Beats türkçesi Beats nedir

Beats ile ilgili cümleler

English: My heart beats fast each time I see her.
Turkish: Onu gördüğüm her an kalbim hızlı çarpıyor.

English: His pulse beats slow.
Turkish: Onun nabzı yavaş atar.

English: One beats the bush, and another catches the bird.
Turkish: Biri cefasını çeker, diğeri sefasını sürer.

English: My wife beats me.
Turkish: Karım beni yener.

English: It beats me where she's gone.
Turkish: Onun nereye gittiğine aklım ermez.

Beats ingilizcede ne demek, Beats nerede nasıl kullanılır?

Beats me : Bilmiyorum. Hiç bilmem. Aklım ermez. Bir fikrim yok. Hiç anlamam. En ufak fikrim yok. Bilgimin ve anlayışımın ötesinde.

That beats cockfighting : Horoz dövüşünden de beter. Berbat bir şey.

That beats everyting : Canıma yetti. En iyisi bu. Bu kadar da olmaz.

That beats me : Beni aşar. Bu beni aşar.

Browbeats : Ters bakışla korkutmak. Gözünü korkutmak. Yıldırmak. Sert bakarak korkutmak. (birisini) sindirmek. Kabadayılık etmek. Gözdağı vermek.

Beat a charge : Cezadan kurtulmak.

Downbeats : Kötümser. Karamsar. Ölçümün ilk vuruşu. Temposu düşük bir elektronik müzik türü. Bedbin.

 

Hoofbeats : Toynak sesi.

Offbeats : Sıradışı. Vurgusuz nota. Olağandışı. Alışılmadık. Garip. Tuhaf.

Deadbeats : Borcuna sadık olmayan. Tembel kimse. Bitkin. Borcunu ödemeyen. Beleşçi kimse. Avantacı. Borcunu ödemek istemeyen kimse. Kaldırım mühendisi. Bedavacı. Perişan.

İngilizce Beats Türkçe anlamı, Beats eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Beats ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Churned : Köpürmek. Tereyağı yapmak. Karıştırmak. Çalkantılı olmak. Köpürtmek. Çalkalamak.

Wears : Takmak. Aşındırmak. Dayanmak. Taşımak. Solmak. Giymek. Yıpratmak. Takınmak. Yıpranmamak.

Annihilate : İmha etmek. İptal etmek. Mahvetmek. Bozmak. Ortadan kaldırmak. Elemek. Yok etmek. Yoketmek. Feshetmek.

Birch : Sopayla dövmek. Huş. Huş ağacıgiller (betulaceae) familyasından, kanatlı fındıksı meyvesi olan, ağaç ya da çalılar. Kamçılamak. Dökmek. Falaka sopası. Huş ağacı.

Beatniks : Hippi. Asi genç. Beat müziği meraklısı.

Essay : Denemek. Rapor. Numune. Tahrir. Yapmaya kalkışmak. Kalkışmak. Deneme. Tecrübe etmek. Tecrübe.

Bids : Deklarasyon. Fiyat teklifi. İhale. Davet. Para sürme. Teklif. Teşebbüs.

Cast around : Tasarlamak. Araştırmak. Arayıp sormak. Çare aramak. Aranıp durmak. Sıkıntıyla aramak.

Beetled : Tokmak. Kakmak. Dışa doğru çıkıntılandırılmış. Çakmak. Kınkanatlı böcek. Sarkmak. Tokmaklamak. Çıkıntı yapılmış. Çıkıntı yapmak.

Basted : Erimiş yağ dökmek. Kurumaması için etin üzerine su dökmek. Haşlamak. Sopa atmak. Yağlamak. Yağ sürmek. Paylamak. Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne).

Beats synonyms : youth subculture, belabors, beetle, attack, beat up, fist, chastising, clobbered, belabour, demarche, clap, blow over, belaboring, efforts, fists, birches, churns, biffed, besting, betters, beating up, clapped, biffing, attempt, enterprise, belabor, annihilated, beatnik, batter, wind, clobbering, beat all hollow, be valid.