İşsizlik nedir, İşsizlik ne demek

İşsizlik; Coğrafya, İktisat, Şehir, Maliye, Sosyoloji alanlarında kullanılan bir terimdir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • İşsiz kalma, iş bulamama durumu
  • Bir iş yeri için durgunluk dönemi.

Coğrafya'daki terim anlamı:

Kişinin herhangi bir nedenle işini yitirmesi ve bir yenisini bulma çabası içine düşmesi durumu.

İktisat terim anlamı:

Cari ücret düzeyinde emek sunumunun emek istemini aşması durumu.

Sosyoloji'deki terim anlamı:

Bir toplumda, bir toplumsal kümede çalışma çağındaki nüfusun bir bölümünün istençleri dışında ücretli işten yoksun bulunması durumu.

Teknik terim anlamı:

Bir ülkede, bölgede ya da anakentte, çalışma çağındaki insanların bir bölümünün, istençleri dışında, çalışmalıklı bir işten yoksun bulunmaları durumu.

İşçilerin yetenekli oldukları alanlarda kendileri için çalışabilecek bir yer sağlayamamaları.

İş gücü ve yerinin işçinin çalışmasını sağlayacak genişlik ve güçte olmaması.

İşsizlik ile ilgili Cümleler

  • Zamanın en büyük sorunu işsizliktir.
  • Üniversiteye girmek ve mezun olmak için verilen onca mücadelenin ödülü, maalesef işsizlik!
  • “Avrupa'da alınan tedbirlerle işsizlikten yüzde kaç müzisyen kurtulmuştur?”
  • O işsizlik parası ile yaşar.
  • İşsizlik oranı durgunluktan dolayı %5'e yükseldi.
  • İşsizlik hızla artmıştır.
  • 2015'in Eylül ayında Japonya'daki işsizlik oranı yüzde 3,4'tü.
  • İşsizlik sıralamasında, üniversite mezunları ilk sırada yer alıyor.
  • Yüksek işsizlikten kim sorumlu?
  • Ali işsizlik maaşı mı alıyor?
  • Ali şu an işsizlik ödeneğini toplamıyor.
  • İşsizlik artıyor.
  • “Burada işsizlikten patlayan esnaf hele birkaç memur bir eğlence çıktığına seviniyorlardı.”
  • İşsizlikteki bu artış, durgunluğun bir sonucudur.
  • 6 yıldan fazladır ilk defa, işsizlik oranı % 6'nın altındadır.
 

İşsizlik tanımı, anlamı

İşsiz : İşi olmayan. Cari ücret düzeyinde çalışma istek ve yeteneğine sahip olmasına rağmen iş bulamayan kişi

Çevrimsel işsizlik : İktisadi dalgalanmaların gerileme ve durgunluk dönemlerinde toplam istemdeki daralmaya bağlı olarak ortaya çıkan bir dönemsel işsizlik türü. karşılığı mevsimlik işsizlik.

Doğal işsizlik oranı : Çalışma yetenek ve isteğinde olan herkesin cari ücret ve çalışma koşullarında üretim sürecinde yer aldığı durumda, yani tam işlendirme düzeyinde geçici ve yapısal işsizlik oranları toplamından oluşan ve her ekonominin yapısına bağlı olarak değişen işsizlik oranı.

Doğal işsizlik önsavı : Phillips eğrisine M. Friedman tarafından getirilen eleştiri doğrultusunda işsizliği azaltmaya yönelik politikaların, kısa dönemde Phillips eğrisine uygun olarak işsizliği azaltsa bile, uzun dönemde enflasyonla işsizlik arasında bir değiş-tokuşun olmadığı ve dolayısıyla işsizliğin doğal işsizlik oranının altına indiremeyeceği savı.

Dönemsel işsizlik : Ekonomide belli dönemler itibariyle mevsimlik veya çevrimsel olmak üzere iki biçimde ortaya çıkan işsizlik türü. karşılığı çevrimsel işsizlik, mevsimlik işsizlik.

 

Enflasyon yaratmayan işsizlik oranı : İşsizlik oranı, doğal işsizlik oranı düzeyinde iken enflasyonun değişme eğiliminde olmaması.

Geçici işsizlik : İşgücü piyasasında emek sunanların yer değiştirmeleri, kendi becerilerine ve arzularına tam uyan işi bulabilmeleri amacıyla yaptıkları iş arama sürecinde ortaya çıkan işsizlik türü.

Gizli işsizlik : Bir işyerinde işçilerden bir kısmı işten çekildiği halde üretimde herhangi bir azalmanın sözkonusu olmadığı, yani kişilerin açık şekilde işsiz görünmemelerine rağmen gerçekte üretime hiçbir katkılarının olmadığı işsizlik türü. karşılığı açık işsizlik. Çalıştırılan işçi sayısının belirli bir üretimi sağlamağa yeterli olacak sayıda çok olması. Özellikle az gelişmiş toplum ve topluluklarda, daha çok da bunların kırsal kesimlerinde çalışma çağındaki bir bölüm nüfusun üretimde herhangi bir artış sağlamadığı halde çalışmada yer alması; bir kişinin verimli olarak yapabileceği üretim etkinliğini birden çok kişinin yapması durumu.

Gönüllü işsizlik : Cari ücret düzeyinde çalışmak istemeyenlerin oluşturduğu işsizlik türü.

İşsizlik güvencesi : [Bakınız: işsizlik sigortası]. İşsiz kalan işçiye yaşam imkânları sağlayan güvence.

İşsizlik oranı : İşsiz sayısının toplam işgücüne oranı.

İşsizlik ödemeleri : İşsizlik ödeneği ve işsizlik yardımlarının toplamı.

İşsizlik ödeneği : İşsizlik sigortası kapsamında bulunanlara (sigortalı işsizlere) işsiz kalmaları durumunda işsizlik sigortası fonundan yapılan ödeme.

İşsizlik sigortası : Bir işyerinde çalışırken, kendi istek ve kusuru dışında işinden çıkarılıp halen iş arayanlara, uğradıkları gelir kayıplarını kısmen de olsa karşılayarak kendilerinin ve ailelerinin zor duruma düşmelerini önlemek için devlet tarafından kurulan zorunlu sigorta türü.

İşsizlik sigortası fonu : Oranları ülkeden ülkeye değişmekle birlikte, devlet, işveren ve işçiden yapılan prim kesintileriyle oluşturulan ve koşulları sağlayan sigortalılara ödemeleri gerçekleştiren fon.

İşsizlik yardımı : İşsizlik ödeneğinden yararlanma koşullarına sahip olmayanlara, yararlanma hakkına sahip olmakla birlikte ödenek almak için başvuru yapmayanlara veya işsizlik ödeneğinden yararlanma süresi sona erenlere çeşitli biçimlerde devlet tarafından yapılan ödemeler.

Klasik işsizlik : İşgücü istemi ve sunumunun reel ücretlerin bir fonksiyonu olduğu varsayımı altında, reel ücretlerin piyasayı temizleyecek denge reel ücretten (geçimlik ücretten) yüksek olması durumunda, işgücü sunumunun işgücü isteminden fazla olmasına bağlı olarak ortaya çıkan geçici işsizlik.

Mevsimlik işsizlik : İktisadi etkinliklerin yılın belirli dönemlerinde yoğunluklarını kaybetmelerine bağlı olarak ortaya çıkan bir dönemsel işsizlik türü.

Süreğen işsizlik : Yapısal işsizliğin önlenemediği ve süreklilik kazandığı durum.

Teknolojik işsizlik : Emek yoğun sanayilerde zamanla sermaye yoğunluğunun artmasıyla işgücüne yönelik istemin azalmasına bağlı olarak ortaya çıkan yapısal bir işsizlik türü. karşılığı yapısal işsizlik.

Yapısal işsizlik : İşgücünün beceriler, meslekler, kesimler ve coğrafi dağılım açısından, işgücü isteminin yapısıyla tam olarak uyuşmamasından kaynaklanan işsizlik türü. Az gelişmiş ülkelerde sermaye yetersizliğinden kaynaklanan ve giderilmesi oldukça güç olan işsizlik türü.

Diğer dillerde İşsizlik anlamı nedir?

İngilizce'de İşsizlik ne demek ? : unemployment, unemployement