Doğal işsizlik önsavı nedir, Doğal işsizlik önsavı ne demek

Doğal işsizlik önsavı; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

Phillips eğrisine M. Friedman tarafından getirilen eleştiri doğrultusunda işsizliği azaltmaya yönelik politikaların, kısa dönemde Phillips eğrisine uygun olarak işsizliği azaltsa bile, uzun dönemde enflasyonla işsizlik arasında bir değiş-tokuşun olmadığı ve dolayısıyla işsizliğin doğal işsizlik oranının altına indiremeyeceği savı.

Doğal işsizlik önsavı anlamı, kısaca tanımı

İşsiz : İşi olmayan. Cari ücret düzeyinde çalışma istek ve yeteneğine sahip olmasına rağmen iş bulamayan kişi

İşsizlik : İşsiz kalma, iş bulamama durumu. Bir iş yeri için durgunluk dönemi. Kişinin herhangi bir nedenle işini yitirmesi ve bir yenisini bulma çabası içine düşmesi durumu. Cari ücret düzeyinde emek sunumunun emek istemini aşması durumu. Bir ülkede, bölgede ya da anakentte, çalışma çağındaki insanların bir bölümünün, istençleri dışında, çalışmalıklı bir işten yoksun bulunmaları durumu. İşçilerin yetenekli oldukları alanlarda kendileri için çalışabilecek bir yer sağlayamamaları. İş gücü ve yerinin işçinin çalışmasını sağlayacak genişlik ve güçte olmaması. Bir toplumda, bir toplumsal kümede çalışma çağındaki nüfusun bir bölümünün istençleri dışında ücretli işten yoksun bulunması durumu.

 

Önsav : Gözlenen olaylar ve bu olaylar arasındaki ilişkilere yönelik açıklama taslağı ya da belirli olaylara ilişkin geçici bir açıklama işlevi gören önkabul. [Bakınız: istatistiksel önsav]. Bir diğer savın kanıtlanımında yararlanılan sav. Bir araştırmada verilerin kullanılma amaçlarına ve uygulama gereksinmelerine göre, elde edilecek kestirimler için öngörülen kesinlik düzeyi. Başta gelen düşünce.

Doğa : Kendi kuralları çerçevesinde sürekli gelişen, değişen canlı ve cansız varlıkların hepsi, tabiat, natür. İnsan eliyle büyük değişikliğe uğramamış, doğal yapısını koruyan çevre, tabiat. Bir kimsenin eğilimlerinin, içgüdülerinin hepsi, huy.

Doğal : Doğada olan, doğada bulunan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Katıksız, saf. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.

Doğal işsizlik oranı : Çalışma yetenek ve isteğinde olan herkesin cari ücret ve çalışma koşullarında üretim sürecinde yer aldığı durumda, yani tam işlendirme düzeyinde geçici ve yapısal işsizlik oranları toplamından oluşan ve her ekonominin yapısına bağlı olarak değişen işsizlik oranı.

Phillips eğrisi : W. Phillips tarafından 1958 yılında geliştirilen ve başlangıçta parasal ücretlerdeki yüzde değişme ile işsizlik oranı arasındaki ters yönlü ilişkiyi, diğer bir deyişle işsizlik oranı azaldıkça (arttıkça) parasal ücretlerin arttığını (azaldığını) gösteren, daha sonra da E. Phelps tarafından geliştirilerek enflasyon ile işsizlik oranı arasındaki ters yönlü ilişkiyi açıklamak için kullanılan eğri.

 

İşsizlik oranı : İşsiz sayısının toplam işgücüne oranı.

Dolayısıyla : Dolaylı olarak, doğrudan ilgili olmayarak. Nedeniyle.

Kısa dönem : Firmanın üretim sürecinde kullandığı girdilerin bir kısmının miktarını, dolayısıyla üretim miktarını değiştirebileceği kadar kısa bir zaman aralığı. karşılığı çok kısa dönem, uzun dönem.

Uzun dönem : Firmanın üretim sürecinde kullandığı tüm girdilerin miktarını, dolayısıyla üretim ölçeğini değiştirebileceği kadar uzun bir zaman aralığı. karşılığı çok kısa dönem, kısa dönem.

Enflasyon : Para şişkinliği. Pahalılık. Gereğinden fazla artış, şişkinlik.

Doğrultu : Yön, istikamet. Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum. Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, istikamet. Tutulan, izlenen yol.

Politika : Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa. Davranış biçimi, düşünce yapısı. Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme.

Eleştiri : Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit. Özellikle bilginin temellerini ve doğruluk durumunu inceleme, sınama, yargılama. Bir edebiyat veya sanat eserini her yönüyle değerlendirerek anlaşılmasını sağlamak amacıyla yazılan yazı türü, tenkit, kritik.

Eğrisin : Eğriliğini, fenalığını.

Yönelik : Belli bir yöne çevrilmiş olan, müteveccih.

Politik : Siyasal. Belli bi hedefe ulaşabilmek için uzlaşmayı, iyi geçinmeyi amaçlayan.

Azaltma : Azaltmak işi.

Diğer dillerde Doğal işsizlik önsavı anlamı nedir?

İngilizce'de Doğal işsizlik önsavı ne demek ? : natural rate of unemployment hypothesis