Edema türkçesi Edema nedir

  • Ödem.
  • Su toplanması.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Hücreler arasında, doku aralıklarında ve vücut boşluklarında normal dışı miktarlarda, yerel veya genel olarak sıvı birikmesi veya sıvının varlığı, dropsi, hidrops. özgün bir hastalık olmayıp çeşitli bozukluklara ilgili bir değişimdir. kanın veya doku sıvısının hidrostatik veya ozmotik basıncı arasında değişimler, kılcal damaların geçirgenliğindeki değişimler, lenf veya toplardamarlardaki tukanıklıklardan kaynaklanır.
  • Deri altı dokularında aşırı sıvı toplanması, şişlik.

Edema ingilizcede ne demek, Edema nerede nasıl kullanılır?

Edema disease : Ödem hastalığı. Sütten kesilen domuz yavrularında, escherchia coli’nin, bağırsak florasında normal olarak bulunan suşuna bağlı, kısa seyirli ve ani ölümler veya sinirsel belirtilerle belirgin birçok yönlerden koyunların enterotoksemisine benzeyen ve rasyondaki karbonhidrat miktarının artırılmasıyla yakından ilişkili olarak ortaya çıkan hastalık, domuzların ödem hastalığı, escherchia coli entereotoksemisi, bağırsak ödemi.

Edema laryngis : Larenks ödemi. Gırtlak ödemi.

Swine edema disease : Domuzlarda ödem hastalığı. Ödem hastalığı.

Allergic edema : Alerjik ödem. Vücuda dışarıdan giren veya metabolizma sırasında açığa çıkan histamin ve benzeri maddelerin kılcal damarların geçirgenliğini artırmaları ve kanın sıvı kısmının sızmasıyla oluşan yerel şişlik.

 

Angioneurotic edema : Anjiyoödem. Anjiyonörotik ödem.

Pulmonary edema : Kanın sulu kısmının akciğer alveolleri ve intersitisiyel dokusunda birikmesi sonucu akciğerlerin şişmesi. hidrostatik basıncın yükselmesi, alerjik ve yangısal nedenlerle kılcal damar geçirgenliğin artması sonucu oluşur. Akciğer ödemi. Pulmoner ödem.

Gut edema : Ödem hastalığı. bağırsak duvarında biçimlenen ödem. Bağırsak ödemi.

Corneal edema : Kornea ödemi. Kornea stromasında sıvı birikmesi, mavi göz. gözyaşı sıvısının stromaya girmesi veya kornea endotelinden elektrolit atılmasının yetersizliğinden kaynaklanır. köpeklerde infeksiyoz kanin hepatitis ve kanin adenovirüs 1 ve 2’ nin oluşturduğu uveitis ve korneal bulanıklık.

Bowel edema : Bağırsak ödemi. Ödem hastalığı. bağırsak duvarında biçimlenen ödem.

Physiologic mammary edema : Doğum öncesi dönemde biçimlenip doğum sonrası birkaç hafta devam eden meme ödemi. bu tip ödeminde ağrı yoktur ve doğum öncesi memelerde simetrik olarak gelişir. kronik hale geçer veya laktasyon boyunca kalır. Fizyolojik meme ödemi.

İngilizce Edema Türkçe anlamı, Edema eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Edema ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abattoir : Salhane. Mezbaha. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi.

Abdomen : Batın. Abdomen. Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın (böcek gövdesinde).

 

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı. Abdominal ağrı.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Swelling : Kabarma. Kabarık. Yükselme. Şişkinlik. Yumru. Yükseltme. Şişme. Şişlik. Büyüme.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Hydropsy : Hidropsi. Vücutta anormal bir şekilde su toplanması (tıp veya medikal terimi). İstiska. Dropsi.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Edema synonyms : scleredema, quincke's edema, cystoid macular edema, atrophedema, periodic edema, giant hives, brain edema, oedemata, a dna, dropsies, hydrops, abdominal fat necrosis, angioedema, abdominal distention, abaxial, a c deformity, ascites, oedema, a crochordon, anasarca, chemosis, edemata, dropsy, abamectin, lump, cerebral edema, a amplitude mod, abdominal ovariectomy, lymphedema, puffiness, edemas, papilledema.

Edema ingilizce tanımı, definition of Edema

Edema kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as œdema.