Asian türkçesi Asian nedir

  • Abd'de uzakdoğu dahil asya'nın herhangi bir yerinden gelen kişi.
  • Asya'ya özgü.
  • Asyalı.
  • Asya'ya ait.
  • Asya ile ilgili.
  • İngiltere'de hint alt kıtası veya çevresinden gelen kişi.
  • Asya.
  • Asya kıtasıyla ilgili veya ona ait.

Asian ile ilgili cümleler

English: African elephants have bigger ears than Asian elephants.
Turkish: Afrika fillerinin, Asya fillerinden daha büyük kulakları var.

English: Bush doesn't want to make wars in order to control Central Asian oil.
Turkish: Bush Orta Asya petrolünü kontrol etmek için savaşmak istemiyor.

English: I am interested in Asian history.
Turkish: Asya tarihi ile ilgileniyorum.

English: Bangladesh is an Asian country.
Turkish: Bangladeş bir Asya ülkesidir.

English: He's attracted to Asian women.
Turkish: O, Asyalı kadınları cezbetti.

Asian ingilizcede ne demek, Asian nerede nasıl kullanılır?

Asian blue quail : Çin bıldırcını. Asya mavi bıldırcını. Ana vatanı hindistan, güneydoğu çin, tayland, hindu-çin, seylan, yeni gine, güney afrika ve avustralya olan, açık çayır ve otlaklar, alçak çalılıklar ve tarla kıyılarında yaşayan, üç alt türü bulunan, beyaz, gümüş, açık kahve mutasyonları olan, üreme yaşı on hafta, üreme zaman, uygun ısı ve ışık bulduğu zamanlarda japon bıldırcınları gibi sürekli yumurtlayan bıldırcın ırkı.

 

Asian broadcasting union : Asya ile büyük okyanus ülkelerinin radyo-televizyon kuruluşlarını bir araya getiren birlik. Asya yayın birliği. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Asian caucusing group in un : Bm asya grubu.

Asian clearing union : Asya takas birliği. Aralarındaki ikili ticaretten kaynaklanan ödemeleri çok yanlı olarak denkleştirmek üzere bir grup asya ülkesi arasında yapılan ve 1974 yılında yürürlüğe giren ortak düzenleme.

Asian coral snake : Asya mercan yılanı.

Asian development bank : Merkezi filipinler'in başkenti manila'da bulunan, üye ülkeler arasında iktisadi işbirliğini geliştirmeyi amaçlayan ve 1965 yılında kurulan kalkınma bankası. Asya kalkınma bankası. İktisat, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.

Asian crisis : Asya krizi.

Asian monetary unit : Asya takas birliği’nin kullandığı resmi hesap birimi ve değeri özel çekme haklarına eşit bir sepet para. Asya para birimi.

Asian country : Asya ülkesi.

Asian dollars : Asya doları. Singapur'da bankaların dolar üzerinden mevduat kabulü ve kredi açmaları ile ortaya çıkan kısa vadeli para piyasası.

İngilizce Asian Türkçe anlamı, Asian eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Asian ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Afghan : Afganistan ile ilgili. Afgan. Afganlı. Afganca. (tığ veya şişle örülmüş) el örgüsü battaniye. Afganistanlı. Bir çeşit yün atkı veya battaniye.

Indonesian : Endonezyaca. Endonezya'ya özgü. Endonezya. Endonezyalı. Endonezya'ya ait. Endonezya dili. Endonezce.

Malayan : Malezyalı. Malayalı.

Burmese : Birmanca. Birmanya ile ilgili. Birmanya. Birman. Birmanya dili. Birmanyalı. Birmanyaca. Birmanya'ya özgü.

Singaporean : Singapur'a özgü. Singapurlu. Singapur. Singapur' ait (güneydoğu asya'da bir ülke).

Bengali : Bengal dili. Bengal. Bengalli. Bengalce.

Maldivian : Maldiv. Maldiv adaları'na özgü. Maldivler'e ait yada maldivler'le alakalı. Maldivli.

Turki : Türki. Orta asyalı türk. Orta asyalı türklere veya dillerine özgü. Türk.

Persian : Acem. Acemce. İran´a özgü. İranlı. Pers. İran. Farsça.

Tajik : Tacik dili. Tacik.

Asian synonyms : annamese, person of colour, dardanian, person of color, maldivan, eurasian, kazakhstani, afghanistani, iraki, miao, oriental person, bhutani, irani, dardan, east indian, hmong, armenian, denizen, tibetan, pakistani, asians, nipponese, siamese, habitant, hindu, syrian, bhutanese, lebanese, oriental, hindoo, bangladeshi, iraqi, asia.

Asian ingilizce tanımı, definition of Asian

Asian kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Asiatic. Of or pertaining to Asia.