Biolytic türkçesi Biolytic nedir

  • Ölüme dair.
  • Ölümle ilgili.
  • Biyolitik.
  • Bir organizmanın çökmesiyle ilgili.

Biolytic ingilizcede ne demek, Biolytic nerede nasıl kullanılır?

Biolysis : Biyoliz. Organizmaların ayrılıp dağılması.

Biologic : Biyoloji ile ilgili. Biyolojik.

Biologic test in blood transfusion : Kan naklinde biyolojik deney. Kan nakillerinden önce kan uyuşmazlığı olup olmadığını anlamak için bir miktar sitratlı kanın damar içi verilerek hayvanın kontrol edilmesi.

Biological : Dirimbilimsel. Biyoloji ile ilgili. Biyolojikal. Yaşambilimsel. Biyolojik. Yaşamsal.

Biological agriculture : Ekolojik tarım. Toprak ve su kaynakları ile havayı kirletmeden, çevre, bitki, hayvan ve insan sağlığını korumak amacıyla kimyasal gübre ve zararlılarla mücadele ilaçlarının hiç kullanılmadan ya da mümkün olduğu kadar az kullanılarak bunların yerine doğal gübre ve biyolojik savaş yöntemlerinin kullanıldığı ve üretimden tüketime kadar her aşaması denetimli ve belgeli olan tarımsal üretim biçimi.

Biological family : Biyolojik aile. Kan bağı olan aile.

Biological control : Ortamlarına müdahale ederek böceklerin kontrol edilmesi (ortamlarına asalaklar bırakarak veya hastalıklar yayarak vs). Biyolojik kontrol.

Biological father : Biyolojik baba. Gerçek baba. Spermleri ile çocuk yaratılan kimse. Bir kimsenin gerçek babası. Doğal baba. Öz baba.

 

Biological factor : Biyolojik faktör. Biyolojik etken. Biyolojik nedenlerden kaynaklanan faktör.

Biological clock : Biyolojik saat. Bir kimsenin belirli bir işlev için performans gösterebileceği zaman miktarı (örneğin çocuk sahibi olmak gibi). Biyolojik zaman.

İngilizce Biolytic Türkçe anlamı, Biolytic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Biolytic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Biological : Biyolojikal. Dirimbilimsel. Yaşambilimsel. Biyoloji ile ilgili. Yaşamsal. Biyolojik.

Lethals : Öldürücü. Letal hasar. Letal.

Lethal : Ölüm durumunun ortaya çıkması. letal. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Öldürücü. Ölüme götüren, öldürücü, ölümcül. Letal hasar. Öldürücü doz. Öldüren. Letal. Ölseten.

Mortal : Beşer. İnsanlık. İnsanoğlu. Geçici. İnsan. Fani. Öldürücü, ölümlü, ölümle ilgili olan. Öldürücü.

Thanatopsis : Ölümü bekleme.

Macabre : Korkunç. Dehşetli. Ölümü hatırlatan. Ürkütücü. Ölüme ait.

Biolytic ingilizce tanımı, definition of Biolytic

Biolytic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Relating to the destruction of life.