Açık işsizlik nedir, Açık işsizlik ne demek
Açık işsizlik; İktisat, Şehir alanlarında kullanılan bir kelimedir.
İktisat terim anlamı:
Geçerli ücret düzeyinde, çalışma isteği ve gücünde olduğu halde kişinin kendi iradesi dışında işsiz kalması durumu.
Teknik terim anlamı:
Bir kentte ya da bölgede yaşayan çalışabilir nüfusun, iş aramalarına karşın çalışamaz durumda bulunması.
Açık işsizlik anlamı, kısaca tanımı
İşsiz : İşi olmayan. Cari ücret düzeyinde çalışma istek ve yeteneğine sahip olmasına rağmen iş bulamayan kişi
İşsizlik : İşsiz kalma, iş bulamama durumu. Bir iş yeri için durgunluk dönemi. Kişinin herhangi bir nedenle işini yitirmesi ve bir yenisini bulma çabası içine düşmesi durumu. Cari ücret düzeyinde emek sunumunun emek istemini aşması durumu. Bir ülkede, bölgede ya da anakentte, çalışma çağındaki insanların bir bölümünün, istençleri dışında, çalışmalıklı bir işten yoksun bulunmaları durumu. İşçilerin yetenekli oldukları alanlarda kendileri için çalışabilecek bir yer sağlayamamaları. İş gücü ve yerinin işçinin çalışmasını sağlayacak genişlik ve güçte olmaması. Bir toplumda, bir toplumsal kümede çalışma çağındaki nüfusun bir bölümünün istençleri dışında ücretli işten yoksun bulunması durumu.
Açık : Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.
Geçerli : Yürürlükte olan, uygulanan, meri, muteber. Beğenilen, tutulan.
Bulunma : Bulunmak işi.
Bir ken : Bir kez. Bir kere, bir defa.
Karşın : Bir şeyin gerekenin veya mantığın tersine olarak yapıldığını anlatan bir söz, rağmen.
Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.
Kalma : Kalmak işi. Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan.
Arama : Aramak işi, taharri. Sanığın yakalanması veya suç belgelerinin elde edilmesi için bir kimsenin evinde, iş yerinde, üzerinde veya eşyasında yapılmış olan araştırma işlemi.
Ücret : İş gücünün karşılığı olan para veya mal. Kiralanan veya satın alınan bir şey için ödenen para.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
İrade : Bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü, istenç. Buyruk. İstenç. İstek, dilek.
Nüfus : Kişi. Ortak bir özellik gösteren kimselerin bütünü. Bir ülkede, bir bölgede, bir evde belirli bir anda yaşayanların oluşturduğu toplam sayı, popülasyon.
Kendi : İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.
Gücün : Dara dar. Güçlükle, ancak, zorla.
Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.
Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
Diğer dillerde Açık işsizlik anlamı nedir?
İngilizce'de Açık işsizlik ne demek ? : open unemployment, involuntary unemployment

Bu kısımda Açık işsizlik nedir? Açık işsizlik ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Açık işsizlik tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Açık işsizlik hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.