Archaeozoic türkçesi Archaeozoic nedir

  • En eski jeolojik cağ ile ilgili olan.
  • Arkeozoik.

Archaeozoic ingilizcede ne demek, Archaeozoic nerede nasıl kullanılır?

Archaeo : İlkel. Eski. Arkeolojiye ait veya ilgili.

Archaeocyte : Süngerlerde bulunan hücre türü (zooloji). Arkeosit.

Archaeologian : Arkeolojiye ait veya ilgili. Arkeoloğa ait veya ilgili. Arkeolojiye özgü.

Archaeologic : Kazıbilimsel. Arkeolojik.

Archaeological : Kazıbilimsel. Arkeolojik.

Archaeology : Tarih öncesi uygarlıkları, özellikle kazılar yoluyla elde edilen özdeksel kalıntılarını yorumlayarak inceleyen bilim dalı. Arkeoloji. Kazıbilim.

Archaeologically : Arkeolojik bakış açısından (ilk insanların yaptıkları sanat eserleri aracılığı ile antik kültürler incelemesi ile ilgili). Arkeolojik olarak.

Archaeopteryx : Kuyruğu ve dişleriyle sürüngenleri gövdesiyle tavuğu andıran jura çağında yaşadığı bilinen ilk kuş. Arkeopteriks.

Archaeologist : Kazıbilimci. Arkeolog.

Archaeologists : Arkeolog. Kazıbilimci. Arkeologlar.

İngilizce Archaeozoic Türkçe anlamı, Archaeozoic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Archaeozoic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Archeozoic : Arkeozonik. En eski jeolojik çağ ile ilgili.

Archean : Prekambriyen zamanının iki bölümünden birincisi ile ilgili veya ait olan. (jeoloji) bilinen ilk kaya şekilleriyle ilgili. Başlangıç çağı. Arkeen.

 

Early : Erkenden. Önceki. Eski. Erken. İlk zamanlarında. İlk. -in başlarında.

Precambrian : İlk jeolojik dönem. Kayaların ilk teşekkülünden itibaren 590 yıl öncesine kadar devam eden, sonuna doğru çok hücreli hayvanların ilk defa ortaya çıktığı kambriyumdan önceki çağ. Prekambriyum. Prekambriyen.

Archaeozoic synonyms : archeozoic eon, archaeozoic aeon, archean aeon, precambrian aeon, precambrian eon, archean eon, precambrian period.

Archaeozoic zıt anlamlı kelimeler, Archaeozoic kelime anlamı

Late : Ölü. Müteveffa. Son zamanlarda olan. Geç. Geç kalan. Son. Tehirli. Gecikmiş. Rahmetli. Geçen.

Middle : Aradaki. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Orta kısım. Vasati. Göbek adı. Bel. Ortadaki. Ara. Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler. Orta yer.