Aygı nedir, Aygı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Adı bilinmiyen ya da ad yerine kadına, kıza sesleniş.

Eşya.

Aygı ile ilgili Cümleler

  • Bu bir aygır veya kısrak mı?
  • Bu makinede bir güvenlik aygıtı yok.
  • N8, Nokia'nın Symbian 3 işletim sistemi kullanan ilk aygıtı olacak.
  • Telefon mükemmel bir aygıttır.
  • Ali suni solunum aygıtına bağlandı.
  • Birdebire su aygırlarını bana niçin anlatıyorsun? O ve senin on iki kırmızı akvaryum balığının arasındaki bağlantıyı anlamıyorum.
  • Ali Mary'ye su aygırlarının saatte yaklaşık 30 kilometrelik bir hızla koşabileceğini düşündüğünü söyledi.
  • Ali ve Mary safariye gittiler ve örneğin aslanlar, zürafalar, zebralar ve su aygırları gibi birçok hayvanı gördüler.
  • Bu, ev hanımı için büyük bir zaman tasarruf aygıtı.
  • Su aygırları Afrika'da yaşarlar.

Aygı ile ilgili Atasözü veya Deyim

aygır gibi : iri yarı, cüsseli, güçlü kişi.

Aygı anlamı, kısaca tanımı

Algılatma aygıtı : Bir göstericiye takılarak kullanılan, sayı ya da sözcüklerin görüntü ile parlaklık derecesini denetleyen, hızla değişen görsel uyaranlar oluşturarak genellikle okuma yazma öğretiminde görsel algılamanın geliştirilmesine yardımcı olan araç

Alt sahne aygıtları : Büyük tiyatrolarda, sahne altında bulunan ve iner-çıkarlı, döner, kayar sahneleri hareket ettiren aygıtlar bütünü.

 

Anma aygıtları : Bilgi erişim dizgelerinde, dizgenin anma-duyarlık dengesini anmayı artırıcı yönde geliştirmek amacıyla kullanılan eşanlamlılar denetimi, yakın anlamlılar denetimi, sözcük biçimleri denetimi, terim sınıflama gibi tekniklerin uygulanmasına ilişkin tasarım öğeleri.

Ara değmeli basım aygıtı : Aralı basım aygıtının değmeli çeşidi.

Aralı optik basım aygıtı : Aralı basım aygıtının optik çeşidi.

Aygıd : Yiyecek, erzak.

Aygın : Uyanık, ayık, gözü açık. İhtiyar, yaşlı. Daha çok.

Aygın çiçeği : Ayçiçeği.

Aygır demiri : Arabada falakanın takıldığı eğri demir.

Aygır incir : Erkek incir.

Aygıra gelmek : Sürekli kabaca sakız çiğnemek.

Aygırat : Erkek isteyen hayvan veya kadın.

Aygırcık : Araba yastığının oturduğu ağaç tabla: Bugün odundan gelirken arabanın aygırcığını kırdım. Araba yastığının oturduğu ağaç bölüm.

Aygırdak : Beşiğin içindeki uzun tahta.

Aygırdemiri : Arabada falakanın takıldığı eğri, kalın demir.

Aygıre : Ankara.

Aygırgölü : Bitlis kenti, Adilcevaz ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Hatay şehri, Yalankoz bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Aygırı : Aykırı, ters, yanlış.

Aygırı toygoru : İstikameti olmıyan, yönsüz.

Aygırlanmak : Aygır tavrı takınmak.

Aygırlar : Sakarya şehri, Geyve ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Aygırlık : Araba falakası.

Aygırsak : Erkek isteyen hayvan veya kadın.

Aygırsamak : Dişi hayvan, çoğuncası kısrak, erkek hayvan, aygır istemek. Kısrak aygır istemek.

Aygıt elek : Eşya, ev eşyası. Öteberi, şu bu. [Bakınız: aygıt].

 

Aygıt görevlisi : Yarışma boyunca, elektrikli aygıtın bulunduğu masada oturup aygıtı denetleyen görevli.

Aygıt ismi : Süzgeç gibi, keser gibi hangi işe yaradığını kendi anlatan aygıt adı. Bu bakımdan kalem, saat gibi isimler yapı bakımından aygıt isimleri değildir.

Aygıtla çözümleme : Özel amaçlı ölçüm aygıtlarıyla yapılan çözümleme.

Aygıtlı fiil : Aygıt anlamlı kelimelerle yapılan fiil: Baltalamak, Rendelemek, Eğelemek gibi.

Aygıtmak : Götürmek.

Basım aygıtı : Basım işini gerçekleştiren aygıt.

Basım aygıtı merceği : Bir optik basım aygıtında, dolu filmdeki resmi boş film üzerine düşüren mercek.

Basım aygıtı ölçeği : Bir basım aygıtında, basım aygıtı sayısının en ufaktan en büyüğe kadar sıralanmasından oluşan bütün.

Basım aygıtı sayısı : Basım aygıtında kullanılan ışıklama sayısı.

Basınç elektriği aygıtı : Basınç elektriğine dayanarak çalışan çeşitli aygıtların genel adı.

Boynuz çıkarma aygıtı : Robert, Hodge gibi tipleri bulunan buzağılarda boynuz çıkarmaya yarayan aygıtlar.

Buharlaştırıcı aygıt : Solunum yoluyla kullanılan anestezik ilaçları buharlaştırarak belirli bir oranda oksijenle karışmasını sağlayan aygıt, vaporizatör.

Bulut aygıtı : Bulut etmeni yaratmada kullanılan görüntü aygıtı.

Çerçeve çizgisi yapıştırma aygıtı : Yapıştırmanın tam çerçeve çizgisi üzerinde gerçekleştirilmesini sağlayan yapıştırma aygıtı.

Çığ aygıtı : Çığ sesi vermeye yarayan aygıt. Bu, iki ayak arasına konulmuş, elle döndürülebilen, 69 cm. çapında, tahtadan yapılmış, sekizgen bir silindirdir. Silindirin içine konulmuş tahta toplar döndükçe dağdan yuvarlanan çığ sesi elde edilir.

Çiy aygıtı : Fırın atmosferlerinin denetiminde, çiy noktasını saptamak için kullanılan aygıt.

Çok kafalı basım aygıtı : Bir negatifin, birden çok basım aygıtı penceresinden sırayla geçerek bu pencerelerde değişik basım eşlemlerini aynı anda gerçekleştirmesini sağlayan basım aygıtı çeşidi. Birden çok negatifin tek bir pozitif kuşak üzerine aynı anda aktarılmasını sağlayabilen basım aygıtı çeşidi.

Değişken uçma aygıtı : Sahnede oyuncuların istenilen yöne uçmasını sağlayan aygıt.

Değmeli basım aygıtı : Değmeli basımı gerçekleştiren aygıt.

Denetim aygıtı : Değişik doğal koşullarda toplam ışımetkinlik yeğinliğinin düzeyini denetlemeye yarayan aygıt.

Deniz aygırı : [Bakınız: deniz atı].

Dört renk aygıtı : Çağdaş tiyatro ışıklamasında dört rengi aynı anda verebilen aygıt.

Dörtlü görüntü aygıtı : Dört saptama kafası bulunan mıknatıslı görüntü aygıtı.

Duyarkatlama aygıtı : Taban üzerine duyarkatın düzgün biçimde sıvanmasını sağlayan aygıt.

Duyarlık aygıtları : Bilgi erişim dizgelerinde, dizgenin anma-duyarlık dengesini duyarlığı artırıcı yönde geliştirmek amacıyla kullanılan birleşik terimlerin denetimi, bağların kullanımı, görev ve rollerin denetimi, terim ağırlıklama gibi tekniklerin uygulanmasına ilişkin tasarım öğeleri.

Eğik görüntü aygıtı : Eğik görüntü saptamayı gerçekleştiren mıknatıslı görüntü aygıtı.

Elektrikli aygıt : Yarışmacıların sayılan ve sayılmayan bölgelere yaptıkları dürtüşleri ayrı renkte ışıklarla belirterek, başyargıcının doğru yargı vermesini kolaylayan elektrikli özel bir aygıt. (Bugün, dürtücü ve delici kılıçla yapılan karşılaşmalarda kullanılmaktadır.).

Enine görüntü aygıtı : Enine görüntü saptamayı gerçekleştiren mıknatıslı görüntü aygıtı.

Etmen aygıtı : Sahne etmenlerini yapmaya yarayan aygıtların tümü.

Film yayın aygıtı : Sinema filmi üzerindeki optik görüntüleri, elektriksel televizyon imlerine çevirerek yayına veren aygıt.

Fotoğraf aygıtı : Fotoğraf çekmekte kullanılan aygıt.

Giriş çıkış aygıtları : Bir bilgisayar dizgesinin giriş verilerini (girdileri) okumak ya da çıkış verilerini (çıktıları) yazmak üzere çevre birimleri olarak kullandığı elektrik, mekanik, optik ve benzerleri ilkelerle işleyen donanım birimleri, bk. çevre donanımı.

Golgi aygıtı : Ökaryotik hücrelerin kompleks bir hücre içi organeli olan, vakuol ve veziküllerle bağlantı oluşturan ve sisterna denen sayısız düz keseleri kapsayan, proteinlerin oluşmasından sonra modifiye edilmesinde görev yapan, glikoproteinler, mukopolisakkaritler ve diğer maddelerin karbonhidrat yan zincirlerinin oluşturulduğu yer, golgi aparatı, golgi cihazı, golgi kompleksi. [Bakınız: Golgi kompleksi]. (Golgi: İtalyan Histoloji bilgini) Sitoplâzmada toplu ya da dağınık halde bulunan, lipoprotein kapsayan ve salgı ile ilgili olan tane, ağ ya da sopa biçiminde görülen bir organel.

Gök gürültüsü aygıtı : Gök gürültüsü sesi veren aygıt.

Gözyaşı aygıtı : Gözyaşı beziyle gözyaşını akıtan kanallardan oluşan aygıt, apparatus lakrimalis.

Gün ışığı açındırma aygıtı : Gün ışığında açındırmayı sağlayan aygıt.

Gürültü aygıtı : Çeşitli sesleri ve gürültüleri sağlayan aygıt. Çeşitli ses etkilerini gerçekleştirmekte kullanılan aygıt.

Isıl işlem aygıtı : Isıl işlemleri gerçekleştirmek için gerekli fırın, yunak ve benzerleri aygıt.

Işınuyarı aygıtı : Işınım yeğinlik düzeyini algılayıp ölçen aygıt. Ses dalgası iletiminde, iletimi bozmadan ve kesmeden niteliğini denetleyen düzenek.

İklimleme aygıtı : İstenilen iklim koşullarını yaratan aygıt. [Bakınız: ısıdüzenler].

İndüklemli ısıtma aygıtı : İndüklemli ısıl işlemler için kullanılan ve parçaları indüklem yoluyla çok hızlı olarak ısıtan aygıt.

Kas aygıtı : İskeleti saran ve devinim olanağıyla vücudu biçimlendiren et örtüsü.

Kerteleme aygıtı : Kertelemeye başlangıç olarak, belli bir negatifin komşu resimlerini değişik basım ışığında basarak kerteleme örneği sağlayan aygıt.

Kurgu aygıtı : Kurgunun çeşitli işlemlerini gerçekleştirmekte kullanılan ve bakımlığın daha geliştirilmiş, ayrıntılı biçimi olan aygıt. (Bu aygıtlar çok çeşitlidir ve genellikle Moviola, Editola, ve benzerleri gibi tecim adlarıyla anılır).

Kurutma aygıtı : İşlemeliklerde kullanılan ve kurutma işini daha çabuk ve özdevinimli olarak gerçekleştiren aygıt.

Kuşaklı yapıştırma aygıtı : Kuşaklı yapıştırmayı gerçekleştiren yapıştırma aygıtı.

Kutucuklu görüntü aygıtı : Mıknatıslı görüntü aygıtının kutucukla çalışan, kutucuklu televizyonda kullanılan ufak boy çeşidi.

Kutucuklu ses aygıtı : Ses aygıtının kutucukla çalışan çeşidi.

Küçük nil aygırı : Çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, hipopotamgiller (Hippopotamidae) familyasından, 125 cm kadar uzunlukta, Afrika'nın su kenarlarındaki ormanlarında yaşayan bir memeli türü. (Choeropsis liberiensis), Çift-parmaklılar (Artiodactyfa) takımının hipopotamgiller (Hippopotamidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 125 cm. Küçüktür. Batı Afrikanin su kenarlarındaki ormanlarda yaşar.

Küçültme aygıtı : Küçültme işini gerçekleştiren optik basım aygıtı çeşidi.

Mıknatıslı filmli ses aygıtı : Mıknatıslı film kullanan ses aygıtı.

Mıknatıslı görüntü aygıtı : Televizyon imi biçimindeki görüntüleri ve bunlarla ilgili sesleri mıknatıslı görüntü kuşağı üzerine saptayan aygıt. (Bu aygıt, yapısı ve dayandığı ilkeler yönünden bir ses aygıtını andırır. Bu aygıt, televizyon yayın merkezlerinde ya da dışarıda izlencelerin saptanıp hemen ya da ileride yayımlanmasında kullanıldığı gibi, evlerde de istenilen izlenceyi saptayıp izlemekte bir ses aygıtı kolaylığıyla kullanılabilmektedir. Mıknatıslı görüntü aygıtındaki kuşak, görüntü saptanır saptanmaz, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın izlenebilir. Bu kuşaklardaki görüntüler ve sesler silinebilir; silinen kuşak yeniden kullanılabilir; eşlemleri çıkarılabilir; bu kuşaklardan filmlere, filmlerden bu kuşaklara aktarma yapılabilir). Aynı aygıtın hem saptamayı hem de okumayı gerçekleştiren çeşidi.

Nil aygın : Çift parmaklılar (Artiodactyla) takımından, Afrika'da yaşayan, kurak bölgelerde kuru bitkilerle beslendiklerinden dolayı bağırsakları çok uzun, eti ve yağı yenen bir memeli türü.

Optik basım aygıtı : Optik basımı, ayrıca küçültme, büyültme, optik hileler gibi çeşitli işlemleri gerçekleştirebilen basım aygıtı çeşidi.

Optik bileştirme aygıtı : Genellikle film yayın aygıtı dizgesinde, değişik kaynaklardan (çeşitli film yayın aygıtları, saydam resim göstericileri, göstericiler, vb.) gelen resimleri ortak im üretici olukta birleştiren optik aygıt.

Parlatma aygıtı : [Bakınız: parlataç].

Püskürteç denet aygıtı : Püskürteçte, püskürtme basıncını ölçmeğe yarayan bası ölçerli aygıt.

Renkli film yayın aygıtı : Renkli televizyon için renkli filmlerin gösterilmesini sağlayan film yayın aygıtı çeşidi.

Rüzgar aygıtı : Rüzgâr sesi veren aygıt. Rüzgâr yapan aygıt.

Sahne aygıtı : Sahnede kullanılan her türlü aygıt.

Sertlik ölçme aygıtı : [Bakınız: sertlikölçer].

Ses aygıtı yuvası : Bazı aygıtlarda (örneğin almaçta, göstericide) ses aygıtının bağlanması için ayrılan yuva.

Sınırlayıcı denetim aygıtı : Sıcaklık, basınç ya da nemi, güvenlik, rahatlık ya da ekonomi sağlıyacak sınırlar içinde tutan aygıt.

Soğutulmuş metal aygıt : Çiy noktasını saptamada kullanılan özel bir aygıt.

Su aygırıgiller : Örnek türü su aygırı olan memeli hayvanlar familyası, hipopotamgiller. Memeliler (Mammalia) sınıfının, çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, geviş getirmeyenler (Nonruminantia) alt takımından, başları ve vücutları çok iri, ayakları 4 parmaklı, ağızları çok büyük, kesici ve köpek dişleri olan, su altında uzun süre kalan türleri olan bir familya. Memeliler sınıfının, çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, geviş getirmeyenler (Nonruminantia) alt takımından, başları ve vücutları çok iri, ayakları 4 parmaklı, ağızları çok büyük, kesici ve köpek dişleri olan, su altında uzun süre kalan türleri olan bir familya, hipopotamgiller.

Sürekli açındırma aygıtı : Bir filmin bir uçtan öbür uca kadar çeşitli teknelerdeki kimyasal özdeklerden ve yıkama bölümlerinden geçerek bütün açındırma işleminin aralıksız yapılmasını sağlayan aygıt.

Sürekli basım aygıtı : Sürekli basımı gerçekleştiren basım aygıtı.

Sürekli değmeli basım aygıtı : Basımın hem sürekli hem de değmeli olmasını sağlayan aygıt.

Sürekli optik basım aygıtı : Basımın hem sürekli hem de optik yoldan olmasını sağlayan aygıt.

Tarayıcı film aygıtı : Film yayın aygıtının, tarayıcı benek temeline göre çalışan çeşidi.

Temizleme aygıtı : Film temizlemede kullanılan aygıt.

Top sesi aygıtı : Sahnede top atımı sesi veren etmen aygıtı.

Uç uca yapıştırma aygıtı : Uç uca yapıştırmayı sağlayan aygıt.

Uçma aygıtı : Uçma telini palangalar üzerinde ileri geri götüren aygıt.

Uzaktan yönetme aygıtı : Bir alıcının uzaktan çalıştırılabilmesini sağlayan aygıt. Bir almacın uzaktan çalıştırılabilmesini sağlayan aygıt. Bir alıcının uzaktan yönetilmesini sağlayan aygıt.

Üç renk aygıtı : Çağdaş tiyatro ışıklamasında kullanılan üç rengi aynı anda verebilen ışıklama aygıtı.

Üst sahne aygıtları : Üst sahnede bulunan dekor değiştirmeye yarayan çeşitli aygıtları kapsayan düzen.

Vajina biyopsi aygıtı : Vajinadan biyopsi örneği almak için kullanılan özel biyopsi aygıtı.

Vidikon film aygıtı : Olağan bir göstericinin merceği karşısına yerleştirilerek göstericideki filmi televizyon görüntüsüne çeviren ve yayan bir vidikon alıcıdan oluşan film yayın aygıtı çeşidi.

Yağmur yağdırma aygıtı : Yağmur sesi veren aygıt.

Yansıtılmış görüntü basım aygıtı : Yansıtılmış görüntü basımını gerçekleştiren aygıt.

Yapıştırma aygıtı : Film parçalarını birbirine eklemekte kullanılan aygıt. Mıknatıslı görüntü kuşağının yapıştırılmasında kullanılan aygıt.

Yazıcı aygıt : Bir filmin yazılarının film üzerine basılmasını sağlayan aygıt.

Yel aygıtı : Filmlerde yel, fırtına etkisi yaratmakta kullanılan aygıt.

Aygın baygın : Bitkin. Duyguda ölçüyü kaçırmış. Kendinden geçercesine âşık, vurgun.

Aygır : Damızlık erkek at.

Aygır deposu : Aygırların bakıldığı büyük ahır.

Aygıt : Birçok parçadan yapılmış alet, cihaz. Vücutta belirli bir görevi yerine getiren organ grubu. Birkaç aletin uygun bir biçimde eklenmesinden oluşturulan ve bazı belli deneylerin yapılmasına yarayan takım.

Ses aygıtı : Sesin meydana gelmesi için gerekli olan aletler bütünü, ses aleti.

Sindirim aygıtı : Sindirim sistemi.

Solunum aygıtı : Solunum sistemi.

Su aygırı : Çift parmaklılardan, Afrika ırmakları boyunca yaşayan, çok iri yapılı ve geniş ağızlı memeli hayvan, hipopotam (Hippopotamus).

Yansıtım aygıtı : Bir film veya belgenin ışık kaynağından çıkan ışınlarla ekran veya perde üzerinde görüntüsünü oluşturulan alet, projektör.

Diğer dillerde Ayerzasendromu anlamı nedir?

İngilizce'de Ayerzasendromu ne demek ? : ayerza’s syndrome