Calculational türkçesi Calculational nedir

Calculational ingilizcede ne demek, Calculational nerede nasıl kullanılır?

Calculation of probabilities : Olasılık hesabı. İhtimali hesap.

Calculation options : Hesaplama seçenekleri.

Calculation sheet : Hesap cetveli.

Calculation using diagrams : Çizgisel hesaplama.

Calculation wet feed basis : Yaş yem üzerinden hesaplama. Yemin besin madde içeriğinin nemiyle birlikte ifade edilmesi.

Taxes calculation : Belirtilen ve bildirilen bir verginin ödenebilecek duruma, gerçek bir düzeye getirilmesi. Verginin gerçekleştirilmesi.

Calculation : Düşünüp taşınma. Öngörü. Hesap sonucu. Hesaplama. İşletmede üretim öğelerinin kullanılması sonucu üretim giderlerini ayrı ayrı sayışımlamak ve bu giderleri üretim birimi sayısına bölerek işletmeye maloluş değerlerini saptamak için yapılan sayışmaların tümü. Çıkar hesabı. Hesap. Maloluş sayışımları. Tahmin.

Error in calculation : Sayışım işlerinde yapılan yanlışlık. Sayışım yanlışlığı. Hesap yanlışlığı.

Accuracy of calculation : Hesap doğruluğu.

Floating point calculation : Kesirli veya ondalıklı sayı hesaplaması. Ondalık içeren sayıların hesaplama faaliyeti.

İngilizce Calculational Türkçe anlamı, Calculational eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Calculational ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Clear sighted : Keskin görüşlü. İyi görebilen. Keskin gözlü. İleri görüşlü. İleriyi gören. Aydın.

Problem solving : Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Sorun çözme. Yeni olay ya da durumlar karşısında var olan ilişkileri ortaya çıkarma, yeni ilişkiler kurma ve güdülen amaca göre belli bir sonuç elde etme işi. Problem çözümü. Problem çözme. Karmaşık bir durumla karşılaşan bireyin, bu durumun üstesinden gelip amaca ulaşabilmesi için göstermesi gereken girişim ve ansal bileştirme yeteneği.

Demure : Direnme. Sözde mahcup. Borçlunun süresi biten parayı ödeyememesi. alacaklının ya da borçlunun direnmesi. Ciddi. Çekingen. Uslu. Vakur. Mütevazı.

Dimensional : Boyuta ait. Boyutlu. Ebatlı. Boyutsal. Butlu. Dimansiyonel. Buutlu.

Coherent : Yapışıcı. Birbirini tutan. Uygun. Kolayca anlaşılan. Kolay anlaşılır. Ahenkli. Yapışık. Eşevreli. İnsicamlı.

Estimate : Düşünce. Takdir. Teklif. Hesap etmek. Fikir edinmek. Aranan evrendeğere ilişkin olarak örneklemeyle elde edilen değer ya da çıkarım yordamlarıyla varılan bekleni ya da beklenti. İşi kabul etme. Kestirmek. Kestirim. Ücretlendirmek.

Procedure : İşlem. Prosedür. Ameliye. Usul. Racon. Yargılama yöntemi. Usul hukuku. Yöntem. Bir süreç ya da gidişi yöneten işlem ya da kurallar bütünü. Proses.

Level : Sıradüzensel bir düzenlemede, bir öğenin astlık derecesi. Bir aygıtın ya da cismin yatay olup olmadığını gösteren araç. Makul. Eşit düzeye getirmek. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Yatay. Düzeç. Bir nesnenin bir başkasına göre kimi niceliklerinde ya da konumunda gösterdiği ayrılık derecesi. Aynı seviyede.

 

Derivative : Fizik, kimya, gramer alanlarında kullanılır. Türetme yoluyla yapılmış kelime: az+lık, yol+luk, bula-n-ık, sev-gi + li, tara-n-mış, yeşil+lik, tut-uş, ayır-ıntı vb. Türetme. Ara ürün. İkincil. Bir kök, ya da kaynaktan işlevsel olarak türemiş nesne ya da sonuç. Türemiş. Müştak. Türetilmiş. Türetilmiş şey.

Statical : Durgun. Değişmez. Denk. Statik. Dural. Sakin.

Calculational synonyms : derived function, legitimate, first derivative, transposition, estimation, process, feasible, continent, even temper, number crunching, equable, level headed, differential coefficient, clearheaded, computation, mathematical process, integral, calibrated, reckoning, operation, figuring, stabile, idea, carefuller, mensurable, interpolation, even tempered, stabler, judgmatic, demurer, approximation, stabiles, mathematical operation.