Ödence nedir, Ödence ne demek

Ödence; bir hukuk terimidir.

  • Tazminat

Hukuki terim anlamı:

taksît.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Herhangi bir zarara yol açan kişinin bu zararı karşılaması için ödemesi gereken para.

Bilimsel terim anlamı:

Kamu yararı amacıyla, taşınmazı kamulaştırılan kişiye, bu işlemi gerçekleştiren kamu kuruluşunun yasalar uyarınca ödediği para.

Dokuncalı olaylar sonuçları karşılanılmak amacıyla yapılmış olan ödemeler.

Başka birisinin bir dizesini, bir koşasını, tümcelerini -iyesini belirterek- kendi koşuğu içine alıp katma.

İngilizce'de Ödence ne demek? Ödence ingilizcesi nedir?:

indemnity, compensation, ameds, indemnification

Osmanlıca Ödence ne demek? Ödence Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

tazmin

Ödence hakkında bilgiler

Tazminat, hukuka aykırı bir eylem sonucunda meydana gelen maddi veya manevi zarara karşılık olarak ödenen bedel, zarar ödencesidir. Tazminat zararların giderilmesini amacıyla sorumlu tarafından zarar görene ödenen veya mahkeme tarafından ödenmesine karar verilen parasal veya bir değer veya edimdir. Mahkemelerce kişilik haklarının uğradığı zararları gidermek için manevi tazminat, hukuka aykırı eylem nedeniyle mal varlığında yaşanan eksilmeleri karşılamak üzere maddi tazminat veya bir hukuka aykırı eylemin yarattığı düşünülen tüm zararın ödetilmesi amacıyla cezalandırıcı tazminat ödenmesine karar verilebilir.

 

Tazminatın borçlusunun özelliğine göre farklı yargı mercilerine başvurmak gerekir. Örneğin kişilerin kendi aralarındaki tazminatı gerektiren uyuşmazlıklar için hukuk mahkemelerinde dava açılması gerekirken, devletin yol açtığı zararlar için idare mahkemelerinde tam yargı davası açılması gerekir. Bazı hallerde ceza mahkemeleri de haksız arama veya el koymadan kaynaklanan zararlar için tazminata karar verebilir.

Ödence kısaca anlamı, tanımı:

Tazminat : Zarar karşılığı ödenen para, ödence.

Ödence davası : Tazminat davası.

Bildirim ödencesi : Süresi belli olmayan sürekli iş sözleşmelerinin daha önce bildirim yapılmaksızın yürürlükten kaldırılması sebebiyle yükümlü olanlarca karşı tarafa verilmesi zorunlu olan ödence, ihbar tazminatı.

Hukuk : Ahbaplık, dostluk. Yasaların ceza ile ilgili olmayıp alacak verecek vb. davaları ilgilendiren bölümü. Haklar. Bu yasaları konu alan bilim. Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü, tüze.

Aykırı : Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen. Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir, muhalif. Çapraz, ters. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal.

Eylem : Bir durumu değiştirme veya daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası. Fiil. Eyleme işi, fiil, hareket, aksiyon.

Meydan : Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Fırsat, imkân veya vakit. Alan, saha. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

 

Maddi : Madde ile ilgili, maddesel, özdeksel, manevi karşıtı. Maddeden oluşan. Maddesel. Mal, para, varlıkla ilgili olan.

Manevi : Görülmeyen, duyularla sezilebilen, ruhani, tinsel, maddi karşıtı.

Zarar : Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat.

Diğer dillerde Ödence anlamı nedir?

İngilizce'de Ödence ne demek? : indemnity