Ödem nedir, Ödem ne demek

Ödem; bir tıp terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Dokularda genellikle yüzde, ellerde, ayaklarda ve bazı iç organlarda aşırı miktarda sıvı birikmesi

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Deri altı dokularında aşırı sıvı toplanması, şişlik.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Hücreler arasında, doku aralıklarında ve vücut boşluklarında normal dışı miktarlarda, yerel veya genel olarak sıvı birikmesi veya sıvının varlığı, dropsi, hidrops. Özgün bir hastalık olmayıp çeşitli bozukluklara ilgili bir değişimdir. Kanın veya doku sıvısının hidrostatik veya ozmotik basıncı arasında değişimler, kılcal damaların geçirgenliğindeki değişimler, lenf veya toplardamarlardaki tukanıklıklardan kaynaklanır.

İngilizce'de Ödem ne demek? Ödem ingilizcesi nedir?:

edema

Ödem hakkında bilgiler

Hücreler arası sıvıda normalden fazla miktarda kan plazması toplanmasıdır. Bu toplanan plazma transudat olarak da bilinir. Kalp, damar ve böbrek hastalıklarının bir belirtisi olabildiği gibi bazı alerjik durumlarda ve beyin travmalarında ciddi sonuçlar doğurabilir. Ödemin farklı tipleri bulunmaktadır. Ödem hastalığa göre vücudun belirli bölgelerinde olmaktadır. Tedavisinde öncelik hastalığı ve hastalığı meydana getiren etkenleri ortadan kaldırmaktır, daha sonra veya beraber ödem çözücü ilaçlar kullanılabilir. Ödem çözücü ilaçlar genel olarak idrar söktürücülerdir. Bazı durumlarda ödem cerrahi olarak da çıkarılabilir. Bu hastalık proteinlirin de etkisiyle meydana gelir. Bunun sebebi genetik hata ve çok ayakta durmak sayılabilir. Ödem kesinlikle bir hastalık değil bir veya daha fazla hastalığın semptomu, yani belirtisidir.
Başlıca iki çeşit ödem vardır. Bunlar yangısal ödem ve yangısal olmayan ödem'dir. Zira yangısal ödem başlı başına bir yangı semptomudur.

 

Deride ödem olan bölgeye parmakla basıldığında, içeriye doğru bir çökme olur.

Susamak, vücudumuzdaki sıvı miktarının azaldığına işaret eder.

İnsanın günde sekiz bardak suya ihtiyacı vardır. Eğer günde bir saat spor yapıyorsanız, bu miktarı bir litre arttırmanız gerekli.

Ödem ile ilgili Cümleler

  • Ödeme sırası bende mi?
  • O her ay bize ödeme yapar.
  • Ödeme altı kişilik bir aile için yeterli değildir.
  • Ödeme yapmadan internetten müzik indirmenin yanlış olduğunu biliyorum ama ben yine de yapıyorum.
  • Ödeme çok berbat ve saatler çok uzun.
  • O bize her ay ödeme yapar.
  • Bazı faturaları ödemem gerek.
  • Bu faturaları daha önce ödemiş olduğumu düşündüm.
  • Ali ödünç aldığı parayı geri ödemek istiyor.
  • Ödeme alıncaya kadar gitmiyorum.
  • Ödeme için kredi kartı kullanabilir miyim?
  • Onların ücretlerini ödemiyorum.
  • Ödeme çok kötü.
  • Yemeğimiz için ödeme yaptık ve sonra ayrıldık.

Ödem kısaca anlamı, tanımı:

Genel : Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir genelleme sonucunda elde edilen. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi.

 

Ayak : Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Basamak. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Bacak. Vücudun belden aşağı bölümü. Halk edebiyatında uyak. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Göl ayağı. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü.

Miktar : Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik. Ölçü.

Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.

Ödeme : Ödemek işi, tediye.

Ödeme belgesi : Kredi kartı ile satın alınan mal veya hizmet karşılığında bankanın yetki verdiği iş yeri tarafından düzenlenen, satın alanca imzalanan, ödeme taahhüdünü gösteren belge, slip.

Ödeme emri : Ödemelerin yapılabilmesi için yetkili makamca verilen emir, tediye emri.

Ödeme kartı : Banka kartı.

Ödemek : Bir alışveriş ilişkisinde, borcu alacaklıya vermek, tediye etmek. Bir iş, bir kuruluş harcanan, yatırılan parayı çıkartmak, itfa etmek. Bir alışverişte alınan şeyin karşılığını alacaklıya vermek. Bir şey karşısında fedakârlık etmek, bir şey elde etmek için özveride bulunmak. Bir işin, bir görevin karşılığını vermek. Bedelini vererek bir zararı karşılamak, tazmin etmek.

Ödemeli : Karşı tarafça ödenmek şartıyla edilen (telefon) veya çekilen (telgraf). Değeri ödendikten sonra alıcıya verilmek şartıyla. Değeri ödendikten sonra alıcıya verilecek olan.

Ödemiş : İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

Ödemli : Ödemi olan.

Adamak kolay ödemek zordur : "söz vermek kolaydır ancak o sözü yerine getirmek zordur" anlamında kullanılan bir söz.

Alıcı ödemeli : Taşıma ücreti alıcı tarafından ödenen (gönderi).

Bin tasa bir borç ödemez : "borçlu ne denli üzülürse üzülsün borç sıkıntısından kurtulamaz" anlamında kullanılan bir söz.

Can borcunu ödemek : Ölmek.

Geri ödeme : Alınan bir borcun ödenmesi, rambursman.

Kanıyla ödemek : Yaptığının cezasını hayatıyla ödemek.

Kefaretini ödemek : Cezasını çekmek.

Ön ödeme : Bir alacağın gerçekleşmesinden önce verilen belirli bir miktar, pey akçesi.

Ön ödemeli : Ön ödemesi olan.

Ön ödemesiz : Ön ödemesi olmayan.

Taksit ödemek : Belli zamanlarda ödeme şartlarına bağlanmış bir paranın bir bölümünü vermek.

Yan ödeme : Bir görevliye aldığı aylık veya ücretten başka türlü sebeplerle ödenen para.

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

Birikme : Birikmek işi.

Hücre : Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda.

Normal : Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum. Bir eğrinin bir teğetine değme noktasından çizilen dikme. Kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun.

Toplanma : Toplanmak işi.

Toplanan : Toplama işleminde toplamı oluşturan sayılardan her biri.

Trans : Medyumların ruhla ilişki kurdukları zaman girdikleri özel hipnoz durumu. Kendinden geçme, içinde bulunduğu ortamdan başka bir dünyaya veya havaya geçme.

Ödem hastalığı : Sütten kesilen domuz yavrularında, Escherchia coli’nin, bağırsak florasında normal olarak bulunan suşuna bağlı, kısa seyirli ve ani ölümler veya sinirsel belirtilerle belirgin birçok yönlerden koyunların enterotoksemisine benzeyen ve rasyondaki karbonhidrat miktarının artırılmasıyla yakından ilişkili olarak ortaya çıkan hastalık, domuzların ödem hastalığı, Escherchia coli entereotoksemisi, bağırsak ödemi

Ödemden kaçınma : Ödememe, ödemede anlayışsızlık gösterme, ödemeden kaçınma.

Ödeme anlaşması : İki ya da daha çok ülke arasında karşılıklı ödenecek paralara ilişkin anlaşma.

Ödeme araçları : Para, şahsi çek, posta havalesi, elektronik fon aktarımı ve banka çekleri gibi ödemelerde kullanılan araçlar.

Ödeme belgitleri : Ödemeli belgitler, tecimevi adına imzalanan belgitler ya da ödenmesi kabul edilen ödekler.

Ödeme bildirimi : Ödegin kendisine çekilmiş olduğunun ilgilisine bildirilmesi. Çekicisince ilgilisine yapılan bildirim.

Ödeme buyruğu : [Bakınız: ödeme emri] Yatırımcıların bankalara belirli bir paranın ödenmesi sağlanılmak üzere yaptıkları yazılı buyruk. Bankaların ya da tecimcilerin aralarında para ödenmesi için birbirlerine yaptıkları karşılıklı buyruklar.

Ödeme çağrısı : Çoğunlukla anamal arttırımı işlerinde paydaşlara ödeme isteminde bulunulması.

Ödeme dengesi : Bir ülkenin belirli bir dönem içinde başka ülkelere yaptığı ödemelerle, yabancı ülkelerden sağladığı paralar arasındaki denge.

Ödeme dizeyi : (Oyunlar kuramı) Oyunlar kuranımda, iki kişilik bir oyunun tüm olası sonuçları için, bir oyuncunun öteki oyuncuya ne ölçüde ödeme yapacağını gösteren dizey. ay. bk. yitim dizeyi.

Diğer dillerde Ödem anlamı nedir?

İngilizce'de Ödem ne demek? : [Odem] n. breath, respiration

n. oedema, swelling, inflammation

adj. deserted, abandoned, forsaken, neglected; unrestrained, uninhibited

Fransızca'da Ödem : ìdème [le]

Almanca'da Ödem : n. Ödem

Rusça'da Ödem : n. отек (M)