Trancing türkçesi Trancing nedir

Trancing ingilizcede ne demek, Trancing nerede nasıl kullanılır?

Entrancing : Mest edici. Mest eden. Büyüleyici. Hayran eden.

Entrancingly : Mest eden bir şekilde. Hipnotize olmuş bir şekilde. Büyülenmiş bir tarzda. Etkileyici bir şekilde. Vecit haline koyarak. Kendinden geçirerek. Teshir ederek. Büyüleyici bir şekilde. Büyüleyerek.

Recalcitrancies : İnatçılık. Dik başlılık. İtaatsizlik. Söz dinlemezlik.

Trance : Hipnoz hali. Kendinden geçme. Kendinden geçme hali. Dalınç. Hipnoz. İstiğrak. Büyülemek. Vecit. Trans. Esrime.

Tranced : İstiğrak. Dalınç. Kendinden geçme hali. Büyülemek. Trans. Esrime. Kendinden geçme. Hipnoz. Vecit hali. Vecit.

Be in a trance : Transa geçmek.

Audience entrance : Seyircinin seyir yerine giriş kapısı. Seyirci girişi.

Tranche : Dilim. Parça. Tranş. Kısım.

Adit entrance : Galeri girişi. Galeri ağzı.

Went into a trance : Kendi iradesi ve vücudundan koparak bir hipnoz durumuna girdi. Transa girdi.

İngilizce Trancing Türkçe anlamı, Trancing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trancing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bewitches : Cezbetmek. Afsunlamak. Büyü yapmak. Aklını almak. Kendine bağlamak.

 

Preparation : Preparat. Hazır ilaç. Endüstriyel kuruluşlarca, standart bir biçim ve ambalaj içinde ve üretenin koyduğu adla pazarlanmış ilaç, preparat. Bilgisayar, kimya, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. İhzarat. Müstahzar. Hazırlık yapma. Giriş müziği. Hazırlık. Bir kimyasal özdeğin elde edilmesi için uygulanan süreç.

Bedazzles : Büyülemek (argo terim). Göz kamaştırmak. Şaşırtmak.

Carries : Nakletmek. Başarı kazanmak. Geçirmek. Sağlamak. Satışa sunmak. Üzerinde bulundurmak. (toplama ve çarpmada sayıyı sonuncu basamağa) geçirmek. Taşımak. Götürmek. Taşıyıcılık yapmak.

Drill : Çalıştırmak. Sonda ile yoklamak. Delgi. Sondaj yapmak. Dril. Matkapla delmek. Tatbikat. Frez. Herhangi bir işte kendiliğinden ve hızla doğru sonuca ulaşmayı öğrencilere kazandırmayı amaçlayan öğretim etkinliği. beden çalışmalarında temel becelerilerin elde edilmesi ve bu becerilerin pekiştirilmesi için yapılan yineleme işi. Delik açmak.

Allures : Aklını başından almak (argo terim). Çekmek. Ayartmak. Albeni. Baştan çıkarmak. Cezbetmek. Çekici. Çekme. Aklını çelmek.

Toilet training : Tuvalet eğitimi. Bir çocuğa bebek bezi yerine tuvaleti kullanmayı öğretme.

Blackouts : Kararma. Göz kararması. Bayılmak. Karartmak. Baygınlık. Örtbas etme. Elektrik kesintisi. Kararm. Yayının kesilmesi.

Beguile : Kandırmak. Hoşça geçirmek. Ayartmak. Saptırmak. Eğlendirmek. Cezbetmek. Aklını çelmek. Aldatmak. Nasıl geçtiğini anlamamak. Çekmek.

Swoon : Bayılmak. Baygınlık geçirmek. Bayılma. Baygın hal. Baygınlık.

Trancing synonyms : practice session, athletic training, skull practice, military training, retraining, elocation, trances, mesmerism, beguiles, stupors, discipline, draftsmanship, ecstasies, blackout, recitation, abandon, frenzies, grooming, allured, captivates, captivate, ectasis, swooned, exaltation, hypnosis, carry, bedazzle, activity, frenzy, becharm, stupor, extacy, trance.

 

Trancing zıt anlamlı kelimeler, Trancing kelime anlamı

Inactivity : Hareketsizlik. Etkisizlik. Avarelik. Tesirsizlik. Tembellik. Üşengeçlik. Durgunluk.

Junior : Yaşça küçük kimse. Küçük. Daha genç. Mevki veya kıdemce küçük olan kimse. İki kişiden küçük olanı. Babasıyla aynı adı taşıyan kimsenin adına eklenir. Genç. Yaşça küçük. Oğul. Çocuk.