Rüşvet nedir, Rüşvet ne demek
Rüşvet; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Yaptırılmak istenen bir işte yasa dışı kolaylık ve çabukluk sağlanması için bir kimseye mal veya para olarak sağlanan çıkar

"Rüşvet" ile ilgili cümleler
- "Bu zat rüşvetin, hediyenin korkunç bir düşmanıymış!" - Ö. Seyfettin
İktisat alanındaki kelime anlamı:
Bir işin yasa dışı olarak daha kolay ve çabuk yapılması için o işte görevli kişiye sağlanan aynî veya parasal çıkar.
İngilizce'de Rüşvet ne demek? Rüşvet ingilizcesi nedir?:
bribe
Rüşvet hakkında bilgiler
Rüşvet, resmî işlerde kayırma karşılığında bir bedel alma ya da verme. Bir suç oluşturan rüşvetin başlıca öğeleri ilgili kişinin görevini kötüye kullanması, yolsuzluk amacıyla hareket etmesi ve belirli bir çıkar sağlamasıdır.
Türk Ceza Kanunu rüşvet alma ve rüşvet vermeyi suç sayar. Rüşvet alma suçu ancak bir memur tarafından işlenebilir. Ceza uygulamasına göre, memur sayılan birinin yapmak zorunda olduğu bir işi yerine getirmek için maddi çıkar sağlaması "rüşvet" sayıldığı gibi, yasal olarak yapmaması gereken bir işi maddi bir çıkar karşılığı yapması da rüşvet suçu sayılır. Rüşvet suçunun oluşması için memurun görev alanına giren bir işin bulunması gerekir. Bu suç zorunlu olarak iki kişi tarafından gerçekleştirilebilir. Bunlardan biri rüşvet alan, öteki de rüşvet verendir. Ancak bunlar suçun ortak faili değildirler. Her birinin eylemi bağımsız bir suç oluşturur. Suçun oluşması için rüşvet alanla verenin anlaşması, iki kişinin iradesinin birleşmesi gerekir. Bu tür bir irade birliği olmadan suç oluşmaz.
Rüşvet ile ilgili Cümleler
- Dokuz FIFA yetkilisi tutuklandı ve şantaj ve rüşvet ile suçlandı.
- Rüşveti kabul etmesi için onu ikna edemedi.
- Gümüş paranın miktarı ne kadar büyük olursa, rüşvet o kadar büyük olur.
- Rüşvet kabul ettiğini inkar etti.
- Biz asla kimseye rüşvet vermedik.
- O bile ona rüşvet vermeye çalıştı.
- Rüşvet vermedikçe, o politikacı seninle görüşmez.
- Rüşvet açığa çıktı.
- Bu bir rüşvet değil.
- Rüşvet güç örgütleri ile birlikte ortaya çıkan bir şeydir.
- Ali onun gözaltından kaçmasına yardım etmesi için Mary'ye rüşvet verdi.
- Birine rüşvet verdiğimi iddia ediyorlar.
Rüşvet anlamı, kısaca tanımı:
Rüşvet almak : Rüşvet olarak verilen parayı veya malı kabul etmek.
Rüşvet vermek : Bir görevliye bir işi yaptırmak için para veya mal vermek.
Rüşvet yemek : Bir işi yapmak için birinden rüşvet almak.
Söz rüşveti : Bir çıkar sağlamak için bir kimseyi övme.
Rüşvetçi : Rüşvet alarak iş gören kimse.
Rüşvetçilik : Rüşvetçi olma durumu.
Yaptırılmak : Yaptırma işine konu olmak.
Kolaylık : Bir işi yapabilme durumu veya imkânı. Kolay olma durumu. Kolay duruma getiren. İşlerin kolayca yapılmasını sağlayan şey.
Çabukluk : Çabuk olma durumu, hız, sürat.
Sağlanma : Sağlanmak işi.
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Para : Kazanç. Kuruşun kırkta biri. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
Kayırma : Kayırmak işi, iltimas.
Diğer dillerde Rüşvet anlamı nedir?
İngilizce'de Rüşvet ne demek? : n. bribe, bribery, corruption, palm oil, palm grease, inducement, backhander, boodle, douceur, graft, kickback, payoff, pie, sop, payola
Fransızca'da Rüşvet : pot-de-vin (pots-de-vin) [le], dessous-de-table [le]
Almanca'da Rüşvet : n. Schmiergeld
Rusça'da Rüşvet : n. взятка (F), подкуп (M)
adj. подкупный

Bu kısımda Rüşvet nedir? Rüşvet ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Rüşvet tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Rüşvet hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.