Duyurusuz işten çıkarma ödencesi nedir, Duyurusuz işten çıkarma ödencesi ne demek

Duyurusuz işten çıkarma ödencesi; Maliye alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Kendilerine duyurulmadan işlerinden çıkarılanlara iş yasasına göre gerçekleşecek dokuncaları karşılığı işverence yapılan ödeme.

Duyurusuz işten çıkarma ödencesi anlamı, tanımı

Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk

Duyur : Haber.

İşten çıkarma : İş çevrimlerindeki daralmaya bağlı olarak işçinin geçici veya sürekli olarak işten çıkarılması.

İşten çıkarma ödencesi : Gereksinim duyulmaması nedeniyle işine son verilen işçiye işveren tarafından yapılan ödeme. İşletme tarafından işine son verilen işçiye toptan ya da belli bir süre içinde yapılan ödeme.

Öden : Mide, karın.

Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.

Çıkarma : Çıkarmak işi, emisyon. Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma. Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh.

Duyu : İnsanların ve hayvanların, dış dünyanın uyaranlarını görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma organlarıyla algılama yeteneği, duyum.

Duyuru : Herhangi bir olguyu, bir işi, bir durumu duyurmak için yayımlanan yazılı veya sözlü haber, ilan.

İşte : Bir şey gösterilirken veya bir şeye işaret edilirken söylenen bir söz, aha, ahacık. Anlatılan şeye dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Anlatılan bir sözün sonucuna gelindiğini gösterir.

 

Ödence : Tazminat.

Duyurulma : Duyurulmak işi.

Dokunca : Kötülüğe yol açan, sağlığı bozan şey. Zarar.

İşveren : İşçileri ücretle çalıştıran gerçek veya tüzel kişi, çalıştıran, patron.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

İşler : Nicem düzeneğinde, bir yöneye uygulanınca başka bir yöney veren matematiksel nesne.

Ödeme : Ödemek işi, tediye.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Diğer dillerde Duyurusuz işten çıkarma ödencesi anlamı nedir?

İngilizce'de Duyurusuz işten çıkarma ödencesi ne demek ? : dismissal indemnity