Areal extent türkçesi Areal extent nedir
- Jeoloji alanında kullanılır.
- Alansal kapsam.
- Alansal uzanım.
- Bir katmanın yeryüzünde kapladığı alan.
- Yüzey kaplamı.
Areal extent ingilizcede ne demek, Areal extent nerede nasıl kullanılır?
Areal : Sınırlı ve ayrıtları belli bir çevre ya da alana ilişkin olan. Yersel.
Extent : Boyut. Özdeğin kapladığı yer büyüklüğü ya da bir şeyin nereye dek vardığı. bk. uzamsal özellik. Uzam. Ölçü. Saha. Bir kavram, simge ya da davranışın uzanım alanı ya da oluşturucu öğelerinin tümü. bk. içlem. Kapsam. Mertebe. Alan. Derece.
Areal chart : Verileri, ikiboyutlu çizel (geometrik) biçimler ya da alanlarla simgeleyerek dile getiren çizim. bk. çizimleme. Düzlemli çizim.
Areal density : Bellek yoğunluğu. Bölgesel yoğunluk. Bir disk üzerine yazılabilen veri miktarı.
Areal velocity : Alan hızı. Devinen bir cismi duran bir noktaya (konsayı başlangıcı) birleştiren doğru parçasının (yarıçap vektörü) birim zamanda süpürdüğü alan.
İngilizce Areal extent Türkçe anlamı, Areal extent eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Areal extent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Adventive cone : Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. İlerleme konisi. Parazitik koni. Ek koni. İlerleme hunisi.
Acid fumarole : Asit tüten. Ekşit (asit) tüten. Asit fümarol. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.
Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.
Abrasive power : Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı güç. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.).
Abyss : Uçurum. Abis. Dipsiz gibi görünen yer. Tamu. Dibi olmayan çukur. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Varta. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Cehennem.
Alcalic fumarole : 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Alkali tüten.
Alkali rocks : Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaç. Alkali kayaçlar.
Absolute age : Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Kesin yaş. Mutlak yaş. Salt yaş.
Adjacent rock : Yantaş. İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç.
After shock : Artçı deprem (depremden sonra). Art sarsıntı. Artçı şok. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı sarsıntı.
Areal extent synonyms : agricultural geology, advance of aglacier, acrozone, abysal environment, absolute chronology, algonkian.

Bu kısımda Areal extent kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Areal extent ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Areal extent anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Areal extent ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.