Gizli işsizlik nedir, Gizli işsizlik ne demek
Gizli işsizlik; İktisat, Maliye, Sosyoloji alanlarında kullanılan bir sözcüktür.
İktisat terim anlamı:
Bir işyerinde işçilerden bir kısmı işten çekildiği halde üretimde herhangi bir azalmanın sözkonusu olmadığı, yani kişilerin açık şekilde işsiz görünmemelerine rağmen gerçekte üretime hiçbir katkılarının olmadığı işsizlik türü. karşılığı açık işsizlik.
Sosyoloji'deki terim anlamı:
Özellikle az gelişmiş toplum ve topluluklarda, daha çok da bunların kırsal kesimlerinde çalışma çağındaki bir bölüm nüfusun üretimde herhangi bir artış sağlamadığı halde çalışmada yer alması; bir kişinin verimli olarak yapabileceği üretim etkinliğini birden çok kişinin yapması durumu.
Teknik terim anlamı:
Çalıştırılan işçi sayısının belirli bir üretimi sağlamağa yeterli olacak sayıda çok olması.
Gizli işsizlik anlamı, tanımı
İşsiz : İşi olmayan. Cari ücret düzeyinde çalışma istek ve yeteneğine sahip olmasına rağmen iş bulamayan kişi
İşsizlik : İşsiz kalma, iş bulamama durumu. Bir iş yeri için durgunluk dönemi. Kişinin herhangi bir nedenle işini yitirmesi ve bir yenisini bulma çabası içine düşmesi durumu. Cari ücret düzeyinde emek sunumunun emek istemini aşması durumu. Bir ülkede, bölgede ya da anakentte, çalışma çağındaki insanların bir bölümünün, istençleri dışında, çalışmalıklı bir işten yoksun bulunmaları durumu. İşçilerin yetenekli oldukları alanlarda kendileri için çalışabilecek bir yer sağlayamamaları. İş gücü ve yerinin işçinin çalışmasını sağlayacak genişlik ve güçte olmaması. Bir toplumda, bir toplumsal kümede çalışma çağındaki nüfusun bir bölümünün istençleri dışında ücretli işten yoksun bulunması durumu.
Gizli : Görünmez, belli olmaz bir durumda olan, edimsel karşıtı. Başkalarından saklanan, duyurulmayan, saklı kalan, mahrem, mestur, nihan. Niteliği anlaşılmayan, bilinmeyen. İlgili kişi veya makamlarca değerlendirilmesi amacıyla kurum içi veya kurumlar arası gönderilen yazının, belgenin, raporun ve yayınların taşıdığı gizlilik derecesini bildiren terim. Saklı olarak, saklayarak.
Açık işsizlik : Geçerli ücret düzeyinde, çalışma isteği ve gücünde olduğu halde kişinin kendi iradesi dışında işsiz kalması durumu. Bir kentte ya da bölgede yaşayan çalışabilir nüfusun, iş aramalarına karşın çalışamaz durumda bulunması.
Kırsal kesim : Kırsal alanda ağırlıklı olarak tarım ve tarıma dayalı üretimin yapıldığı kesim.
Az gelişmiş : Gelişmesi gecikmiş olan. Eğitim düzeyi düşük kalmış, üretimi genel olarak ilkel tarıma dayanan, doğal kaynaklarını gereğince değerlendiremeyen (ülke).
Yer alması : Yer elması, yumrusu patatese benzer bitki.
Topluluk : Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi, toplum, camia, cemiyet. Vücudun dolgun olma durumu. Sanatçı grubu. Aynı türden canlıların bir araya gelmesiyle oluşan küme. Aynı yerde bulunan insan kalabalığı. Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup, ansambl.
Gelişmiş : Gelişme gösteren, ümranlı.
Gerçekte : Aslında, tam anlamıyla, hakikatte.
Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.
Görünme : Görünmek işi.
Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.
Sağlama : Sağlamak işi. Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılmış olan kontrol işlemi, mizan.
Verimli : Verimi iyi ve bol olan, bitek, randımanlı, mahsuldar, mümbit, müsmir, verimkâr. Çok yazan, velut. Kendisinden beklenen sonucu veren, semereli.
Belirli : Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen.
Yeterli : Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgisi olan, kifayetli, ehliyetli. Gereksinimlere cevap veren, ihtiyaçları karşılayan. Bir görevi, işlevi yerine getirme gücü olan, etkisi olan.
Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.
Üretim : Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme, istihsal, tüketim karşıtı.
Diğer dillerde Gizli işsizlik anlamı nedir?
İngilizce'de Gizli işsizlik ne demek ? : disguised unemployment, concealed unemployment, secret unemployment

Bu kısımda Gizli işsizlik nedir? Gizli işsizlik ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Gizli işsizlik tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Gizli işsizlik hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.