Siyasal nedir, Siyasal ne demek

Siyasal; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni arapça, fransızca dillerine dayanır.

  • Politika ile ilgili, siyasi, politik

"Siyasal" ile ilgili cümleler

  • "Bu inanç aynı yolun yolcusu olmak niteliğini yitirecek ve siyasal rekabete dönüşecektir." - M. C. Anday

Siyasal hakkında bilgiler

[Bakınız: kamu yönetimi]

Siyasal ile ilgili Cümleler

  • Siyasal etkinlikte bulunmak için zamanım yok.
  • Birçok Amerikalı için, iki partili siyasal sistem doğal görünüyor.

Siyasal anlamı, kısaca tanımı:

Siyasal parti : Siyasi parti.

Siyasa : Politika.

Politika : Davranış biçimi, düşünce yapısı. Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa. Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme.

Siyasi : Siyasal. Siyasetçi, politikacı.

Politik : Siyasal. Belli bi hedefe ulaşabilmek için uzlaşmayı, iyi geçinmeyi amaçlayan.

Kamu : Halk hizmeti gören devlet organlarının tümü. Hep, bütün. Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme.

Yönetim : Yönetme işi, çekip çevirme, idare. Dümen.

İle : Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz. Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde "... olarak, ... bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz.

 

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Siyasal bilimler : Siyasal olguları ve düşünceleri, türlü siyasal yetke biçimlerini yöntemli olarak inceleyen bilimlere verilen genel ad.

Siyasal coğrafya : İnsan coğrafyasının, devlet ve ülkelerin politik yaşamlarıyla coğrafya koşulları arasındaki ilişkileri araştıran ve inceleyen bölümü.

Siyasal çoğulculuk : Siyasal gücün ve yetkilerin devlet kuruluşları ile özerk ya da bağımsız kimi ekonomik, toplumsal ve siyasal örgütler arasında bölüştürülmesini savunan bir görüş. Bu özellikteki siyasal - toplumsal yapı.

Siyasal egemenlik : Devletin erk kullanma gücü ve yetkisi.

Siyasal kanılar : Bireylerin ya da toplumsal kümelerin içinde yaşadıkları toplumsal çevrenin yönetim biçimine ilişkin, görüşleri.

Siyasal katılma : Bireylerin ve toplumsal kümelerin içinde yaşadıkları toplumsal çevrenin yönetimine, görev almak, seçmek, seçilmek, örgütlenmek, görüş açıklamak vb. yollarla katkıda bulunması.

 

Siyasal kuram : Halkbilim ürünlerinin siyasal amaçlar için kullanılmasını öngören kuram. bk. halkbilim.

Siyasal örgüt : Toplumun güvenini, saldırılara karşı korunmasını, çatışmaların yönetilmesini, iç düzenin sürekliliğini sağlayan kurumlar ve düzenler.

Siyasal sinema : Sinemanın, toplumu siyasal yönden bilinçlendirme aracı, siyasal savaşımda bir silah olarak kullanılmasını savunan ve bu yolda filmler gerçekleştiren sinema akımı.

Siyasal söylev : İç ya da dış siyasayı konu edinen söylev, bk. söylev.

Diğer dillerde Siyasal anlamı nedir?

İngilizce'de Siyasal ne demek? : adj. political, politic

Fransızca'da Siyasal : politique

Almanca'da Siyasal : politisch

Rusça'da Siyasal : adj. политический