Blanket türkçesi Blanket nedir
- Battaniye ile zıplatmak.
- Reaktör kalbinin çevresine ya da içine yerleştirilen ve zincir tepkimesi yapabilen unsurlardan oluşan kapalı bölge.
- Sınırsız.
- Battaniye.
- Bütün olasılıkları içeren.
- Nükleer enerji alanında kullanılır.
- Engel olmak.
- Battaniyeye sarmak.
- Kapsamak.
- Örtbas etmek.
- Battaniye ile örtmek.
- Üretken bölge.
- Sarıp sarmalamak.
- Örtmek.
- Susturmak.
Blanket ile ilgili cümleler
English: Jale is hiding inside her blanket fort.
Turkish: Jale, battaniyeden yapılmış kalesi içinde saklanıyor.
English: I laid a blanket over her.
Turkish: Ben onun üzerine bir battaniye serdim.
English: Ali laid a blanket over Mary.
Turkish: Ali Mary'nin üzerine bir battaniye koydu.
English: Ali unfolded the blanket and wrapped it around himself.
Turkish: Ali battaniyeyi açtı ve onu kendi etrafına sardı.
English: Ali is lying on a blanket near the fire.
Turkish: Ali ateşin yanında bir battaniyede uzanıyor.
Blanket ingilizcede ne demek, Blanket nerede nasıl kullanılır?
Blanket bath : Yatalak bir kimseyi baştan aşağı temizleme.
Blanket copyright : Yapıt hakkının, yasalarda belirtilen haklardan bir çoğunu kapsamına alması, bu koşullarla anlaşma yapılması. Çok yanlı hak.
Blanket insurance : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Genel sigorta. Genel güvence. Her tür işlem ve malı kapsamına alan güvence. Her tür malı kapsayan sigorta. Her alanı ve konuyu kapsayan sigorta.
Blanket insurange : Genel sigorta.
Blanket mortgage : Umumi ipotek. Örtülü tutu. Birden fazla taşınmazı kapsayan ipotek. Borçlunun, borcun bir bölümünü ödemesi durumunda, bunun karşılığında taşınmazın bölümlerinden birinin tutu altından çıkarılmasına olanak veren geniş kapsamlı bir tutu türü. Genel ipotek.
Electric blanket : Çıngılı battaniye. Elektrikli battaniye.
Blanket order : Maksadı belirli ancak ürün bazında detaylandırılmayan ve çıkacak ihtiyaca göre verilen sipariş. Açık sipariş. Kapsamlı ısmarlama. Bir yayınevi ya da kitapçıya belli bir konuda çıkan kitapların tümünün gönderilmesi amacıyla yapılan ısmarlama.
Clay blanket : Kil örtü. Kil blanket.
Blanket or locked suture : İlk düğüm konulduktan sonra ipliğin kesilmeden iplik ucunun her defasında yara dudaklarını saran bir önceki iplik halkasının içinden geçirilerek gerilmesi ve işlemin yara sonuna kadar sürdürülüp son bir düğüm konulmasıyla uygulanan dikiş. Kilitli dikiş.
Blanket sheet : Geniş sayfalı gazete. Büyük sayfalı gazete.
İngilizce Blanket Türkçe anlamı, Blanket eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Blanket ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Capping : Kapak kapatma. Küpeşte kapağı. Daha iyisini yapmak. Başlık. Demir başlık. Kapaklama. Kapatmak. Geçmek. Başlık geçirme.
Canopied : Gölgelemek. Kaplamak.
Swathes : Kundaklamak. Sargı. Sargı ile sarmak. Bandaj. Kundak bağı. Çevrelemek. Kuşak. Sarmak. Biçilmiş ekin yığını.
Cosmopolitans : Dünyanın birçok yerine ait olan veya oraları bilen. Evrendeş. Kozmopolitan. Dünya vatandaşı. Çok uluslu. Geniş görüşlü. Kozmopolit. Dünyanın her tarafına ait.
Compounding : Bileştirme. Uzlaşmak. Takipten vazgeçmek. Halletmek. Taksitle ödemek. Artırmak. Bileşik hazırlama. Anlaşmak. Çözmek.
Gagged : Öğürmek. Kusacak gibi olmak. Kusturmak. Ağzı tıkalı. Ağzını tıkamak. Espri yapmak. Komiklik yapmak.
Illimitable : Ümitsiz ve sınırsız. Hudutsuz. Sonsuz. Sınır tanımayan.
Bedding : Tabakalaşma. Hayvan yatağı. Madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Rodaj destek yerleştirme. Tortulların bileşim, tane büyüklüğü, fiziksel nitelikleri bakımından birbirlerinden ayrımlı yataklar halinde üst üste sıralanması. Yataklama. Katmanlaşma. Nevresim. Yatak. Altlık.
Confuted : Aksini kanıtlamak. Doğru olmadığını ispat etmek. Tersini kanıtlamak. Çürütmek (bir görüşü vb). Çürütmek. Aksini ispatlamak. Tersini ispat etmek. Aksini ispat etmek. Yalanlamak.
Bespreading : Yaymak. Kaplamak. Bulamak. Saçmak. Lekelemek. Bulaştırmak.
Blanket synonyms : natural covering, mackinaw blanket, wrap up, binds, confuting, cosmic, conceal, gag, cloak, gagging, hush, comprising, cap, bedquilts, cramp, compounded, aeonian, burke, burked, bottle, bed clothing, canopying, mackinaw, conceals, comprehends, bundle up, balk, cutting short, enormously, afghan, absolutes, compassed, swathing.
Blanket zıt anlamlı kelimeler, Blanket kelime anlamı
Uncover : Su yüzüne çıkarmak. Ortaya çıkmasını sağlamak. Şapka çıkarmak. Ortaya çıkarmak. Örtüsünü açmak. Üstünü açmak. Açmak (örtü, kapak vb). Deşifre etmek. Açmak. Meydana çıkarmak.
Blanket antonyms : noncomprehensive.
Blanket ingilizce tanımı, definition of Blanket
Blanket kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Or any fabric used as a cover for a horse. A heavy, loosely woven fabric, usually of wool, and having a nap, used in bed clothing. To cover with a blanket. Also, a similar fabric used as a robe.

Bu kısımda Blanket kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Blanket ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Blanket anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Blanket ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.