Employment multiplier türkçesi Employment multiplier nedir
- İşlendirme çoğaltanı.
- İktisat alanında kullanılır.
- Tüm kesimlerin sonul isteminde bir birimlik artışın toplam işlendirmede ne kadar artış sağlayacağını gösteren katsayı.
Employment multiplier ingilizcede ne demek, Employment multiplier nerede nasıl kullanılır?
Employment : Görev. Çalışma. Uğraş. İşlendirme. İş alma. Memuriyet. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Geniş anlamda üretim faktörlerinin, dar anlamda ise emeğin üretim sürecinde kullanılması. Hizmet. İş.
Multiplier : Gelir harcama modelinde, otonom kalemlerin herhangi birinde ortaya çıkan değişmenin reel gayrisafi yurtiçi hasıla üzerinde yarattığı kendisinden daha büyük etkiyi gösteren, 1931 yılında ilk kez richard f. kahn tarafından geliştirilen ve daha sonra da j. m. keynes tarafından ayrıntılandırılarak kullanılan katsayı. bu katsayı otonom harcamanın türüne göre farklı terimlerle tanımlanmaktadır. Çoğaltıcı. Çarpan. Çoğaltan. Çarpıcı. Bilgisayar, fizik, iktisat alanlarında kullanılır. Bir etkiyi artırmaya yarayan aygıt.
Sectoral employment multiplier : Herhangi bir kesimin sonul isteminde bir birimlik artışın toplam işlendirmede ne kadar artış sağlayacağını gösteren katsayı. tüm kesimlerin sonul isteminde bir birimlik artışın belli bir kesimdeki işlendirmede ne kadar artış sağlayacağını gösteren katsayı. Kesimsel işlendirme çoğaltanı.
Employment agencies : İş bulma kurumu. İş bulma kurumları. İş ve işçi bulma kurumları. İş piyasasının düzenlenmesine katkıda bulunan, iş ve işçi arayanlara aracılık eden resmi veya özel kurumlar.
Employment agency : İş bulma kurumu. İş bulma büroları. İş ve işçi bulma kuruluşu. İş bulma bürosu. İş ve işçi bulma kurumu. Özel istihdam bürosu.
Employment application : İş başvurusu.
İngilizce Employment multiplier Türkçe anlamı, Employment multiplier eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Employment multiplier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Employment multiplier synonyms : a shift in individual demand, ability to pay approach, a change in individual demand, a group shares, a shift in supply, a shift in demand.

Bu kısımda Employment multiplier kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Employment multiplier ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Employment multiplier anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Employment multiplier ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.