Argumentation türkçesi Argumentation nedir

Argumentation ingilizcede ne demek, Argumentation nerede nasıl kullanılır?

Argumentation of punishment : Bir hukuk davasında suçlunun alması gereken cezanın ne olacağı konusunda avukatların tartıştıkları süre. Ceza yargılaması.

Argumentative : Kanıt türünden. Münakaşacı. Delil türünden. Tartışmalı. Tartışmaya açık. Tartışmacı. Tartışmayı seven. Tartışılır. Eleştirici.

Argumentatively : Tartışmaya açık bir halde. Tartışmayı sever bir biçimde. Tartışmalı bir şekilde. Kavgacı bir şekilde. Tartışmalı olarak. Tartışmaya açık bir şekilde. Hırçın bir şekilde. Eleştirici bir şekilde.

Argumentativeness : Tartışmaya açık olma niteliği. Kavgacı yapı. Kavgacılık. Tartışmacılık.

Overargumentative : Aşırı derecede tartışmaya eğilimli. Aşırı derecede tartışmaya açık. Aşırı tartışmalı.

Argumental : Münakaşa veya delil göstermeye ait.

İngilizce Argumentation Türkçe anlamı, Argumentation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Argumentation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Altercations : Anlaşmazlık. Kavga. Ağız kavgası. Atışma.

Abstract thought : Soyut düşünce.

Probations : Deneme. Gözaltında tutma koşuluyla salıverme. Şartlı tahliye. Meşruten tahliye. Deneme süresi. Göz hapsinde tutma. Gözaltı. Tecrübe. Staj.

 

Arguing : İspatı olmak. İtiraz etmek. Karşı gelmek. Göstergesi olmak. İddia etmek. Savunmak. Birbirine aykırı düşünce, görüş ve tutumların karşılıklı savunulması. Görüşmek. İkna etmek.

Adjudicature : Hüküm verme. Mahkeme kararı veya hükmü. Mahkemenin karar veya hüküm verdiği süreç.

Probation : Staj. Deneme. Tecrübe. Göz hapsinde tutma. Şartlı tahliye. Deneme süresi. Gözaltında tutma koşuluyla salıverme. Gözaltı. Meşruten tahliye.

Evidence in support : Teyit etme. İspat. Doğrulama.

Vindication : Koruma. İntikam. Temize çıkarma. Doğrulayan şey. Hakkını koruma. Teyit. Haklı çıkarma. Savunma. Suçsuzluğunu kanıtlama.

Judgement : Karar. Netice. Muhakeme. Sonyargı. Tahmin. Düşünce. Hüküm. Yargı gücü. Bkz.judgment.

Line : Sıra. Düzdizim çizgisi. Astarlamak. İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı. Bir sokaktaki yapıların, birbirine bakarak içerde ve dışarda yerleşmelerini önlemek, sokağa koşut ve sokaktan eşit uzaklıkta yer almalarını sağlamak üzere, önyüz çizgilerinin çakışması ya da koşut gitmesi istenen varsayımsal çizgi. Astar kaplamak. Çizmek. Özellikle pelajik balıkların avlanmasında kullanılan, yemli 2-7 iğneden oluşan olta takımı. Askı halatı. Dizmek.

Argumentation synonyms : line of inquiry, line of reasoning, logical argument, line of questioning, logical thinking, adjudications, logomachy, vindications, proving, bickering, proof, attestations, bickerings, judicial, argy bargy, give and take, judgment, controversy, barney, examen, controversies, adjudication, substantiations, argle bargle, reasoning, trials, broil, word, broils, bust up, bun fight, policy, judging.

 

Argumentation ingilizce tanımı, definition of Argumentation

Argumentation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of forming reasons, making inductions, drawing conclusions, and applying them to the case in discussion. The operation of inferring propositions, not known or admitted as true, from facts or principles known, admitted, or proved to be true.