Göremez nedir, Göremez ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Yeni doğurmuş hayvanın ilk sütü.
Merkep sırtındaki tulumda çalkanan çiğ sütten elde edilen yağ.
Ekmekle yenen, taze sütle, ekşi sütün yoğurt kıvamındaki karışımı.
Ekmeklik ve tohumluk olarak kullanılan, buğday ve arpa karışığı.
Teknik terim anlamı:
Ekşimiş süde tazesi katılarak yapılan peynir gibi yiyecek.
Göremez ile ilgili Cümleler
- Yakında beni de göremezseniz şaşırmayın.
- Ali bu gece seni göremez ama seni yarın sabah görebilir.
- Gözlerinle havayı göremezsin.
- Benim evimi buradan göremezsin.
- Büyükannem göremez.
- Havayı gözlerinle göremezsin.
- Kimse bir ayna olmadan kendi yüzünü göremez.
- Onlar bunu göremez.
- Gözlerinizle havayı göremezsiniz
- Bugün Tom'u göremezsin.
Göremez tanımı, anlamı
Göreme : Nevşehir ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi
Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.
Geçici iş göremezlik ödencesi : Geçici iş göremezlik durumunda olanlara sosyal güvenlik kurumlarınca çalışamadıkları süre için yapılan ödeme. karşılığı geçici iş göremezlik. İş kazası, uğraşı sayrılığı, sayrılık ve analık nedenleriyle iş göremeyen işçiye Toplumsal Güvenceler Kurumunca çalışamadığı üç günlük süreden sonra her gün için verilen ve yasasına göre ücretinin belli bir bölümünü kapsayan ödence.
Sürekli iş göremezlik : İş kazası ya da uğraşı sayrılığı sonucu güvencelinin kazanma ve çalışma gücünden en az yüzde onunu yitirmesi.
Ekmeklik : İçine ekmek konulan kap. Oyunda her zaman yenilerek kendisinden para kazanılan kimse. Ekmek yapmaya yarayan ya da ayrılan.
Tohumluk : Bitki yetiştirmede kullanılan tane, çekirdek, kök, sap vb.nin bütünü. Tohum için ayrılan. Tohum saklanan yer.
Tohumlu : Tohumu olan. Tohumla üreyen.
Karışım : Birden çok şeyin karıştırılmasıyla elde edilen veya ortaya çıkan şey. İki veya daha çok maddenin kimyasal tepkimeye girmeden bir araya gelmesi, mahlut.
Ekmekli : Erzincan kenti, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Yiyecek : Yenmeye elverişli olan her şey. Yenebilen.
Peynir : Maya ile katılaştırılarak sütten yapılmış olan ve birçok türü olan besin.
Yoğurt : Maya katılarak koyulaştırılmış beyaz, kıvamlı bir süt ürünü.
Çalkan : Suyun hızlı akan yeri. Su birikintisi.
Merkep : Eşek.
Buğday : Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum). Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi.
Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
Sütten : Yaradılıştan, doğuştan.
Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].
Tulum : Bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanılan, önü yarılmadan bütün olarak yüzülmüş hayvan derisi. Göğüs ve pantolon bölümü bitişik giysi. Gövdesi bu deriden yapılmış üflemeli çalgı, gayda. Şişman, tombul. Tüp.
Yenen : Karşılaşmalarda kazanan güreşçi. Yarışmayı kazanan kişi, takım. Üstün gelen, kazanan.
Diğer dillerde Görelilik kuramı anlamı nedir?
İngilizce'de Görelilik kuramı ne demek ? : theory of relativity

Bu kısımda Göremez nedir? Göremez ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Göremez tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Göremez hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.