Unemployment equilibrium türkçesi Unemployment equilibrium nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Tüketim, yatırım, devlet harcamaları ve net dışsatımdan oluşan toplam istemin tam işlendirme gelir düzeyinin diğer bir deyişle doğal gayrisafi yurtiçi hasılanın altında bir yerde gerçekleşmesi.
  • Eksik işlendirme dengesi.

Unemployment equilibrium ingilizcede ne demek, Unemployment equilibrium nerede nasıl kullanılır?

Unemployment : Coğrafya, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bir toplumda, bir toplumsal kümede çalışma çağındaki nüfusun bir bölümünün istençleri dışında ücretli işten yoksun bulunması durumu. Aylaklık. İşçisizlik. Cari ücret düzeyinde emek sunumunun emek istemini aşması durumu. İşsizlik. Bir ülkede, bölgede ya da anakentte, çalışma çağındaki insanların bir bölümünün, istençleri dışında, çalışmalıklı bir işten yoksun bulunmaları durumu. Kişinin herhangi bir nedenle işini yitirmesi ve bir yenisini bulma çabası içine düşmesi durumu.

Equilibrium : Dengeli olma. Karşıt etkilerin birbirine eşdeğer olduğu durum. Halk kültürünü oluşturan öğeler arasında varolduğu savunulan denge. (bu öğelerden biri üzerine yapılan bir baskı, kendini diğer öğeler üzerine ileteceğinden ilgili halk kültürü düzeni bozulacaktır. eğer, öğe üzerindeki baskı kaldırılacak olursa, çok kez halk kültürü düzeni eski durumuna dönüşmektedir.) bk. denge kuramı. Tarafsızlık. Denge durumu. İki ya da daha çok gücün eşitleşmesinin, başka deyişle aralarındaki etkileşmenin ürünü olan göreli bir durgunluk durumu. Isildevimbilimde, kapalı dizgenin en son vardığı, ne denli beklense de değişmeyecek duru. Muvazene. Denge . Kararlılık.

 

Unemployment assistance : İşsizlik yardımı. İşsizlik ödeneğinden yararlanma koşullarına sahip olmayanlara, yararlanma hakkına sahip olmakla birlikte ödenek almak için başvuru yapmayanlara veya işsizlik ödeneğinden yararlanma süresi sona erenlere çeşitli biçimlerde devlet tarafından yapılan ödemeler.

Unemployment benefit : İşsizlik sigortası kapsamında bulunanlara (sigortalı işsizlere) işsiz kalmaları durumunda işsizlik sigortası fonundan yapılan ödeme. İşsizlik ödeneği. İşsizlik ödentisi. İşsizlik parası. İşsizlik tazminatı. İşsizlik yardımı.

Unemployment benefits : İşsizlik parası.

Unemployment compensation : İşsizlik ödentisi. İşsizlik ödemeleri. İşsizlik yardımı. İşsizlik tazminatı. İşsizlik ödeneği. İşsizlik ücreti. İşsizlik parası. İşsiz insanlara verilen para.

İngilizce Unemployment equilibrium Türkçe anlamı, Unemployment equilibrium eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unemployment equilibrium ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Unemployment equilibrium synonyms : abolition of forced labour convention, abnormal budget, a shift in demand, below full employment equilibrium, a type mutual funds, abnormal budget expenditures, a change in demand.