Öden nedir, Öden ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Mide, karın.

Öden ile ilgili Cümleler

  • Faturanın bugün ödenmesi lazım.
  • Ek saatlerimin ödenmesini ısrarla talep ettim ama isteğimin yersiz olduğunu anladım.
  • Ödenecek çok faturam var.
  • Vali, örtülü ödenekteki parayı aldı.
  • Bu programların insanlardan alınan vergilerle ödenmesi gerekiyordu.
  • Bana yeterince para ödeniyor.
  • Benim Japonya'ya olan seyahat masraflarım üniversite tarafından ödendi.
  • Ödenmeyen faturalar nedeniyle benim telefon hizmetim kesildi.
  • Tom'a geçen ay para ödenmedi.
  • Tom'a umduğundan daha çok ödendi.
  • Tom'a üç yüz dolar ödendi.
  • Özgürlük için bedel ödenmeli.

Öden ile ilgili Atasözü veya Deyim

alacak verecekle ödenmez : “bir yerden alacağınız parayla başka bir yere olan borcunuzu kapatamazsınız” anlamında kullanılan bir söz.

hakkı ödenmemek : birinin iyiliklerine, emeklerine karşılık olarak ne yapılsa az olmak.

Öden kısaca anlamı, tanımı

Akçalı ödeneklik : Gelecek bir dönemde elde edilecek ve harcanacak para niceliği üzerinde yapılan oranlama

Aktarılır ödenek : Bir dönemden öbür döneme aktarılabilen ödenek.

Altınla ödenebilen borç belgitleri : Karşılığı altın para ile ödenebilen ve özvarlıkları arttırmak amacıyla yaygın ortaklıklarca çıkartılan borç belgitleri.

 

Anamal ödenekliği : Anamal varlıkları sağlamak ya da bunları onarmak için yapılacak giderlerin oranlanması.

Aracı ödeneği : Alım ve satım işlemlerinde yanlar arasında aracılık yapan ve bunları düzenleyen kişilerin bu çalışma ve çabaları karşılığında her iki yandan da aldıkları paralar.

Ayrıntılı ödeneklik : Bütün bir dönemin tüm sayışımlarını kapsayan ödeneklik.

Boşaltma ödencesi : Mal iyesinin kiraya verdiği ya da yeri boşalttırabilmek amacıyla kiracısına verdiği ödence.

Dayanışma ödeneği : Toplu iş sözleşmelerinde, karşıt işçi kuruluşunun üyesi olmayıp o toplu iş sözleşmesinin uygulanacağı iş yerinde çalışan işçilerin, bu sözleşmeden yararlanabilmeleri amacı ile karşıt işçi örgütünce saptanan ödenti.

Değişken ödeneklik : Yapılan işlemlere göre değişen ödeneklik.

Destekden yoksun kalma ödencesi : İşçinin ölümü ya da yasal koşulların gerçekleşmesinde bu işçinin yardımından yoksun kalan kişilerin işverenden isteyebilecekleri ödence.

Dönüşül ödeneklik kuramı : Ödenekliğin denk olması genellikle kabul edilmekle birlikte olağanüstü ekonomik durumların oluşturduğu belirli ödenekler dışında ve üstünde harcama yapılmasını bu yönde alınacak birtakım önlemleri birlikte öngören kuram.

Duyurusuz işten çıkarma ödencesi : Kendilerine duyurulmadan işlerinden çıkarılanlara iş yasasına göre gerçekleşecek dokuncaları karşılığı işverence yapılan ödeme.

Emekli ödencesi : Yasal görev süresini doldurarak emekliye ayrılmış olan görevli ve hizmetlilere çalışma sürelerine göre verilen ödence.

Esnek ödeneklik : Değişik üretim oranlarına ya da öteki çalışmaların ölçülerine dayanan iki yönlü koşulları kapsayan ödeneklik.

 

Geçici iş göremezlik ödencesi : Geçici iş göremezlik durumunda olanlara sosyal güvenlik kurumlarınca çalışamadıkları süre için yapılan ödeme. karşılığı geçici iş göremezlik. İş kazası, uğraşı sayrılığı, sayrılık ve analık nedenleriyle iş göremeyen işçiye Toplumsal Güvenceler Kurumunca çalışamadığı üç günlük süreden sonra her gün için verilen ve yasasına göre ücretinin belli bir bölümünü kapsayan ödence.

Geçici ödenek : Bütçenin reddi ya da onaylanmasının gecikmesi durumunda yasama organının yürütme organına geçici olarak verdiği harcama yetkisi.

Genel ödence : Malın, geminin ve donatımın uğrayacağı dokuncaları önlemek ya da karşılamak amacıyla yapılan giderler. Karaya oturmuş bir gemiyi yüzdürebilmek için denize atılması zorunlu olan nesnelerin değerlerini kapsayan ödence.

Gider ödenekliği : Devlete ilişkin gelirle bunlara karşılık yapılacak ödemeleri ya da gider yükümlülüklerini kapsayan ödeneklik.

Görüldüğünde ödenir : İlgilisine gösterildiğinde ödenmeleri gerekli olan tecimsel belgitler.

Güvence ödentisi : Güvenceci tarafından sağlanacak dokunca ödemeleri karşılığı güvenceli tarafından yüklenmesine göre yapılacak ödemeler.

Hiç ödenmemiş hisse senedi : Taşınır değerler piyasasında alım satımı yapılmasına karşın bedeli ödenmemiş veya ödeme çağrısı yapılmamış hisse senedi.

İçte çekilen dışta ödenebilen ödek : Yurt içinde düzenlenerek çekilen ve yurt dışında ödenebilmesi olanaklı ödek.

İşçi ödencesi : İşçilerin belirli ücretleri dışında kendilerine verilmekte olan dinlence, bayram ücretleri, güvence ve yaşlılık ve benzerleri karşılığı ödemeler.

İşsizlik ödeneği : İşsizlik sigortası kapsamında bulunanlara (sigortalı işsizlere) işsiz kalmaları durumunda işsizlik sigortası fonundan yapılan ödeme.

İşten çıkarma ödencesi : Gereksinim duyulmaması nedeniyle işine son verilen işçiye işveren tarafından yapılan ödeme. İşletme tarafından işine son verilen işçiye toptan ya da belli bir süre içinde yapılan ödeme.

Kabul edilmemiş ödenmemiş ödek : İlgilinin kendisine çekilen bir ödeği kabulden kaçınması ve verildiğinde ödememesi.

Karşılığı ödenimdedir : Karşılıkları başka bir yerde bulunan tecimsel belgitlerin bilinen değerlerinin kendi adına aracı olmak yoluyla taşıyanlarınca bankalara verilmelerinde aktarımlarına yazılan deyim.

Kasa ödencesi : Kasa görevlisi ile kuruluşa ilişkin para alma ve verme işleriyle uğraşanlarla bunlara ilişkin sayışmalardan sorumlu tutulanlara aldıkları ücretler dışında belirli oranlarda verilen ödence.

Katma ödeneklik : Giderleri özel gelirleriyle karşılanan ve genel ödeneklik dışında düzenlenen ödeneklik.

Kaza ödencesi : Dokuncalı olaylarda işçiye verilen dokunca ödencesi.

Konut ödencesi : Oturum yeri gideri karşılanılmak üzere aylıktan ayrı verilen ödence.

Konut ödenci : Konutu olmayan kimselerin bir konut edinebilmek için gereksindikleri, bir banka ya da benzeri kuruluştan belli süre ve ürem koşullarıyla geri ödemek üzere aldıkları para.

Konut ödeneği : Bir ülkede, konut bunalımının etkisini azaltmak amacıyla, devletin ya da yerel yönetimlerin yoksul ya da dar gelirli yurttaşlara düzenli aralıklarla yaptıkları akçal yardım.

Mal güvence ödencesi : Mal, tarımsal ürün ve hayvan değerlerinde görülen azalma ve yitirim nedeniyle alınan ödence.

Mübaşirlik ödeneği : Mübaşirlere gittiği yerler halkınca ödenen para.

Olağanüstü bütçe ödeneği : Bütçenin düzenlenmesi sırasında öngörülmemiş bir hizmet için ayrılan ödenek. [Bakınız: olağanüstü gider].

Olağanüstü ödenektik : Olağanüstü olayların zorunlu kıldığı giderlerin karşılanabilmesi amacıyla hazırlanan ödeneklik.

Ödenebilir : Ödenemsi olanaklı hale gelen para.

Ödenebilir borç belgiti : Ödenmesi, kapatılması olanaklı borç. belgiti.

Ödenebilir borçlar : Ödenimi tüzel kişilerce yüklenilen borçlar.

Ödenecek belgitler : Alınan mal karşılığı parası belirli bir süre sonunda ödenmek üzere düzenlenen belgitler.

Ödenek belgesi : Ödenek ayrıldığını gösteren belge.

Ödenek istemi : Yapılacak harcamalara karşılık olarak istenen yetki.

Ödenek sayışımı : Ödeneklerin yazılımını kapsayan sayışım.

Ödenek yazılığı : Her çeşit ödenegin niceliğini ve yerlerini ayrıntılarıyle gösteren yazılık.

Ödenek yılı : Devlet ödenekleri ve vergiler için kabul edilen yıl.

Ödenekliğin biçimi : Devlet ödenekliğine giren kuruluşların bir akçalı yıl içinde yapabilecekleri giderler niceliklerinin ödenek tutarını ayrıntılarıyla saptayan ve ödeneklerin bakanlıklara ve diğer kurumlara dağılım niceliklerini ayrıntıları ile gösteren (A) çizelgesi. Devlet ödenekliği içindeki kuruluşların bir yıllık giderlerini karşılayacak gelirlerin oranlamalı tutarlarını kapsayan ve bu gelirlerin hangi kaynaklardan nasıl sağlanabileceği ve niceliklerini ayrınrıtıları ile gösteren (B) çizelgesi. Bunların dışında akçalı yıl için kullanılacak ve kullanılmayacak kadrolar, gelir çeşitlerinin her birinin dayandığı yargılar, Maliye Bakanlığına verilmiş ödenek aktarma yetkileri, taşıt araçları kadroları, okul ve öğrenci yatacak yeri ücretleri, giderlere ilişkin harcama yapılmasını olanaklı kılabilecek diğer akçalı yıl uygulamaları ile ilgili özellikleri gösteren (D, E, C, Ç, G, F, İ, M, N, K, L, O, P, R) çizelgeleri.

Ödenekliğin süresini sınırlama ilkesi : Ödeneklik yasasına ilişkin işlemlerin akçalı yıl denilen ve genellikle on iki ayı kapsamakta olan bir dönemle sınırlı olarak uygulanması ileksi.

Ödeneklik : Devlet ve öteki kamu kişileri ile tüm kurum ve toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden saptayan, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren yasa ya da karar. Devletin, ilin ya da bir kuruluşun, bir aile ya da kişinin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerini çeşit ve ayrıntılarıyle gösteren çizelge. Belirli bir dönem için önceden oranlanan gelir ve gider çizelgesi.

Ödeneklik açığı : Belirli bir dönem içinde uygulanılması önceden tasarlanan giderleri karşılayabilecek aşamada gelir sağlanamaması.

Ödeneklik birliği : Devlete ilişkin tüm kuruluşların gider ve gelirlerinin bir tek ödeneklik içinde birleştirilmesi.

Ödeneklik görüşmeleri : Belirli bir dönem içinde uygulanılmak üzere hazırlanan ödenekliğin yetkili kuruluşlarca incelenmesi. (Devlete ilişkin ödeneklikler Büyük Millet Meclisinde ilk önce ödeneklik yarkurulu ve daha sonra da genel kurulca görüşülerek incelenir.).

Ödeneklik hakkı : Belirli bir süre içinde ödenecek devlet giderleri ile bunları karşılayacak kamu gelirlerini inceleme, kabul ve onanması hakkı.

Ödeneklik onayı : Ödenekliğin, yetkili organca onaylanması.

Ödeneklik oranlamasında artırma yöntemi : Kesin sayışmaları sonuçlanmış olan en yakın yıllara ilişkin ödenekliklerle her kaynaktan elde edilen gelirlerdeki artmanın ortalamaları saptanarak bunların son yıl ödenekliğinde gerçekleşen gelir niceliklerine eklenmesi yöntemi.

Ödeneklik oranlamasında dolaysız yöntem : Yapılmakta olan ödenekliğe ilişkin gelir kaynaklarının oranlanması sorumluluğunu doğrudan doğruya Maliye Bakanının kişisel saptamına bırakılması yöntemi.

Ödeneklik oranlamasında otomatik yöntem : Kesin sayışımları sonuçlanmış olan bir önceki ödenekliğe ilişkin çeşitli gelir kaynaklarından sağlanan gelir tutarlarının, aynen alınarak yapılmakta olan ödenekliğe konulması yöntemi.

Ödeneklik süresi : Ödenekliklerin çeşitli evrelerine göre yapım, inceleme, onaylama ve uygulama dönemi gibi bölüm ve ayrıntılarını kapsayan süre.

Ödeneklik yargı denetimi : Sayışmanlara ilişkin dönem sayışımlarının sayıştayca denetlenmesi.

Ödeneklik yılı : Ödeneklikte uygulama süresini saptayan ve bunu başı ve sonu ile sınırlandıran on iki aylık dönem.

Ödeneklik yönetim denetimi : Ödenekliğin uygulanılmasında yetkili yönetim kuruluşlarınca yapılacak denetleme.

Ödenekliklerde belirginlik ilkesi : Ödenekliklerde yer alan gelir kaynaklarının ve giderlerin harcama yerlerinin gerçeğe uygun bir yeterlikte tartışma götürmez bir açıklıkla gösterilmesi ilkesi.

Ödenekliklerde birlik ilkesi : Gelecek akçalı yıl içinde düşünülen tüm kamu gider ve gelirlerinin bir tek ödeneklikte gösterilmesi ilkesi. (Genellik ilkesinden ayrılan yönü tüm kamu gider ve gelirleri tek bir ödeneklikte yer alırken bunlara ilişkin oranlamaların bir tek değil çeşitli ödenekliklerde bulunabilmesidir).

Ödenekliklerde doğruluk ilkesi : Ödenekliğin düzenlenmesinde gelir ve gider bölümlerinde yer alacak ödeneklerin düşünülebilen gerçek, ekonomik ve akçalı koşullara uygun bir düzende saptanması ilkesi.

Ödenekliklerde genellik ilkesi : Kamu ekonomisinin gelecek akçalı yıl içinde gerçekleşebilecek tüm giderler ile elde olunacağı oranlanan tüm gelirleinin ayrı ayrı ödeneklikte yer alması ilkesi.

Ödenekliklerde ödenek ayırma ilkesi : Ödenekliklere konulan giderler belirli ayrıntıları ile o bölümlere ilişkin harcamaların gerçeğe en yakın niceliklerini göstereceğinden bu bölümler arasında aktarma yapılmasının yasaklanması ya da yapılabilecek aktarmaların belirli birtakım koşullarla sınırlandırılması, ilkesi.

Ödenekliklerde yasal ödenek ayırma ilkesi : Ödenekliklerde yer alan ödeneklerin niceliği oranında gider yapılması ilkesi.

Ödeneklikte açıklık ilkesi : Tasarı halindeki ödeneklikte yer alan tüm öğelerin gerek akçalı, toplumsal ve ekonomik yönleri ile Büyük Millet Meclisinde ve topluma ulaştırılma ve duyurulma amacı ile özgürlükle ve açık olarak tartışılması, ilkesi.

Ödeneklikte denklik ilkesi : Belirli ödnem içinde yapılacak giderlerin nicelikleri ile aynı dönem içinde sağlanacak gelirlerin karşılıklı olarak dengede tutulması.

Ödeneklikte denklik kuramı : Ödenekliklerde yer alan gelirlerle giderler arasında bir denklik kurulmasını amaç edinen ve giderler karşılığı ödenekliklerde yer alan ödenekler üstünde gider yapılmasını uygun görmeyen kuram.

Ödeneklikte onaylılık ilkesi : Devlete, illere, belediyelere ilişkin ya da devletin katılma payı bulunan yapımsal kuruluşlara, özel sektöre ve genel olarak bunların dışında kalan diğer topluluklara ilişkin tüm ödenekliklerin uygulamadan önce yetkili kuruluşlarca onanmış olması ilkesi.

Ödeneklikte oranlama ilkesi : Ödeneklikte yer alan ödenekleri belirli bir dönem içinde yapılacak giderlerle sağlanacak gelirlere ilişkin niceliklerinin uygulama yılı gereksemelerine dayanılarak oranlanması ilkesi.

Ödeneklikte önceden uygulama izni iıkesi : Olağanüstü durum ve koşulların etkisi nedeni ile üzerinde çalışılmakta olan "ödeneklik", Büyük Millet Meclisince incelenerek onanıncaya ve yasa haline getirilinceye kadar bir evvelki ödeneklik yasasında belirtilen yargılara göre bakanlar kuruluna uygulama yetkisi verilmesi.

Ödeneklikte yasama denetimi : Akçalı yıl sonuçlandıktan sonra ödeneklik kesin sayışımları üzerinde Büyük Millet Meclisince yapılan denetim.

Ödenemeyen borç : Ödeme ya da paklanmadan düşebilen borç.

Ödenemez pay belgiti : Ödenmesi, kapatılması olanaksız bulunan, ancak iyeliğin aktarımı yoluyla işlem görebilen pay belgiti.

Ödenili : Mal alınırken parasının ödenmesi.

Ödenili alış : Peşin para ile yapılan satın almalar.

Ödenili eder : Alıcısına hemen verilebilecek bir malın ederi.

Ödenili indirim : Ödenili satışlarda mal ederinden yapılan indirim.

Ödenili pazarlık : Mal ederi kesininin önceden yapılması.

Ödenili satış : Mal ya da hizmete ilişkin satışın derhâl ödenen parası karşılığında yapılması.

Ödenilmesi yükümlü borçlanmalar : Kamu tüzel kişiliğince ödenilmesi yükümlenilen borçlanmalar.

Ödenmeme : Tecim belgitlerinin (ödek, borç belgiti) ilgilisince önelinde ödenmemesi.

Ödenmeme uyarısı : İlgilisince ödenmeyen bir borç belgiti ya da ödek için bu olayı belgelendirmek amacıyla borçlusuna noter eliyle yazılı olarak yapılan uayrı.

Ödenmemiş anamal : İşletmeye konulması ortaklarca yüklenilen anamaldan henüz ödenmemiş olan bölümü.

Ödenmemiş kar : Niceliği belirtilen ancak dağıtımı yapılmamış olan kâr.

Ödenmemiş sermaye : Bir şirketin ortaklarının ödemeyi taahhüt ettikleri, ancak henüz ödememiş oldukları sermaye.

Ödenmemiş ürem : Henüz ödenmemiş ürem. Dönüşümdeki ürem.

Ödenmesi gereken para : Günü gelen ve ödenmesi gereken para.

Ödenmeyen kesenekler : Yasasına göre alınacak güvence keseneklerinin ödenmesi için işverene yapılan bildiriden sonra da ödenmemiş olan kesenekler.

Ödenmiş : Bir sayışımın altına "aldım" diye yazma, bir sayışımın alındığını gösteren bildirim.

Ödenmiş anamal : Bir girişimin, gerçekten satılmış pay belgitleri karşılığında elde edilen anamal.

Ödenmiş gemi kirası : Taşınlacak bir mala ilişkin ücretin ödenmiş olması.

Ödenmiş pay belgiti : Parasının tümü ödenmiş pay belgiti.

Ödenmiş sermaye : Bir şirkette, taahhüt edilen şirket sermayesinin ortaklarca fiili olarak ödenmiş kısmı.

Ödenmiş taşıt gideri : Mala ilişkin taşıt giderlerinin mal yola çıkarılırken ödenmiş olması.

Öğrenim ödencesi : Yüksek öğrenim gören öğrencilerden burslu ve parasız yatılılar dışında kalanlara devlet, kamu kuruluşları ya da özel kuruluşlarca verilen ödünç para.

Ölüm ödencesi : İşyara, görevliye, hizmetliye, işçiye, eşlerinin ve çocuklarının ve kendilerinin ölümlerinde, eşine ya da yaşamda iken yazılı olarak belirttiği kişiye yasalarına göre verilmekte olan ölüm yardımları.

Sakatlık ödencesi : Çeşitli nedenlerle sakatlanarak çalışma gücünü yitirenlere verilen para.

Savaş ödencesi : Savaşta yenilen devletin, yenen devlete vermiş olduğu zarara karşılık ödemek zorunda olduğu ödence. Savaşı kazanan devletin yenik olanından savaş dokuncaları karşılığı alacağı ödence.

Sayışımlanır dokunca ve ödenceler : Gelir vergisi yasasında nedenleri ve ayrıntıları bilimsel yönleri ile belirtilen ve gider yazılabilmesi kabul edilen dokunca ve ödenceler.

Takım ödencesi : İşçilerce yapılabileceği düşünülen dokuncalar karşılığı kesilen ödence.

Taşıyanına ödenebilir : Taşıyıcılarından herhangi birisine ödenebilen borç belgiti.

Tecim ödentileri : Yasalarda ve sözleşmelerde yargıya bağlanmamış ve açıkça belirtilmemiş durumlarda, geçerli tecim geleneklerine dayanan ödentiler.

Tutmalık ödeneği : Kimi ülkelerde, dar gelirli ya da yoksul aileleri konut bunalımlarının etkisinden bir ölçüde korumak amacıyla, her ay ödemekte oldukları tutmalık paralarının devlet ya da kent yönetimi gibi kamu kuruluşlarınca üstlenilen bir bölümü.

Tutu ödenci : Konut edinmek amacıyla, bankaların ya da öteki kuruluşların, kişilere, edinecekleri konutu ya da taşınmazı karşılık tutarak verdikleri ödünç para.

Tümü ödenmemiş anamal : Tümü ödenmemiş, isteme ve yüklenime göre artığı ödenecek anamal.

Uçuş ödencesi : Subay, astsubaylara, erlere ve orduda görevli sivil teknisyenlere yasalarına göre uçuş nedeniyle verilen ödence.

Yabancı ülkelerde ödenen vergiler : Tam yükümlülükle bağımlı gerçek ve tüzel kişilerin yabancı ülkelerde elde ettikleri kazanç ve gelirlerden yerinde ödedikleri benzeri vergiler.

Yıllık ödenek : Yıllık gelir, aylık belirli bir süre ya da ömür boyunca uzayan gelir, yıllık bölüntü.

Yıllık ödenek iyesi : Belirli bir süre ya da yaşantısı boyunca kendisine yıllık ödeme yapılan kişi.

Yıllık ödenti : Kamu yararına uygun girişimlerin uygulanabilmesini sağlamak amacıyla devlet ya da bir kamu kuruluşunca her yıl ödenmesi yüklenilen para.

Bildirim ödencesi : Süresi belli olmayan sürekli iş sözleşmelerinin daha önce bildirim yapılmaksızın yürürlükten kaldırılması sebebiyle yükümlü olanlarca karşı tarafa verilmesi zorunlu olan ödence, ihbar tazminatı.

Ek ödenek : Aylık ücretlere ek olarak verilen prim veya ikramiye. Bütçede herhangi bir yatırım için ayrılan paraya yapılmış olan ek, ek tahsisat.

Makam ödeneği : Makam tazminatı.

Ödence : Tazminat.

Ödence davası : Tazminat davası.

Ödenek : Bir iş için ayrılan belli para, tahsisat. Devlet harcamalarının yapılabilmesi için her yılın bütçesiyle yürütme organına verilen harcama izni. Parlamento üyelerine, görevleri sebebiyle verilen, yolluk dışında kalan para.

Ödenekli : Ödeneği olan. Belli dönemlerde devlet bütçesinden yardım veya belirli bir pay alan (kişi, kuruluş).

Ödenekli tiyatro : Kamu genel bütçesinden belirlenmiş kuralları yerine getirerek pay alan özel tiyatro.

Ödeneksiz : Ödeneği olmayan.

Ödeneksizlik : Ödeneksiz olma durumu.

Ödeniş : Ödenme işi.

Ödenme : Ödenmek işi.

Ödenmek : Ödeme işine konu olmak.

Ödenti : Aidat.

Örtülü ödenek : Gizli tutulan işlerde harcanmak için yetkililerin emrine verilen para, tahsisatımesture.

Diğer dillerde Ödemeyi uzatma anlamı nedir?

İngilizce'de Ödemeyi uzatma ne demek ? : delay of payment