Biophagous türkçesi Biophagous nedir

  • Bir organizmanın diğer canlı organizma ile beslenmesi. biyotrof.
  • Biyofaj.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Biophagous ingilizcede ne demek, Biophagous nerede nasıl kullanılır?

Biophage : Biyofaj. Bir organizmanın diğer canlı organizmayla beslenmesi, biyotrof. Bir organizmanın diğer canlı organizma ile beslenmesi. biyotrof.

Biopharmaceutic : Biyofarmasötik. Hazırlanan ilaç biçiminin vücuttaki farmakokinetiği ve etkisi arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim dalı.

İngilizce Biophagous Türkçe anlamı, Biophagous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Biophagous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Acacia : Arap zamkı. Salkım ağacı. Mimoza. Akasya. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

 

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

Carnivorous : Hayvansal organizmalarla beslenen, et yiyen, etle beslenen, etobur, karnivor, sarkofaj. Canlı balık avlayanlar. Karnivor. Etobur. Etoburlarla ilgili. Etçil. Et yiyerek beslenen canlı. karnivor, et obur.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

 

Flesh eating : Etçil. Et obur. Esas olarak etle beslenen. Et yiyen.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Biophagous synonyms : abiotic environment, meat eating, a cell, aardwolf, biophage, abo blood groups system, aardvark, a protein, a site, abambulacral area.

Biophagous zıt anlamlı kelimeler, Biophagous kelime anlamı

Insectivorous : Böcek yiyen. Böcekçil. İnsektivöröz. İnsektlerle beslenen.

Herbivorous : Herbivor. Otçul. Otobur. Bitkicil. Otcu. (hayvan) otobur. Bitki yiyerek beslenen canlılar. herbivor.

Omnivorous : Hem ot hem et yiyerek beslenen. Her çeşit gıdayla geçinen ve her çeşit besin üzerinde yaşayabilen canlılar. Ne bulursa okuyan. Hem etobur hem otobur. Her şeyi yiyen. Omnivor. Her şey yiyen. Hem otobur hem etobur. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hem et hem ot yiyen.