İşsizlik ödeneği nedir, İşsizlik ödeneği ne demek

İşsizlik ödeneği; İktisat alanında kullanılan bir terimdir.

İktisat terim anlamı:

İşsizlik sigortası kapsamında bulunanlara (sigortalı işsizlere) işsiz kalmaları durumunda işsizlik sigortası fonundan yapılan ödeme.

İşsizlik ödeneği anlamı, kısaca tanımı

İşsiz : İşi olmayan. Cari ücret düzeyinde çalışma istek ve yeteneğine sahip olmasına rağmen iş bulamayan kişi

İşsizlik : İşsiz kalma, iş bulamama durumu. Bir iş yeri için durgunluk dönemi. Kişinin herhangi bir nedenle işini yitirmesi ve bir yenisini bulma çabası içine düşmesi durumu. Cari ücret düzeyinde emek sunumunun emek istemini aşması durumu. Bir ülkede, bölgede ya da anakentte, çalışma çağındaki insanların bir bölümünün, istençleri dışında, çalışmalıklı bir işten yoksun bulunmaları durumu. İşçilerin yetenekli oldukları alanlarda kendileri için çalışabilecek bir yer sağlayamamaları. İş gücü ve yerinin işçinin çalışmasını sağlayacak genişlik ve güçte olmaması. Bir toplumda, bir toplumsal kümede çalışma çağındaki nüfusun bir bölümünün istençleri dışında ücretli işten yoksun bulunması durumu.

Öden : Mide, karın.

İşsizlik sigortası fonu : Oranları ülkeden ülkeye değişmekle birlikte, devlet, işveren ve işçiden yapılan prim kesintileriyle oluşturulan ve koşulları sağlayan sigortalılara ödemeleri gerçekleştiren fon.

 

İşsizlik sigortası : Bir işyerinde çalışırken, kendi istek ve kusuru dışında işinden çıkarılıp halen iş arayanlara, uğradıkları gelir kayıplarını kısmen de olsa karşılayarak kendilerinin ve ailelerinin zor duruma düşmelerini önlemek için devlet tarafından kurulan zorunlu sigorta türü.

Sigortalı : Sigorta edilmiş. Güven altına alınmış, sağlama bağlanmış. Sosyal sigorta kapsamına alınmış işçi.

Sigorta : Bir şeyin veya bir kimsenin herhangi bir yönden ileride karşılaşabileceği zararı gidermek için önceden ödenen prim karşılığında bu işle uğraşan kuruluşla yapılmış olan iki taraflı bağlantı sözleşmesi. Bu tür sözleşmeleri yapan şirket. Özellikle elektrik devresinde, akım çok güçlü olduğunda eriyerek güvenliği sağlayan, kazayı önleyen nesne veya düzen.

Kapsam : Sınırları içine başka konuları veya anlamları alma durumu, şümul. Kaplam.

Kalma : Kalmak işi. Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Kapsa : Çitten ya da aralıklı çakılan tahtalardan yapılmış bahçe kapısı. Büyük kulplu ya da kulpsuz sepet, sele. Tohum ve yem kabı, tahta sandık. Çubuklardan yapılmış bahçe kapısı. Kırda, tarlada çocukları güneşten korumak için yapılan küçük sığınak. Aralıklı tahtalardan yapılmış bahçe kapısı. Kutu.

 

Ödeme : Ödemek işi, tediye.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Ödem : Dokularda genellikle yüzde, ellerde, ayaklarda ve bazı iç organlarda aşırı miktarda sıvı birikmesi.

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Fonu : Su bardağı.

Diğer dillerde İşsizlik ödeneği anlamı nedir?

İngilizce'de İşsizlik ödeneği ne demek ? : unemployment benefit