Aliens türkçesi Aliens nedir
- Yaratık.
- Aktarma (dilbilgisi terimi).
- Yabancı uyruklu kimse.
- Yabancı kelime.
- Yabancı.
- Yabancılar.
- Ecnebi.
- Haklardan mahrum bırakılan kimse.
Aliens ile ilgili cümleler
English: Meanwhile, we depict aliens doing really weird stuff.
Turkish: Bu arada, Biz garip şeyler yapan uzaylıları tanımlıyoruz.
English: I think it's unlikely that aliens similar to what we see in the movies have ever visited our planet.
Turkish: Filmlerde gördüklerimize benzer uzaylıların şu ana kadar gezegenimizi ziyaret etmiş olmalarının olası olmadığını düşünüyorum.
English: She was abducted by aliens from the planet Tatoeba.
Turkish: Uzaylılar tarafından Tatoeba gezegeninden kaçırıldı.
English: Are aliens real?
Turkish: Uzaylılar gerçek mi?
English: Most scientists are contemptuous of reports that aliens from outer space have landed on the Earth.
Turkish: bilim adamlarının Çoğu dışten gelen uzaylılar ve Dünya'ya indiklerini raporları hor olduğun inanıyorlar.
Aliens ingilizcede ne demek, Aliens nerede nasıl kullanılır?
Aliens police : Yabancılar polisi.
Alien corn : Yabancı bir ülkede bulunma anlamına gelen mecazi ifade (ruth'un kitabı).
Alien property : Yabancı mülkiyeti.
Alien subjects : Yabancı uyruklu yurttaşlar. Yabancı uyruklu vatandaşlar.
Alien tone : Yabancı ton.
Alien : Uymayan. Uzaylı. Yabancı. Değişik. Farklı. Haklardan mahrum bırakılan kimse. Yaratık. Karşıt. Başka bir ülkeye ait. Aktarma (dilbilgisi terimi).
Alienable : Devir ve ferağı mümkün. Aktarılabilir. Temlik edilebilir. Devredilebilir. Satılabilir. Ferağı mümkün. Devir ve ferağı kabil. Başkasına devredilebilir. Temlik ve ferağı mümkün.
Alienage : Yabancı uyruklu olma. Yabancılık.
Alienages : Yabancılık. Yabancı uyruklu olma.
Enemy alien : Düşman uyruklu şahıs.
İngilizce Aliens Türkçe anlamı, Aliens eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Aliens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Traveler : Seyyar iskele. Seyahat eden. Transbordör. Gezmen. Pazarlamacı (ingiliz ingilizcesi). Seyahat eden kimse. Bkz.traveller. Yolcu. Gezgin. Satış temsilcisi (gezici).
Gringo : Amerikalı. İngiliz.
Exotic : Garip. Tuhaf. Yabansı. Doğallaştırılmamış yabancı bitki ya da hayvan. Bir tiyatro yapıtında yabancı ülkelerle ilgisi bulunan (olay, konu, tip, renk vb.). Çekici. Yabancı malı. Yerli olmayan yabancı bitki veya hayvan. Tiyatro yapıtında seyirciye yabancı, ama ilginç gelen olay, konu, kişi, renk vb.
Critters : Varlık. Mahluk.
Exile : Sürmek. Sürmek (yurt dışı vb). Yurdundan sürülme. Sürgüne göndermek. Sürgün etmek. Kovmak. Sürülen kişi. Sürgüne yollamak. Sürgün edilen kimse. Sürgün.
Extrinsic : Dışarıdan. Ekstrinzik. Dıştan gelen. Eğreti. İkincil. Dışarda. bir organ ya da bir parçasının içinde olmayan kas. 3.hücre zarının dışında ya da kısmen dışarı doğru bulunan proteinler. periferal proteinler. Dış güdümlü. Geçici.
Exotica : Tuhaf şey. Ekzotik. Harici. Dışarıdan gelme. Başka ülkelere ait olanları benimseme eğilimi. Yerli olmayan. Dikkati çeken şey. Garip şey. Alışılmamış şey.
Stranger : El adamı. Acemi. Eloğlu. El. İşin yabancısı. Yaban.
Creatures : Yaratıklar. Varlık. Kul. Alet olan kimse.
Deportee : Sınır dışı edilmiş kimse. Sürgün. Sınır dışı edilen kimse. Sınırdışı edilen kimse.
Aliens synonyms : importee, attorney client relation, metic, traveller, case, external, foreign resident, auslander, foreigner, peregrine, aliening, noncitizen, foreign word, outlander, creature, wight, foreigners, barbarian, allochthonous, barbarous, thing, au pair, lawyer client relation, alien, critter, barbarians, strangers, extraneous, foreign, being, loanword, exotics, remote.
Aliens zıt anlamlı kelimeler, Aliens kelime anlamı
Citizen : Hemşeri. Bir devlet ya da ulusa mensup kişi. Bir devletin bağımı altında bulunan kimse. Yurttaş. Tebaa. Uyruk. Hemşehri. Sakin. İkamet eden kimse.
Native : Kültürel evrimin alt basamaklarında bulunan, doğaya büyük ölçüde bağlı olan, geleneklerle göreneklerin oluşturduğu bir düzen içinde yaşamını sürdüren ve tarihöncesi insanınkine benzer kültürel ve toplumsal bir yapıda varlığını yönlendiren birey. bk. ilkel toplum. Doğal. Bir maddenin normal yapısını muhafaza etmesi. bir proteinin ya da nükleik asidin normal yapısında olması. Bilgisayar, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Natif. Yerli. İlkel. Kendi doğal alanında bulunma. Katısız, saf ve kendine özgü özelliklerini kaybetmemiş olan. Doğal, doğuştan, basit, yerli.

Bu kısımda Aliens kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Aliens ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Aliens anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Aliens ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.