Geçici iş göremezlik ödencesi nedir, Geçici iş göremezlik ödencesi ne demek
Geçici iş göremezlik ödencesi; İktisat, Maliye alanlarında kullanılan bir terimdir.
İktisat terim anlamı:
Geçici iş göremezlik durumunda olanlara sosyal güvenlik kurumlarınca çalışamadıkları süre için yapılan ödeme. karşılığı geçici iş göremezlik.
Teknik terim anlamı:
İş kazası, uğraşı sayrılığı, sayrılık ve analık nedenleriyle iş göremeyen işçiye Toplumsal Güvenceler Kurumunca çalışamadığı üç günlük süreden sonra her gün için verilen ve yasasına göre ücretinin belli bir bölümünü kapsayan ödence.
Geçici iş göremezlik ödencesi tanımı, anlamı
Geçi : Keçi. Makas. Oynatılan orta kadını. Kız. Avam, halk. Haddeleme işleminde, haddelenen parçaların haddelerden bir kez geçişi
Geçici iş göremezlik : Çalışanların hastalık, doğum ve geçici sakatlık gibi nedenlerle belli bir süre çalışmaması durumu. karşılığı geçici iş göremezlik ödencesi. Güvencelinin iş kazası, uğraşı sayrılığı, sayrılık ve analık nedenleriyle işini yapamaması.
Göreme : Nevşehir ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Göremez : Yeni doğurmuş hayvanın ilk sütü. Merkep sırtındaki tulumda çalkanan çiğ sütten elde edilen yağ. Ekmekle yenen, taze sütle, ekşi sütün yoğurt kıvamındaki karışımı. Ekmeklik ve tohumluk olarak kullanılan, buğday ve arpa karışığı. Ekşimiş süde tazesi katılarak yapılan peynir gibi yiyecek.
İş : Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma. Bir değer yaratan emek. Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev. Sanayi, ticaret, tarım, maliye ve benzerleri alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü. Kamu yararına yapılan işler. Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek. Ticari anlaşma, alışveriş. Herhangi bir maksatla kurulan düzen. Bazı deyimlerde yarar, çıkar anlamında kullanılan bir söz. Yapılan şey, davranış. Nakış, örgü, makrome gibi elde yapılan şey. Emek, işçilik, ustalık. İşlem. Bir kimseye özgü olan görüş, anlayış. Yetenek. Etene, son. İç. İş. İş, durum, hâl. Eş. İç, ara. İş, husus, fiil, davranış, çalışma. Bir bilgisayarda uygulanmak üzere bir ya da birçok görevden oluşacak biçimde tanımlanmış bilgi işlem öbeği. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. Çalışma, emek. Yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. Meslek. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. amel. (work) Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek. (business, activity) Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler. (profession) Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek. (job) Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev. Mekanikte, bir noktaya etkiyen kuvvetin büyüklüğü, noktanın aldığı yolun uzunluğu ve kuvvet yönü ile yol doğrultusu arasında kalan açının kosinüsü çarpımlarıyla belirlenen erke. Termodinamikte, bir dizgeyle çevresi arasında, ısı türü dışında oylumsal, elektriksel, yüzeysel her tür erke alışverişinin ortak adı. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. Verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. [Bakınız: eş]. Eş, arkadaş. Denk, benzer. Hal, durum, vaziyet.
Öden : Mide, karın.
Geçici : Çok sürmeyen. Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu. Bulaşan, bulaşıcı. Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı.
Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.
Ödence : Tazminat.
Toplumsal güvenceler kurumu : Kişilere ilişkin çeşitli hakların korunması ve güvencelerin gereği gibi ve yaşlarına göre uygulanabilmesi amacıyla örgütlenen tüzel kişiliği kapsayan devlet kuruluşu.
Sosyal güvenlik kurumları : Sosyal güvenlik sisteminde yer alan kurumlar.
Toplumsal güvence : Toplumsal güvenliğin sağlanabilmesi için kişinin güven altına alınması.
Uğraşı sayrılığı : Çalıştırıldığı iş nedeniyle sağlığındaki olanaksız değişimlerden doğan sayrılık.
Sosyal güvenlik : Sosyal sigorta, sosyal yardım vb. araçlarla halkın sosyal durumunu güvence altına alma.
Toplumsal : Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, maşerî, sosyal.
İş kazası : İş yerinde meydana gelen ve işçiyi bedensel veya ruhsal yönden etkileyen olay.
Üç günlük : Pek kısa süre: Üç günlük ömür üçün.
Sayrılık : Hastalık. Aşırı düşkünlük, tutku.
Güvenlik : Toplum yaşamında yasal düzenin aksamadan yürütülmesi, kişilerin korkusuzca yaşayabilmesi durumu, emniyet.
Diğer dillerde Geçici iş göremezlik ödencesi anlamı nedir?
İngilizce'de Geçici iş göremezlik ödencesi ne demek ? : indemnity of temporary unworking

Bu kısımda Geçici iş göremezlik ödencesi nedir? Geçici iş göremezlik ödencesi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Geçici iş göremezlik ödencesi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Geçici iş göremezlik ödencesi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.