Persian türkçesi Persian nedir

Persian ile ilgili cümleler

English: Contemporary Persian poems haven’t been known in west world as well as ancient ones.
Turkish: Eski olanlarının yanı sıra çağdaş Farsça şiirler batı dünyasında bilinmemektedir.

English: Ali learnt the Persian language to be able to read the The Mathnawi of Jalaluddin Rumi in original text.
Turkish: Ali, Mevlana'nın Mesnevisini asıl metninden okuyabilmek için Farsça öğrendi.

English: Ali bought a Persian rug.
Turkish: Ali bir İran halısı satın aldı.

English: Historically, the Persian Gulf belongs to Iran.
Turkish: Tarihsel olarak, basra körfezi İran'a aittir.

English: Although many European researchers have studied ancient Persian literature in the nineteenth century, the new world is not paying attention to our contemporary literature.
Turkish: Birçok Avrupalı ​​araştırmacılar on dokuzuncu yüzyılda eski Fars edebiyatı eğitimi almasına rağmen, yeni dünya çağdaş edebiyatımıza dikkat etmiyor.

Persian ingilizcede ne demek, Persian nerede nasıl kullanılır?

Persian carpet : İran halısı. Acem halısı.

Persian cat : Ankara kedisi. İrankedisi. İran kedisi. İran’dan köken alan, soyunun uzun tüylü ankara kedisinden geldiği düşünülen, ankara kedisinden daha yoğun ve yünsü tüylü olmasının dışında fazla farkı olmayan, avrupalılar tarafından tüylerinden ötürü beğenilerek yetiştirilen ve tüm uzun tüylü kedi yarışmalarının vazgeçilmez galibi olan, rengi genellikle tek renkler veya aynı rengin açıklı koyulu tonları olan, beyaz, siyah, mavi, kızıl, krem, mavi-krem, duman tonlarında olabilen, tüyleri uzun, sık, canlı ve gövdeden aşağıya akıyormuş gibi kabarık duran, omuzlar dahil tüm bedeni boyunda yelelenen ve oradan aşağı göğsü ve ön ayakları kaplayan uzun kürk gibi tüylerle kaplı, pati altlarında ve kulak içlerinde dolgun fırçaya benzeyen tüyler bulunan, aileye düşkünlüğü ve zekasıyla tanınan, ev kedisi olarak tartışılmaz ilk tercih edilen ırk olan, uzun tüylü kedi ırkı.

 

Persian gulf : Basra körfezi.

Persian lamb : Astragan kürk. Astragankürk. Astragan.

Persian onager : Tek parmaklılar (perissodactyla) takımının, atgiller (equidae) familyasından, küçük boylu ve açık renkli, asya'da yaşayan bir tür. Asya yaban eşeği.

Persian rug : Acem halısı. İran halısı.

Persiennes : Panjur. Jaluzi. Stor.

Persimmon : Trabzonhurması. Trabzon hurması. Japonhurması. Amerikahurması. Hurma. Persimon. Trabzonhurmas.

Persicaria : Söğütotu.

Persifleur : Alaycı.

İngilizce Persian Türkçe anlamı, Persian eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Persian ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Iranians : İran'a özgü.

Iranian : İran'a özgü.

Gerecht : Yazar ve gazeteci. Reuel gerecht. İran kültürü ve insanları konusunda uzman olan eski cıa ajanı.

Persians : Persler. Persliler.

 

[#dinar Dinars] : Dinar (finlandiya terimi). Dinar. Irak. Yugoslavya.

Farsi : İran diline özgü bir isim. İran'da konuşulan acem dili.

Dinar : Yugoslavya. Eski bir altın para. Sırbistan-karadağ, makedonya, bahreyn, ürdün, ırak, tunus, libya, cezayir, sudan ve kuveyt’in kullandığı para biriminin adı. Dinar (finlandiya terimi). Para birimi. Irak. Dinar.

Persia : Acemistan. New york eyaletinde yerleşim yeri. İowa eyaletinde şehir.

Persian synonyms : iranian language.

Persian ingilizce tanımı, definition of Persian

Persian kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A native or inhabitant of Persia. Of or pertaining to Persia, to the Persians, or to their language.