, işe alma, kullanma. işgücünü kapsayan bölümün çalıştırılması tekniği. İşlendirme. Hizmet. İşe alma. Geniş anlamda üretim faktörlerinin, dar anlamda ise emeğin üretim sürecinde kullanılması. İş alma.

Officialdom synonyms : government officials, red tapism, bureaucratism, governing body, the authorities, position, establishment, incumbencies, office, vocations, official duties, brass, mission, bureaucracies, redtapism, officials, governance, administration, organization, civil service, vocation, regime, government, situation, official duty, officialism.