Blind date türkçesi Blind date nedir

  • Tanımadan buluşulan kimse.
  • Tanımadığı biriyle çıkma.
  • Tanışma randevusu.
  • Önceden tanışılmayan biriyle eğlence yeri lokanta vb'ne gitme.

Blind date ile ilgili cümleler

English: I don't go on blind dates.
Turkish: Tanışma randevularına gitmem.

English: My parents met on a blind date.
Turkish: Ebeveynlerim tanışma randevusunda tanıştılar.

English: Would either of you be interested in going on a blind date with one of my friends?
Turkish: Herhangi biriniz arkadaşlarımdan biriyle çıkmakla ilgilenir misiniz?

English: Ali went on a blind date.
Turkish: Ali tanışma randevusuna gitti.

Blind date ingilizcede ne demek, Blind date nerede nasıl kullanılır?

Blind : Stor. Göz kamaştırmak. Göz almak. Bahane. Kör etmek. Hiç görmeyen ya da bütün düzeltmelere karşın iki gözündeki görme gücü, onda birden aşağı olan, bu nedenle eğitim ve öğretim etkinliklerinde görme gücünden yararlanamayan kimse. Kapatmak. Alem. Gözünü almak.

Date : Bir olayın, bir gözlemin zamanını, gün, ay, yıl olarak belirten ifade. Randevu. Eskiden kalmak. Modası geçmek. Flört etmek. Tarih atmak. Çıkmak (argo terim). Bayatlamak. Eski bir tarihten geliyor olmak. İle flört etmek.

Blind algorithm : Gözü kapalı algoritma.

Blind alley : Çıkmaz sokak. Fomiks. Sonucu umutsuz iş. Açmaz. Çıkmaz. Sonu olmayan şey.

 

Blind alley occupation : Yükselme olanağı olmayan iş.

Blind arcade : Sağır sıra kemerler. Bir duvar üzerinde yapılan ancak açık yeri olmayan dekoratif kemer (mimarlık). Kör kemer dizisi. Sağır sıra kemer. Körkemer dizisi.