Afghan türkçesi Afghan nedir

  • Afgan.
  • Bir çeşit yün atkı veya battaniye.
  • Afganlı.
  • (tığ veya şişle örülmüş) el örgüsü battaniye.
  • Afganistan ile ilgili.
  • Afganca.
  • Afganistanlı.

Afghan ile ilgili cümleler

English: I don't believe in conspiracy theories. I just believe in facts like the use of depleted uranium explosives and phosphorus bombs in the Middle East and the annihilation of Iraq and Afghanistan for oil and other strategic goals.
Turkish: Ben komplo teorilerine inanmam. Ben sadece Orta doğu'da tükenmiş uranyum patlayıcı ve fosfor bombalarının kullanımı ve petrol ve diğer stratejik hedefler için Irak ve Afganistanın imhası gibi gerçeklere inanıyorum.

English: After he came back from service in Afghanistan, Ali was plagued by flashbacks and nightmares.
Turkish: Ali Afganistan'daki askeri hizmetinden döndükten sonra geçmişin yansımaları ve kabuslarla boğuştu.

English: Kabul is Afghanistan's capital city.
Turkish: Kabil Afganistan'ın başkentidir.

English: Bush doesn't want to use mercenaries in Iraq and Afghanistan.
Turkish: Bush, Irak ve Afganistan'da paralı asker kullanmak istemiyor.

English: Kabul is the capital of Afghanistan.
Turkish: Afganistan'ın başkenti Kabil'dir.

Afghan ingilizcede ne demek, Afghan nerede nasıl kullanılır?

Afghan arabi sheep : Afgan arap koyunu. Kuzey afganistan’da bulunan but kısmı yağlı, yapağısı genelde kilim ve halı yapımında kullanılan, ayrıca et üretimi amacıyla da yetiştirilen, tipik olarak uzun kulaklara sahip boynuzsuz koyun ırkı.

 

Afghan civil war : Afgan iç savaşı.

Afghan hound : Afgan av köpeği. Sina yarımadasından köken alan, sonraları afganistan'ın dağlık bölgelerinde av köpeği olarak geliştirilmiş, tarihi çok eski, yüzyıllarca saflığını korumuş, görünüşü güçlü, vakur ve soylu, gözleri üçgenimsi, siyah veya altın renginde, kulakları başın iki yanına sarkık, uzun ve ipeksi tüylerle kaplı, kuyruğunun ucu halka şeklinde, tüyleri zengin, sırt bölgesinde kısa ve karakteristik olarak başının tepesinde küme halinde toplanmış, rengi genelde beyaz, açık kahve ve siyah, çevik ve olağanüstü zıplama yeteneğine sahip, görme ve üstün koşma yeteneğinden dolayı iyi bir av köpeği özelliğinde, günümüzde sevimli güzelliği nedeniyle avı sevenlere eşlik eden lüks bir süs kopeği haline gelen, köpek yarışmalarındaki başarıları dolayısıyla en popüler köpekler arasında yer alan köpek ırkı. Afgan tazısı.

Afghan hound myelopathy : Afgan tazılarının miyelopatisi. Genç afgan tazılarında, arka bacaklarda eş güdüm bozukluğu, halsizlik, arka bacaklarda felç ve omurilikte bakışımlı miyelin erimesi sonucu omurilikte renk kaybı, yumuşama veya kavitasyonla belirgin kalıtsal hastalık.

Afghani : Afgani. Afganistan'da ana para birimi. Afganlı. Afganistanlı.

Afghanistan question : Afganistan sorunu.

Afghanistan standard time : Afganistan standart saati.

Afghanistan daylight time : Afganistan yaz saati.

 

Turks of afghanistan : Afganistan türkleri.

Afghanistan : Afganistan.

İngilizce Afghan Türkçe anlamı, Afghan eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Afghan ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cover : Maskelemek. Kapatmak. Tecimsel bir işlemde dokuncayı önlemek amacıyla ayrılacak karşılama payı. İstila etmek. Kapsamak. Korumak. Kaplamak. İnanca. kağıt para karşılığı değerli maden. herhangi bir nesnenin karşılığı olan para. Güvence. Kapak.

Pushtu : Peştuca.

Afghanis : Afganistan'da ana para birimi. Afgani.

Pashto : Peştuca. Ana dili paştuca olan kimse. Peştunca konuşan kimse. Afgan dili. Peştun.

Blanket : Sarıp sarmalamak. Örtbas etmek. Üretken bölge. Battaniyeye sarmak. Battaniye ile zıplatmak. Sınırsız. Kapsamak. Battaniye ile örtmek. Engel olmak. Susturmak.

Afghani : Afgani. Afganistan'da ana para birimi.

Afghan synonyms : afghanistani, afqhan, afghans.

Afghan ingilizce tanımı, definition of Afghan

Afghan kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A native of Afghanistan. Of or pertaining to Afghanistan.