Employment türkçesi Employment nedir
- Meşguliyet.
- Geniş anlamda üretim faktörlerinin, dar anlamda ise emeğin üretim sürecinde kullanılması.
- Memuriyet.
- İşe alma.
- Hizmet.
- İş.
- İstihdam.
- İş verme.
- İşlendirme.
- İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
- Görevlendirme.
- Uğraş.
- İş alma.
- Çalışma.
- Çalıştırma, işe alma, kullanma. işgücünü kapsayan bölümün çalıştırılması tekniği.
- Görev.
- Çalıştırma.
Employment ile ilgili cümleler
English: It is certain that one important criterion for employment is having 'leadership'.
Turkish: Liderliğe sahip olmanın, istihdam için önemli bir kriter olduğu kesindir.
English: The UK employment rate is at a record high.
Turkish: İngiltere'de istihdam oranı rekor düzeyde.
English: They are crying to the government to find employment for them.
Turkish: Onlara iş bulması için hükümete bağırıyorlar.
English: In Japan, employment opportunities are significantly lower for women than they are for men.
Turkish: Japonya'da istihdam imkanları kadınlar için erkekler için olduğundan önemli ölçüde düşüktür.
English: She found employment as a typist.
Turkish: O bir daktilocu olarak iş buldu.
Employment ingilizcede ne demek, Employment nerede nasıl kullanılır?
Employment agencies : İş ve işçi bulma kurumları. İş piyasasının düzenlenmesine katkıda bulunan, iş ve işçi arayanlara aracılık eden resmi veya özel kurumlar. İş bulma kurumları. İş bulma kurumu.
Employment agency : Özel istihdam bürosu. İş ve işçi bulma kuruluşu. İş ve işçi bulma kurumu. İş bulma bürosu. İş bulma büroları. İş bulma kurumu.
Employment application : İş başvurusu.
Employment barrier : İşlendirme engeli. İşgücü piyasalarına girişin cinsiyet, yurttaşlık veya engelli olma gibi gerekçelerle yasaklanması veya zorlaştırılması.
Employment bureau : İş bulma bürosu.
Employment market : Emek piyasası. İş piyasası.
Employment exchange : İş ve işçi bulma kurumu.
Employment office : İstihdam bürosu. İş bulma ofisi. İşsiz kimseler iş bulan ofis.
Employment elasticity : İşlendirme esnekliği. Toplam işlendirmedeki oransal değişmenin milli gelirdeki oransal değişmeye (büyüme oranı) oranını gösteren katsayı, diğer bir deyişle milli gelirdeki oransal değişmeye toplam işlendirmenin gösterdiği duyarlılık.
Employment function : İşlendirme hacmi ile onu belirleyen ücretler, büyüme oranı, işlendirme vergileri gibi değişkenler arasındaki ilişkiyi gösteren fonksiyon. İşlendirme fonksiyonu.
İngilizce Employment Türkçe anlamı, Employment eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Employment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Engagement : Sözleşme. Çatma. Mülakat. Vuruşma duruşunda, savutların uçlarını karşılıklı olarak uygun görülen çelgi doğrultusunda çaprazlama. Taahhüt. Randevu. Nişan. Yükümlülük.
Position : Bir nesnenin seçilen bir başvuru noktasına, eksenine ya da eksenlerine göre yeri. Hayvanlardan radyolojik görüntü alınırken belirli bir organ ve bacaklar için istenen duruş biçimi. vaziyet. Oyuncuların alanda yer alış durumu. Yer. Taneciğin yeri, bunu veren konsayılar. Statü. Konum. Görüş. Vücudun, herhangi bir bölümü üzerinde, alıştırma için aldığı biçim.
Mission : İdeal. Amaç. Misyonerler kurulu. Kurul. Özel görev. Alan çalışması. Misyon. Hedef.
Devoir : Nezaket. Saygı.
Tasking : Suçlamak. Vazifelendirme. Çalıştırmak. Yormak. İş vermek.
Sailing : Denizde yol almak. Gemiyle yolculuk. Yelkencilik. Yelken sporu. Sefer. Gemi yolculuğu. Gemicilik. Gemi ile yolculuk. Denize açılma. Yelken kullanma.
Pursuit : Takip. İzleme. Devingen filmlerde, özellikle serüven, kovboy, güldürü filmlerinde sık sık başvurulan, bir kimsenin yakalanması için izlenmesine dayanan yol. Gerçekleştirmeye çalışma. Hukuk, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Arama. İlgi alanı.
Driving : İşletme. Sürücülük. İşleten. Canlı. Sürücü. Sevk. Araba gezintisi. Süren. Çalıştıran.
Activation : Etkinleştirme. Uygulama. Hizmete sokma. Harekete geçirme. Devreye girme. Etkinleşme. Bir öğecik çekirdeğinin, uygun bir ışınımla dövülerek ışımetkin duruma getirilmesi. Aktifleştirme. Canlandırma.
Entrusting : Bir işi birçok isteklilerin arasından en uygun görülen koşullarla kabullenen kişiye bırakma. İşi verme. Tevdi. İhale.
Employment synonyms : line of work, paper route, coaching job, workload, civil service, officialdom, berth, exploitation, gears, endeavouring, commission, labours, callings, exertions, asgmt, ministries, delegation, services, connecting, business, proception, incumbency, employing, drive, public service, labor intensive, avocations, attend school, ministry, pursuits, booting, actions, exploitations.
Employment zıt anlamlı kelimeler, Employment kelime anlamı
Unemployment : Coğrafya, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bir toplumda, bir toplumsal kümede çalışma çağındaki nüfusun bir bölümünün istençleri dışında ücretli işten yoksun bulunması durumu. Bir ülkede, bölgede ya da anakentte, çalışma çağındaki insanların bir bölümünün, istençleri dışında, çalışmalıklı bir işten yoksun bulunmaları durumu. Aylaklık. İşsizlik. Kişinin herhangi bir nedenle işini yitirmesi ve bir yenisini bulma çabası içine düşmesi durumu. Cari ücret düzeyinde emek sunumunun emek istemini aşması durumu. İşçisizlik.
Inactivity : Hareketsizlik. Tembellik. Üşengeçlik. Avarelik. Durgunluk. Tesirsizlik. Etkisizlik.
Employment ingilizce tanımı, definition of Employment
Employment kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, the state of being employed. The act of employing or using.

Bu kısımda Employment kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Employment ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Employment anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Employment ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.