Politic türkçesi Politic nedir

Politic ile ilgili cümleler

English: Ali doesn't like politics.
Turkish: Ali politikadan hoşlanmaz.

English: After the war, Ford entered politics.
Turkish: Savaştan sonra, Ford politikaya girdi.

English: Ali doesn't like talking about politics.
Turkish: Ali siyaset hakkında konuşmaktan hoşlanmaz.

English: A politician must always be able to account for money he receives.
Turkish: Bir politikacı her zaman aldığı paranın hesabını verebilmeli.

English: A politician should serve the people.
Turkish: Politikalar insanlara hizmet etmelidir.

Politic ingilizcede ne demek, Politic nerede nasıl kullanılır?

Politic of a currency management : Güdümlü para siyasası. Satakta ederler düzlemini büyük düşüş ve yükselişlerden koruyabilmek amacıyla yürürlükteki paranın satın alma gücünü istenildiği gibi yürütme ve yönetme siyasası.

Body politic : Siyasi cemiyet. Devlet kurumu. Siyasal yapı. Organize olmuş toplum. Siyasi topluluk. Siyasal kuruluş. Devlet oluşturan halk kitlesi. Devlet. Siyasi teşekkül.

Political : Hükümete ait. Devlete ait. Devlet. Hükümet. Siyasi. Politik. Politikayla ilgilenen. Siyasal.

Political asylum : Siyasi sığınma. İltica hakkı. Sığınma hakkı. Siyasi iltica. Sığınma. Siyasal iltica.

 

Political business cycles : Siyasi konjonktür. Tekrar seçilmek isteyen hükümetlerin seçim öncesi ve sonrasında farklı hedeflere yönelik iktisat politikaları uygulamaları sonucu ortaya çıkan iş çevrimleri. Politik iş çevrimleri.

Political party : Siyasal erki denetimleri altına almak amacıyla işbirliği içinde bulunan bireylerin ve toplumsal kümelerin oluşturdukları örgüt. Siyasal parti. Siyasi parti.

Political organization : Siyasi örgütlenme. Siyasal örgüt. Toplumun güvenini, saldırılara karşı korunmasını, çatışmaların yönetilmesini, iç düzenin sürekliliğini sağlayan kurumlar ve düzenler. Politik örgüt.

Political geography : Siyasal coğrafya. İnsan coğrafyasının, devlet ve ülkelerin politik yaşamlarıyla coğrafya koşulları arasındaki ilişkileri araştıran ve inceleyen bölümü. Siyasi coğrafya.

Political opinions : Politik görüş. Siyasi fikir. Siyasal kanılar. Bireylerin ya da toplumsal kümelerin içinde yaşadıkları toplumsal çevrenin yönetim biçimine ilişkin, görüşleri. Siyasi düşünce. Siyasi görüş.

Political capture theory : Sanayideki egemen firmanın, konumunu sürdürmesini sağlayan düzenlemeleri yapan düzenleyici kurumun önünde sonunda tamamen sözkonusu firma tarafından kuşatılacağını ileri süren kuram. Düzenleyiciyi kuşatma kuramı.

İngilizce Politic Türkçe anlamı, Politic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Politic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prudent : Mantıklı. Açıkgöz. Dürtmek. Öngörülü. Tutumlu. Alçakgönüllü. Açıkgözlük. Hesabını bilir.

 

Cagy : Pişkin.

Utilitarian : Faydacıl. Yararcı. Faydalı. Kullanışlı. Yarar güden. Yararcıl. Pratik. Faydacı. Faydacı kimse.

Diplomatic : Diplomatik. Orijinalin tam kopyası olan. İlişkilerde usta. Dikkatli. Usta. Resmi belgelere dayanan. Dış politika ile ilgili. İnce. Nazik.

Cleverest : Zeki. Esprili. Yetenekli. Zarif. Cin gibi.

Capable : Yetenekli. Yaman. Muktedir. Eğilimli. -e açık. Meyilli. Kapasiteye sahip. Etki altında kalabilen. Yatkın.

Quick eyed : Sağduyulu. Anlayışlı. Keskin bakışlı. İleriyi gören.

Careful : Cimri. Ölçülü. İdareli. Düşünen. Onat. Dikkatle yapılmış. Dikkatli. Titiz. Özenli.

Deliberate : Planlanmış. Tartışmak. Temkinli. Tartmak. Düşünmek. Danışmak. Üzerinde durmak (düşünmek vb). Kasıtlı. Üzerinde durmak. Ölçünmek.

Mercenary : Paralı asker (yabancı orduda hizmet eden). Ücretli asker. Para karşılığında yabancı bir devlet hesabına çalışan asker. Paralı. Ücretli. Kar gözeten. Parayla tutulmuş asker. Paragöz.

Politic synonyms : diplomatical, sordid, cuter, cattiest, daedalian, circumspect, adepts, foresighted, cannie, political, colourable, smooth, canny, legitimate, carefuller, self seeker, archest, deliberative, there is reason in it, possibles, forethoughtful, cute, colorable, chary, cagey, adept, utilitarians, discreet, admissible, brainier, adroit, calculating, prescient.

Politic zıt anlamlı kelimeler, Politic kelime anlamı

Impolitic : Amaca uymayan. Politik olmayan. İsabetsiz. Aykırı. Sağgörüsüz. Münasebetsiz. Uygunsuz. Akılsız.

Undiplomatic : Dobra. Lafını sakınmayan. Lafını sakınmaz. Diplomatik olmayan.

Politic ingilizce tanımı, definition of Politic

Politic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A politician. Of or pertaining to polity, or civil government. As, the body politic. See under Body. Political.