Backhander türkçesi Backhander nedir

Backhander ingilizcede ne demek, Backhander nerede nasıl kullanılır?

Backhanded : Elin tersiyle yapılan. Belirsiz. Sola yatık (yazı). Elin tersiyle yapılan vuruş. Kapalı. Elin tersi öne doğru olduğu halde yapılan. Sinsice. İki anlamlı. Sola yatık yazı. Elin tersiyle yapılan (vuruş).

Backhanded compliment : Eleştiri niteliğinde iltifat.

Backhand : Bekhent. Sola yatık el yazısı. Oyuncunun soluna gelen topa yaptığı vuruş. [solak oyuncunun sağına gelen topa yaptığı vuruş]. Sol vuruş. Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır. Teniste el-arkası vuruş. Ters vuruş. Oyuncunun soluna gelen topa el sırtı dışa dönük durumda yaptığı vuruş. [solak oyuncunun sağına gelen topa yaptığı vuruş]. Elin tersi öne gelecek şekilde yapılan vuruş. Elinin tersiyle.

Backhanding : Bekhent. Elin tersi öne gelecek şekilde yapılan vuruş. Elin tersiyle yapılan vuruş. Ters vuruş. Elinin tersiyle. Teniste el-arkası vuruş. Teniste bir vuruş biçimi. Sol vuruş. Sola yatık el yazısı.

Backhands : Sola yatık el yazısı. Ters vuruş. Elin tersi öne gelecek şekilde yapılan vuruş. Sol vuruş. Teniste el-arkası vuruş. Elinin tersiyle. Bekhent.

Backhaul : Taşıma. Daha sonra yayınlanmak üzere radyo veya tv sinyallerini bir dağıtım noktasında yoğunlaştırma. Veriyi sonradan yayınlanmak üzere internet üzerinden belirli bir dağıtım noktasına yoğunlaştırma. (internet) veriyi internet kanallarıyla gönderdiği bir dağıtım noktasına yoğunlaştırma. Ana taşıyıcı. Uzak kullanıcılardan merkez ağa yapılan veri aktarımı.

 

İngilizce Backhander Türkçe anlamı, Backhander eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Backhander ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Douceur : Bahşiş.

Backstrokes : Sırtüstü yüzme. Sırtüstü yüzmek. Sırt üstü yüzme.

Inducement : Özendirme. Neden. İkna. Güdü. Teşvik. Vesile. Yönlendirme. Sebep. Birini kandırmak için verilen şey.

Commercial bribery : Ticari rüşvet.

Backhanding : Teniste el-arkası vuruş. Elinin tersiyle. Sol vuruş. Bekhent. Elin tersi öne gelecek şekilde yapılan vuruş. Sola yatık el yazısı. Teniste bir vuruş biçimi. Elin tersiyle yapılan vuruş.

Hush money : Sus payı. Susmalık. Sus parası. Birine bazı gerçekleri söylememesi verilen para. Hakkısükut.

Bribery : İrtikap. Rüşvet verme. Yiyicilik. Rüşvetçilik. Suistimal. Yedirim. Rüşvet suçu. Yolsuzluk.

Bribe : İrtikap etmek. Rüşvet yemek. Rüşvet vermek. Para yedirmek. Ayartmak. Bir işin yasa dışı olarak daha kolay ve çabuk yapılması için o işte görevli kişiye sağlanan ayni veya parasal çıkar. Yemlik.

Kickback : Komisyon. Geri tepme. Bahşiş. Hisse. Gayri resmi bir komisyon. Seyirdim. Avanta. Ters tepki. Pay.

Backstroke : Sırt üstü yüzme. Sırtüstü yüzme. Sırtüstü yüzmek.

Backhander synonyms : kickbacks, briberies, corruption, inducements, buckshee, backhand, backstroking, blow, palm grease, boodles, backhands, corruptions.

Backhander ingilizce tanımı, definition of Backhander

Backhander kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A backhanded blow.