Prudent türkçesi Prudent nedir

Prudent ile ilgili cümleler

English: Ali is just being prudent, isn't he?
Turkish: Ali sadece tedbirli davranıyor, değil mi?

English: Ali is prudent.
Turkish: Ali ihtiyatlı.

English: Are you prudent?
Turkish: Sen sağduyulu musun?

English: A prudent question is one-half of wisdom.
Turkish: Güzel soru, ilmin yarısıdır.

English: I'm prudent.
Turkish: Ben ihtiyatlıyım.

Prudent ingilizcede ne demek, Prudent nerede nasıl kullanılır?

Prudent reserves : İhtiyat karşılıkları. Finansal kurumların beklenmedik durumlar için bulundurduğu para.

Be prudent : Tedbirli olmak.

Prudential : Basiretli. Tutumlu. İhtiyatlı. Sağgörülü. İleriye dönük. Tedbirli. Geleceğe yönelik. Öngörülü. Sağduyulu.

Prudentially : Basiretle. Basiretli bir şekilde.

Prudently : Ölçülü bir biçimde. Tutumlu bir halde. Sağgörülü bir şekilde. Açıkgöz bir şekilde.

Prudence : Sağduyu. Akıl. Sağgörü. İhtiyat. İhtiyatlılık. Sakınganlık. Tedbirlilik. Sakınım. Basiret. Mantıklı düşünüş.

Imprudent : Mantıksız. Basiretsiz. Tedbirsiz. İhtiyatsız. Düşüncesiz. Akılsız.

Prudences : Öngörü. Sağduyu. Sakınganlık. Sağgörü. Akıl. Basiret. İhtiyatlılık. Tedbirlilik. Sakınım.

 

Jurisprudent : Hukuk müşaviri. Hukuk uzmanı. Yargı sistemini iyi bilen kimse.

Imprudently : Tedbirsizlikle. Körü körüne.

İngilizce Prudent Türkçe anlamı, Prudent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prudent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acuter : Dar. Zeki. Ağır. Güçlü. Aşırı. Şiddetli. İlerlemiş. Dar (açı). Keskin.

Foresighted : Geleceği gören. Agah. İleri görüşlü. Sezgileri güçlü. Önceden görmüş. İleriyi gören.

Calculatingly : Kurnaz bir şekilde. Kasıtlı olarak. Zekice. Kurnazca. Önceden düşünüp tasarlayarak. Önceden tasarlayarak.

Sagacious : Ferasetli. Zeki. Anlayışlı. Bilge. Arif. Sağ görülü. Akıllı. İsabetli. Akıllıca.

Calculational : Dengeli.

Lowly : Kemter. Mevkice aşağı. İkinci derecede. Sade. Yalın. Aşağı. Rütbece aşağı. Mütevazı. Düşük.

Acute : Zeki. Dar. İlerlemiş. Güçlü. Şiddetli. Ağır. Akut. Sivri. Aşırı. Keskin.

Charier : Sakınan. Cimri. Temkinli. İdareli.

Farsighted : Uzağı iyi gören. Ön görüşlü. İlerigörüşlü. Hipermetrop. İleriyi gören. İleri görüşlü. Öngörüşlü. İleriyi görür. Yakını göremeyen.

Humblest : Mütevazi. Naçiz. Mütevazı. Aşağılamak. Alçakgönüllü olmaya itilmek. Kibrini kırmak. Gösterişsiz. Burnunu kırmak. Gururunu kırmak.

Prudent synonyms : legitimate, cautious, dig, demure, measurable, meek, decent, humblers, coherent, economizers, goaded, gingers, guiles, gaugeable, clear sighted, mensurable, lowlier, cagey, economizer, economiser, fair minded, levelheaded, economic, frugal, eggler, egg, cunning, fail proof, hustles, feasible, sapiential, chary, demiss.

 

Prudent zıt anlamlı kelimeler, Prudent kelime anlamı

Careless : Pervasız. Umursamaz. Kaygısız. İhmalci. Gafil. Özensiz. Dikkatsiz. Bilgisiz. Kayıtsız. Düşünmeden söylenmiş ya da yapılmış.

Irresponsible : Mesuliyetsiz. Bambılı. Güvenilmez. Sorumlu olmayan. Sorumsuz.

Foolish : Ahmakça. Abes. Sersem. Saçma. Saloz. Budalaca. Habeci. Aptalca. Saçmasapan. Abeci.

Prudent antonyms : improvident, imprudent.

Prudent ingilizce tanımı, definition of Prudent

Prudent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Practically wise. Sensible. Evincing prudence. Discreet. Careful. Dictated or directed by prudence or wise forethought. Circumspect in action, or in determining any line of conduct. As, prudent behavior. As, a prudent man. Sagacious in adapting means to ends. Judicious. Opposed to rash.