Ambal nedir, Ambal ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Şaşkın, serseri, budala.

Üzüm bağının bölümleri, evlek: Bu gece iki ambal bağ suladım.

Ambal ile ilgili Cümleler

  • Ali Mary'yi ambalajlamaya gönderdi.
  • Bir ambalaj şirketi için çalışmaktadırlar.
  • İnsanlar, ambalajlar ve gazlı içecek kutuları gibi çöplerini doğaya atmaktadırlar.
  • Ambalajı bozuk bir ürünün kaliteli olduğuna insanları ikna etmek, ambalajı yenilemekten yüz kat daha zor sayılır.
  • Hiç ambalaj kağıdın var mı?

Ambal ile ilgili Atasözü veya Deyim

ambalaj yapmak : eşyayı mukavva, kâğıt, tahta, plastik ve benzerleri malzemeyle sarmak, kaplamak.

Ambal anlamı, tanımı

Amba : Ama

Ambala : Ambarlar.

Ambalaj gazı : Gıda maddelerinin ambalajlanması sırasında paketin içindeki havanın vakumlanmasından sonra yerine konan gaz veya gaz karışımı.

Ambalaj sanayii : Paketlemede ve kutulamada kullanılan ürünlerin üretildiği sanayi. Ülkelerin dışalımda bulundukları sanayi mallarını yalnızca paketlemelerine ya da kutulamalarına dayalı sanayi.

Ambalajsızlık : Ambalajsız olma durumu.

İç ambalaj : Gıda maddesiyle doğrudan temasta olsun veya olmasın, bir birim olarak tüketiciye sunulmak üzere, gıda maddesinin üretimi sırasında içine konulduğu koruma malzemesi ve ambalajı.

Vakum ambalajlama : Besin maddeleri, uygun paketleme materyali içine koyulduktan sonra, paket içindeki havanın vakum pompasıyla boşaltılıp ağzının makineyle kapatılmasıyla yapılan ambalajlama yöntemi.

 

Yanıltıcı ambalaj : İçindeki ürünün gerçek miktarı, içeriği ya da kalitesi konusunda tüketiciyi yanıltan ambalaj.

Ambalaj : Eşyayı sarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plastik vb. malzeme.

Ambalajcı : Ambalaj yapan kimse.

Ambalajcılık : Ambalajcının yaptığı iş.

Ambalajlama : Ambalajlamak işi.

Ambalajlamak : Ambalaj yapmak.

Ambalajlanma : Ambalajlanmak durumu.

Ambalajlanmak : Ambalajlı duruma gelmek.

Ambalajlı : Ambalajlanmış. Ambalajlanmış bir biçimde.

Ambalajsız : Ambalajlanmamış. Ambalajlanmamış bir biçimde.

Ambale : "Birini düşünemez duruma getirmek, çok yormak, fazla gaz vererek otomobili çalışamaz duruma getirmek" anlamlarındaki ambale etmek ve "çok yorulup iş göremez, düşünemez duruma gelmek" anlamındaki ambale olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.

Serseri : Belli bir işi ve yeri olmayan, başıboş (kimse), hayta. Amaçsız. Tutarsız, beğenilmeyen davranışları olan (kimse). Belli bir hedefi olmayan, belli bir hedefe atılmamış olan, rastlantıyla gelen (kurşun, mayın vb.).

Şaşkın : Düşünceleri dağılmış, karışmış, ne yapacağını bilemez duruma gelmiş. Akılsız, sersem, budala.

Diğer dillerde Amazon papağanı anlamı nedir?

İngilizce'de Amazon papağanı ne demek ? : amazon