Bearing in mind türkçesi Bearing in mind nedir

  • Göz önünde bulundurma.
  • Akılda tutma.
  • Eğer.
  • Dikkate alma.
  • Hesaba katma.
  • Göz önünde tutulursa.
  • Göz önüne alınacak olursa.
  • Göz önüne alma.
  • Hatırda tutma.
  • Hatırlama.

Bearing in mind ingilizcede ne demek, Bearing in mind nerede nasıl kullanılır?

Bearing : Doğurma. Bedenin duruşu. Birisine katlanma. Hareket. Alaka. Taşıyan. Ayak. Katlanma. Duruş biçimi. Duruş.

In : İçeri doğru yönelen. İçinde. İç. Olarak. İçine. Dahili. İçeri. De. Tutulan. Mevsimi gelmiş.

Mind : Beyin. Bakmak. Zihin. Karşı koymak. An. Kafalı adam. Us. Fikir. Dikkat etmek. Aldırmak.

Bearing indicator : Kerteriz göstergesi.

Bear in mind : Hatırlamak. Hatırda tutmak. Zihinde tutmak. Göz önünde bulundurmak. Derpiş etmek. Göz önünde tutmak. Hesaba katmak. Aklında tutmak. Akılda tutmak. Gözönünde bulundurmak.

Have in mind : Aklında olmak. Akılda tutmak. Niyeti olmak. Niyet etmek. Hatırında olmak. Hatırında tutmak.

Had in mind : Niyet etmişti. Aklındaydı. Kastetmişti.

Kept in mind : Akılda tutmak. Unutma.

Keep in mind : Aklına kazımak. Aklına yazmak. Hesaba katmak. Hatırda tutmak. Dikkate almak. Hafızada tutmak. Akıldan çıkarmamak. Unutmamak. Unutma. Akılda tutmak.

Sound in mind and body : Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı.

İngilizce Bearing in mind Türkçe anlamı, Bearing in mind eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Bearing in mind ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accounts : Yarar. Önem. Açıklama. Hesap verme. Hesaplar. Göz önünde tutma. Söylenti. Banka hesabı. Hesap.

Count : Kont. İddialar. Değeri olmak. Önemseme. Hesaba katmak. Hesap. Sayısını bulmak. Göz önünde tutmak. Sayı saymak.

Supposing that : Diyelim ki. Takdirde. Varsayalım ki eğer. Sanki. Varsayalım ki.

Allowance : Aylık. Avans (spor terimi). Gecikme, açık verme ya da herhangi bir dokunca nedeniyle alacaklısınca kabul edilen vazgeçme ya da indirim. Ağırlık düşümü, tartı azalımı ya da başka tür etkenlerle alıcının uğrayacağı yitirceyi karşılamak için satıcı yönünden kendisine verilen mal artığı ya da satış değerinde yapılan indirim. Göz yumma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İskonto. Özel bir araç için ayrılan. Maaş.

On condition that : Karşılığında. Koşuluyla. Şartı ile. Şartıyla. Kaydıyla. Dahil olmak üzere. Koşullu olarak.

Recall : Hatırlatmak. Geri çağırmak. Uyandırmak (duygu). İptal etmek. Hatırlamak. Geri gelme işareti ya da emri. Feshetmek. Geri istemek. Azil.

Considering : Şartlar göz önünde tutulursa. Atfen. Dikkate alınırsa. -e karşın. Sıçrama. Rağmen. Dikkate alan.

Retainment : Tutma. Alıkoyma.

Ever : Hep. Bir kez. Ebedi. Herhangi bir zamanda. Durmadan. Şimdiye kadar. Her zaman. Haçansa. Hayatında.

Provided : Ancak. Sağlanmış. Sağlamak. ... olmak kaydıyla. Hazırlıklı olmak. -mek şartıyla. Koşul koymak. Tedarik edilen. Şartıyla.

Bearing in mind synonyms : retention, suppose, reminiscence, so long as, assuming, in view of, if ever, considerations, providing, remembering, given, retentions, taking into account, account, only if, if, consideration, on condition, if perchance, remembrance, in the light of, recollection, anamnesis, recollections, counts.