Trans nedir, Trans ne demek
Trans; bir ruh bilimi terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Medyumların ruhla ilişki kurdukları zaman girdikleri özel hipnoz durumu.
- Kendinden geçme, içinde bulunduğu ortamdan başka bir dünyaya veya havaya geçme

"Trans" ile ilgili cümle
- "Mükrimin Hoca trans hâline girer, o gazanın kahramanları ile özdeşleşir." - H. Taner
Biyoloji'deki anlamı:
Moleküllerin stereoizomerlerinde atomların geometrik olarak farklı yönde yerleşmiş bulunmaları.
Her bir homologda bir dominant ve bir resesif alelin bulunduğu bağlantı durumu.
Golgi kompleksinin olgunlaşma yüzü.
İngilizce'de Trans ne demek? Trans ingilizcesi nedir?:
trans
Trans hakkında bilgiler
Trans, hipnoz veya herhangi bir medyum aracılığıyla girilen, vücudun haricî uyarıcılara kapalı olduğu yarı uyanık durum.
Trans, parapsikoloji sözlüklerinde “iradi hareketlerin yokluğuyla ve düşüncenin otomatizma durumuna geçmesiyle nitelenen psikolojik ayrışma hali” veya “paranormal bir fenomenin belirdiği, değişik derinlik derecelerindeki bilinçsizlik hali” olarak tanımlanır.
Bununla birlikte, şaman transında ve psikolojik ayrışma yöntemiyle edinilen transta görüldüğü gibi, bilincin kaybolmadığı trans halleri de vardır. Ruhçuluğa göre ruh ve beden ilişkisinin, dolayısıyla perispri ve beden ilişkisinin gevşemesiyle oluşan özel bir bilinç halidir. Metapsişikçiler sezgisel medyumluk yoluyla bilgi alınmasını sağladığından transı insanlığın manevi alandaki en önemli bilgi alma kaynağı olarak görürler.
Trans ile ilgili Cümleler
- Ben sadece Boston'dan transfer oldum.
- Ali Harvard'a transfer oldu.
- Yeni transfer öğrencisi hakkındaki dedikoduyu duydun mu?
- Transistör'ün icadı yeni bir çağ başlattı.
- Bir transfer talebinde bulunmak istiyorum.
- Ali transfer edildi mi?
- Ben transfer edilemem.
- Transit halindeyim.
- Trans halinde dolaşıyor.
- Transistörlü radyomun pilini değiştirmek zorundayım.
- Neden Mustafa transfer edildi?
Trans kısaca anlamı, tanımı:
Medyum : Ruhötesi iletişim kurma deneylerinde, ruhlarla insanlar arasında aracılık ettiğini ileri süren kimse.
İlişki : Bağlantı, temas. İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas.
Hipnoz : Sözle, bakışla telkinle sağlanan bir tür uyku durumu, hipnotizma.
Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
Geçme : Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça. Geçmek işi, mürur.
Transa geçmek : Kendinden geçmek, içinde bulunduğu ortamdan başka bir dünyaya veya havaya geçmek.
Transandantal : Deneyüstü.
Transandantalizm : Deneyüstücülük.
Transatlantik : Atlantik Okyanusu'nu aşarak Avrupa ve Amerika arasında çalışan gemi. Atlantik Okyanusu'nu aşan.
Transfer : Aktarma. Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürme. Alma.
Transformasyon : Dönüşüm.
Transformatör : Dönüştürücü.
Transformizm : Dönüşümcülük.
Transfüzyon : Kan ve kan ürünlerinin damar yoluyla vücuda verilmesi.
Transistör : Germanyum veya silisyum elementlerinin yarı iletkenlik özelliklerinden yararlanılarak imal edilen, elektronik tüplerin elektrik titreşimlerini genişletmekte kullanılan, sağlam yapılı ve uzun ömürlü alet.
Transit : Geçici. Bir yerden dinlenmeden, beklemeden, durmadan (geçmek). Malların bir ülkenin topraklarından gümrüksüz geçmesi.
Transit geçmek : Bir yerden, dinlenmeden, beklemeden, durmadan geçmek. sürücü, trafik kurallarına uymamak. mal gümrüksüz geçmek.
Transkripsiyon : Çeviri yazı.
Transliterasyon : Yabancı yazıların, okunuşları dikkate alınmadan harf harf aktarılması, harf çevirisi.
Transmisyon : Elektrikli taşıtlarda dingilin motora göre gerek dikey gerek yatay düzende hareket etmesini sağlayan organ.
Transparan : Şeffaf.
Transplantasyon : Bitki nakli. Organ nakli.
Transport : Taşımacılık, nakliyat. Bir yerden başka bir yere taşıma, iletme, nakil.
Transseksüel : Hormon tedavisi görüp ameliyat olarak cinsiyet değiştiren.
Zaman : Dönem, devir. Belirlenmiş olan an. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Çağ, mevsim. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.
Ortam : Nesnel ve toplumsal yönlerle bazen kişinin iç dünyasını da kapsayan yakın çevre, vasat. Bir topluluğun veya toplulukların hareket alanı, platform. Bir kimsenin veya bir insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal, toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü. Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü.
Dünya : Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Dış, çevre, ortam. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Herkes.
Hava : Gökyüzü. Müzik parçalarında tür. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Keyif, âlem. Çevreyi kuşatan boşluk. Tarz, üslup. Esinti. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Çekicilik. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu.
Aracı : Ara bulucu. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador.
Uyarıcı : Uyarma özelliği olan, uyaran, münebbih.
Kapalı : Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. İçe dönük yaradılışta olan. Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. Gizli, saklı. Geçilmez durumda olan. Açık olmayan (giyecek). Bulutlu, karanlık (hava). Başı örtülü (kadın).
Trans aktif : Aynı ya da farklı kromozomlardaki genleri kontrol eden represör ve transkripsiyon faktörlerini kollayan DNA dizileri. Faktör gen kontrol dizisi.
Trans izomer : Çift bağ etrafında bulunan grupların düzlemin faklı tarafında olduğu geometrik izomer.
Trans yağ asidi : Margarin, kızartılmış ürünler, puding vb. işlenmiş gıdalarda bulunan ve doymamış yağ asitlerinin hidrojenizasyonu sonucu oluşan bir yağ asidi.
Transa geçmek : kendinden geçmek, içinde bulunduğu ortamdan başka bir dünyaya veya havaya geçmek. İlgili cümle: "O garip bir transa girmişti; beni konuşturmak, nasıl aşağılık duygusu içinde kıvrandığımı işitmek istiyordu." A. Ümit.
Transabdominal : Karın duvarı aracılığıyla.
Transaktinit elementler : Periyodik çizelgede atom numarası 103den büyük olan elementlere verilen genel ad.
Transaktivatör etki : Bir genin ürününün aynı genom üzerinde bulunan diğer gen ürünlerinin üretimini artırması.
Transaldolaz : Ketoz şekerlerden aldoz şekerlere üç karbonlu birimlerin transferini sağlayan ve beş karbonlu şekerlerden altı karbonlu şekerlerin üretiminde görev alan enzimlerden biri.
Transaminasyon : Amino grubunun (NH bir molekülden diğer bir moleküle taşınması. Amino gruplarının enzimler tarafından bir molekülden diğerine iki yönlü aktarılması. Amino grubunun, transaminaz aracılığıyla bir bileşikten diğer bir bileşiğe geçişi veya aynı bileşik içinde yer değiştirmesi. Bir alfa-aminoasidinden alfa-amino grubunun bir alfa-keto aside enzimatik olarak taşınması.
Transaminaz : Amino grubunun, bir bileşikten diğer bir bileşiğe geçmesini veya aynı bileşik içinde yer değiştirmesini sağlayan enzim, aminotransferaz. Aminotransferaz.
Diğer dillerde Trans anlamı nedir?
İngilizce'de Trans ne demek? : pref. over, across, beyond
n. train oil; fish oil
pref. trans, over, across, beyond
Rusça'da Trans : n. транс (M)

Bu kısımda Trans nedir? Trans ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Trans tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Trans hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.