Bedside türkçesi Bedside nedir
- Yatak yanı.
- Yatak başı.
- Yatak başucu.
- Başucu.
- Yatağın başucu.
Bedside ile ilgili cümleler
English: Dr. Jackson has a good bedside manner.
Turkish: Dr. Jackson'ın hastalarla arası iyidir.
English: Ali took his glasses off and put the on the bedside table.
Turkish: Ali gözlüklerini çıkarıp komodinin üzerine koydu.
English: She came hurrying to his bedside.
Turkish: O, aceleyle onun başucuna geldi.
English: Ali turned off his bedside lamp.
Turkish: Ali yatak yanı lambasını kapattı.
English: She asked me to come to her bedside.
Turkish: Yatağının başucuna gelmemi rica etti.
Bedside ingilizcede ne demek, Bedside nerede nasıl kullanılır?
Bedside lamp : Gece lambası.
Bedside manner : Doktorun hastaya karşı tavır ve davranışları. Hastaya karşı tutum. Doktorun hastaya yaklaşımı. Doktorun tutumu.
Bedside stand : Komodin.
Bedside table : Alarm saati gözlük ve diğer gerekli şeyleri koymak için kullanılan yatak başucunda bulunan küçük masa. Komodin. Yatak başı masası.
Bedsides : Yatak başı. Yatağın başucu. Yatak yanı. Başucu.
Twin beds : İki tane tek kişilik yatak. Çift yatak. İki yatağı olan.
Bedsitter : Yemek pişirme alanı da olan eşyalı tek odalı daire. Stüdyo daire. Kiralık oda. Bekar odası.
Bunk beds : Ranza.
Bedsitters : Stüdyo daire. Yemek pişirme alanı da olan eşyalı tek odalı daire. Bekar odası. Kiralık oda.
Bedsheet : Yatak örtüsü. Çarşaf. Yatak örtmek için kullanılan pamuklu veya keten büyük örtü.
İngilizce Bedside Türkçe anlamı, Bedside eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bedside ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Headboards : Başlık tahtası. Karyola başlığı. Yatağın başındaki tahta. Karyolanın başucundaki tahta.
Zenith : Zirve. Yeryüzünün herhangi bir noktasında, çekül doğrultusunda kalan yön. Yeryüzündeki bir gözlem noktasından geçen düşey doğrultusunun gökyüzünü deldiği iki noktadan gözeriminin üstünde olanı. Cennetin yukarı bölgesi. Doruk. Zenit. Coğrafya, fizik, uzay alanlarında kullanılır. Refah dönemlerindeki en üst noktası. Yeryüzünde ayakta duran bir insanın tepesi doğrultusunda sonsuz uzakta bulunan nokta. anlamdaş başüstü.
Zeniths : Zenit. Cennetin yukarı bölgesi. Refah dönemlerindeki en üst noktası. Doruk. Zirve.
Vertex : Bir yıldız akımının yöneldiği doğrultunun gökküresini deldiği nokta. Tepecik. Erek. Tepe nokta. Nokta. Doruk. Zirve. Tepe. En yüksek nokta.
Bedhead : Başlık. Yatak başlığı. (britanya kullanımı) yatak başı. Karyola başlığı.
Headboard : Yatağın başındaki tahta. Karyolanın başucundaki tahta. Karyola başlığı. Başlık tahtası.
Side : Çalım. Cephe. Takım. Yandaki. Kemer ve teknelerin, menteşede birbirine bağlanan yanları. Yön. İkincil. Taraftar. Desteklemek. Bilgisayar, jeoloji alanlarında kullanılır.
Vertices : Erek. Başın tepesi. Zirve. Tepe. Doruk. Bir yıldız akımının yöneldiği doğrultunun gökküresini deldiği nokta.
Bedside synonyms : bedsides, chevet, head of the bed, vertexes.
Bedside ingilizce tanımı, definition of Bedside
Bedside kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The side of a bed.

Bu kısımda Bedside kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bedside ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bedside anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bedside ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.