Politik nedir, Politik ne demek
Politik; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
"Politik" ile ilgili cümle örnekleri
- "O dönem politik ortam zaten kızışmıştı." - A. Ümit
Politik hakkında bilgiler
Siyaset veya politika, devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış. Siyaset kelimesi Arapça Seyis (At Bakıcısı) kelimesinden türemiştir.
Yunan siyasal yaşamında ise siyaset, "polis"e veya devlete ait etkinlikler biçiminde tanımlanmıştır. Politika bilimi (politoloji) politik hareketler ve güç edinilmesi ve kullanımı konusunu inceler.
Politika, toplumun halka dair yaptığı tüm etkinliklerdir. (Aristoteles)
Eflatun veya Aristo'nun kurucuları olarak kabul edildiği bu gelenekte etik sorunları incelemek önceliklidir. Olması gerekenle ilgilenir. Günümüzde ise bu gelenek, "bireysel özgürlüğün sınırları ne olmalıdır?" "Devlete neden itaat etmeliyim?" gibi normatif sorunlarla uğraşır.
Politik ile ilgili Cümleler
- Politika, gerekli olanı mümkün kılma sanatıdır.
- Politika ile savaşın arasındaki bağlantı ne?
- Birçok insan ülkemiz politikacılarının yozlaşmış olduğuna inanıyor.
- Biri o politikacıyı öldürmekle tehdit etti.
- Ne zamandan beri politikayı önemsiyorsun?
- Benjamin Franklin Amerikalı bir politikacı ve mucit.
- Politika hakkında yaptığımız konuşmadan gerçekten hoşlandım.
- Ben politikadan nefret ederim.
- Onlar politika konuştu.
- Politik çevrelerde para çok önemlidir.
- Bizim politikacılarımızın hepsinin çok yaşlı oldukları izlenimine katılıyor musun?
- Politik durum değişti.
- Politik konular hakkında tartışmayı seviyorlardı.
- Politika bir algılama sanatıdır.
Politik tanımı, anlamı:
Siyasal : Politika ile ilgili, siyasi, politik.
Politik davranmak : Belli bir amaca ulaşmak için uzlaşmaya, iyi geçinmeye önem vererek hareket etmek.
Ekonomi politik : Toplumsal üretim ilişkilerinin gelişmesine bağlı olarak bu gelişmenin farklı evrelerinde mal ve hizmetlerin üretim, dağıtım ve değişim koşullarını etkileyen yasaları saptayan ve irdeleyen bir tür iktisat bilimi.
Politika : Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme. Davranış biçimi, düşünce yapısı. Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa.
Politika gütmek : Politika izlemek.
Politika yapmak : Bir işi çözümlemek için politika yolunu kullanmak.
Politikacı : Karşısındakinin duygularını okşayarak çıkar sağlayan kimse, siyasetçi. Politika ile uğraşan kimse, siyasetçi.
Politikacılık : Politika ile uğraşma işi veya tutkusu.
Açık kapı politikası : Yabancı malları bir ülkeye serbestçe sokma politikası, açık kapı siyaseti.
Açıklık politikası : Siyasette açık, şeffaf olma, glasnost.
Bağlantısızlık politikası : Bağlantısızlık siyaseti.
Dış politika : Bir devletin sınırları ötesindeki devletlere uyguladığı siyaset.
İç politika : Bir devletin kendi sınırları içinde kamu işlerinin örgütlenmesine ve yönetime ilişkin uyguladığı siyaset.
İdareimaslahat politikası : İşi oluruna bırakma tutumu. Bir işi, gerektiği gibi değil de günün şartlarına göre yapma tutumu.
Hedef : Nişan alınacak yer, nişangâh. Yapılması tasarlanan iş, amaç. Varılacak yer, ulaşılacak son nokta.
Uzlaşma : Uzlaşmak durumu, uyuşma, uzlaşı, uzlaşım, mutabakat, konsensüs.
Geçinme : Geçinmek işi.
Amaç : Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon. Ulaşmak istenilen sonuç, maksat. Gaye. Hedef.
Devlet : Bu tüzel varlığın yönetim organları. Mutluluk. Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Talih. Büyüklük, mevki.
Düzenleme : Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Düzenlemek işi, tertip, organizasyon. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon.
Yürütme : Merkezî yönetim ve yerinden yönetim kuruluşlarının hepsi. Yürütmek işi. Uygulama işi, icra.
Politik iktisat : Toplumsal üretim ilişkilerinin gelişmesine bağlı olarak bu gelişmenin farklı evrelerinde mal ve hizmetlerin üretim, dağıtım ve değişim koşullarını etkileyen yasaları saptayan ve irdeleyen bir tür iktisat bilimi.
Politik iş çevrimleri : Tekrar seçilmek isteyen hükümetlerin seçim öncesi ve sonrasında farklı hedeflere yönelik iktisat politikaları uygulamaları sonucu ortaya çıkan iş çevrimleri.
Politik tiyatro : Ünlü Alman yönetmeni Erwin Piscator'un göstermeci nitelikteki kendi anlayışını içeren tiyatroya verdiği ad. Siyasal gelişimleri konu edinerek insanların daha iyi yaşamalarını savunan, seyircinin duyusundan çok usuna yönelen tiyatro anlayışı. Bu anlayıştaki tiyatroda sinema filmi, diya, hareketli sahne tabanı gibi biçimsel özellikler yer alır. Brecht'in epik tiyatro'sunu etkilemiştir. Alman rejisör Erwin Piscator'un kitabına bu başlığı vermekle ortaya attığı bir terimdir. Siyasal gelişimleri konu yaparak insanların daha iyi yaşamalarını savunan, seyircinin duygusundan çok usuna yönelen bir tiyatro türüdür. Bu türde, filim, projeksiyon, hareket eden sahne tabanı ya da şerit gibi araçlar kullanılır. Piscator'un "politik tiyatrosu" nu, Brecht'in Epik tiyatrosunu etkilemiştir.
Politika araçları : Belirlenen politikayı gerçekleştirmeye yönelik kullanılan unsurlar.
Politika değişkenleri : Bir politikanın sonul amaçlarının unsurları.
Politika etkinsizliği önermesi : İktisadi karar birimlerinin davanışları rasyonel beklentilere dayandığı için hükümet tarafından uygulanan iktisat politikalarının ekonominin üretim ve işlendirme düzeyi üzerinde herhangi bir etkisinin olmayacağını ileri süren ve Yeni Klasik Okul iktisatçılarından T, J. Sargent ve N. Wallace tarafından geliştirilen önerme.
Politiki : Politika // polikiye: politikaya
Diğer dillerde Politik anlamı nedir?
İngilizce'de Politik ne demek? : [A Rush of Blood to the Head] n. politics, policy, political actions or policies; course or method of action
adj. political, politic
Fransızca'da Politik : politique
Almanca'da Politik : adj. politisch
Rusça'da Politik : adj. политический


Bu kısımda Politik nedir? Politik ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Politik tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Politik hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.