Unemployment türkçesi Unemployment nedir
- Bir ülkede, bölgede ya da anakentte, çalışma çağındaki insanların bir bölümünün, istençleri dışında, çalışmalıklı bir işten yoksun bulunmaları durumu.
- İşsizlik.
- Kişinin herhangi bir nedenle işini yitirmesi ve bir yenisini bulma çabası içine düşmesi durumu.
- İşçisizlik.
- Aylaklık.
- Bir toplumda, bir toplumsal kümede çalışma çağındaki nüfusun bir bölümünün istençleri dışında ücretli işten yoksun bulunması durumu.
- Coğrafya, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır.
- Cari ücret düzeyinde emek sunumunun emek istemini aşması durumu.
Unemployment ile ilgili cümleler
English: High unemployment and inflation continued.
Turkish: Yüksek işsizlik ve enflasyon devam etti.
English: Besides that, unemployment is increasing.
Turkish: Bunun yanında işşizlik artıyor.
English: For the first time in more than 6 years, the unemployment rate is below 6%.
Turkish: 6 yıldan fazladır ilk defa, işsizlik oranı % 6'nın altındadır.
English: The unemployment rate in Japan was 3.4 percent in September of 2015.
Turkish: 2015'in Eylül ayında Japonya'daki işsizlik oranı yüzde 3,4'tü.
English: Ali isn't currently collecting unemployment benefits.
Turkish: Ali şu an işsizlik ödeneğini toplamıyor.
Unemployment ingilizcede ne demek, Unemployment nerede nasıl kullanılır?
Unemployment assistance : İşsizlik yardımı. İşsizlik ödeneğinden yararlanma koşullarına sahip olmayanlara, yararlanma hakkına sahip olmakla birlikte ödenek almak için başvuru yapmayanlara veya işsizlik ödeneğinden yararlanma süresi sona erenlere çeşitli biçimlerde devlet tarafından yapılan ödemeler.
Unemployment benefit : İşsizlik tazminatı. İşsizlik parası. İşsizlik ödentisi. İşsizlik sigortası kapsamında bulunanlara (sigortalı işsizlere) işsiz kalmaları durumunda işsizlik sigortası fonundan yapılan ödeme. İşsizlik ödeneği. İşsizlik yardımı.
Unemployment benefits : İşsizlik parası.
Unemployment compensation : İşsizlik ödentisi. İşsizlik parası. İşsiz insanlara verilen para. İşsizlik ücreti. İşsizlik ödeneği. İşsizlik tazminatı. İşsizlik ödemeleri. İşsizlik yardımı.
Unemployment equilibrium : Tüketim, yatırım, devlet harcamaları ve net dışsatımdan oluşan toplam istemin tam işlendirme gelir düzeyinin diğer bir deyişle doğal gayrisafi yurtiçi hasılanın altında bir yerde gerçekleşmesi. Eksik işlendirme dengesi.
Classical unemployment : Klasik işsizlik. İşgücü istemi ve sunumunun reel ücretlerin bir fonksiyonu olduğu varsayımı altında, reel ücretlerin piyasayı temizleyecek denge reel ücretten (geçimlik ücretten) yüksek olması durumunda, işgücü sunumunun işgücü isteminden fazla olmasına bağlı olarak ortaya çıkan geçici işsizlik.
Unemployment rate : İşsizlik tahmini. İşsizlik oranı. İşsizlik yüzdesi. İşsiz sayısının toplam işgücüne oranı. İşsizlerin genel topluma göre yüzdesel oranı.
Chronic unemployment : Müzminleşmiş işsizlik. Kronik işsizlik. Süreğen işsizlik. Yapısal işsizliğin önlenemediği ve süreklilik kazandığı durum.
Unemployment payment : İşsizlik ödemeleri. İşsizlik ödeneği ve işsizlik yardımlarının toplamı.
Unemployment fund : İşsizlik fonu.
İngilizce Unemployment Türkçe anlamı, Unemployment eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Unemployment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Unemployement : İşçilerin yetenekli oldukları alanlarda kendileri için çalışabilecek bir yer sağlayamamaları. iş gücü ve yerinin işçinin çalışmasını sağlayacak genişlik ve güçte olmaması.
Shiftlessness : Haylazlık. Tembellik. Vardiyasızlık. Beceriksizlik. Avarelik. İnsiyatifsizlik. Hırstan yoksunluk. Tutkusuzluk. Uyuşukluk.
Abandonment : Tamamen çalışamaz duruma gelmiş, yapılan yıllık aşınma paylarıyla değerleri yitirilmiş ya da modası geçmiş durağan bir değerin hizmetten çıkarılması. Terk edilmiş olma. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Durağan değerlerin hizmetten çıkarılması. Gemiyi terketmek, beraberce donatılan tamir ve navlun sorumluluğundan kurtulmak amacıyla paylarından vazgeçerek birleşimden ayrılma. durağan kuruluş ve değerlerin hizmetten çıkarılması. Bırakma. Terketme. Vazgeçme. Abandone. Terk.
Vagabondism : Serserilik.
Vacuities : Hiçlik. Boşluk. Boş boş bakış. Aptallık. Anlamsızlık. Tembellik. Bir kabın hacmi. Saçmalık. Dalgınlık.
Joblessness : İşsiz olma durumu.
Idleness : Başıboşluk. Aylakçılık. Tembellik. Boşluk. Avarelik. Gereksizlik. Haylazlık. Tınlama.
Vagabondage : Haytalık. Derbederlik. Serseriler. Avarelik. Serserilik.
Underemployment : Eksik çalışma. Personel azlığı. Eksik işgücü. Eksik istihdam. Eksik iş gücü. Tam zamanlı veya uygun işin yokluğu.
Redundances : Miktar. Gereğinden fazla olma. İhtiyaç fazlası oluş. Laf kalabalığı. Fazlalık. Yazıdaki tekrar oranı. Gereksiz çokluk. Çokluk. İşçiye gereksinim duyulmaması.
Unemployment synonyms : state, leisure, vacancies, redundance, leisures, lornness, nonemployment, abandonments, vacuity.
Unemployment zıt anlamlı kelimeler, Unemployment kelime anlamı
Employment : Geniş anlamda üretim faktörlerinin, dar anlamda ise emeğin üretim sürecinde kullanılması. Hizmet. İş alma. Meşguliyet. Görevlendirme. Çalışma. İşe alma. Çalıştırma. İş. Memuriyet.
Unemployment ingilizce tanımı, definition of Unemployment
Unemployment kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Quality or state of being not employed. Used esp. in economics, of the condition of various social classes when temporarily thrown out of employment, as those engaged for short periods, those whose trade is decaying, and those least competent.

Bu kısımda Unemployment kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Unemployment ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Unemployment anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Unemployment ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.