Broad daylight türkçesi Broad daylight nedir

Broad daylight ile ilgili cümleler

English: A gang of three robbed the bank in broad daylight.
Turkish: Üç kişilik bir çete güpegündüz bankayı soydular.

English: An innocent passer-by was shot dead in broad daylight.
Turkish: Yoldan geçen masum biri, güpegündüz vurularak öldürüldü.

English: He had his car stolen in broad daylight.
Turkish: Güpegündüz arabasını çaldırdı.

Broad daylight ingilizcede ne demek, Broad daylight nerede nasıl kullanılır?

Broad : Hoşgörülü. Serbest. Sınırsız. Kaba. Karı. Engin. Geniş. Genel. Göze çarpan. Kadın.

Daylight : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aydınlık. Gündüz. Gün ışığı. Gündüzleri güneşin gönderdiği ışınlardan oluşan ışık. sinema ve televizyonda kullanılan doğal ışık kaynağı. yapma ışığın karşıtı. Gündüz ışığı. Aralık. Gösterme. Seher. Boşluk.

In broad daylight : Açık açık. Halkın önünde. Gün ışığında. Herkesin içinde. Güpegündüz.

Broad arrow : İngiliz mallarını gösteren ok işareti. İngiliz hükümetinin mallarını gösteren ok işareti.

Broad ax : Balta. Savaş baltası.

Broad axe : Geniş ağızlı balta. Dülger baltası. Savaş baltası. Balta.

İngilizce Broad daylight Türkçe anlamı, Broad daylight eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Broad daylight ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boldly : Cesaretle. Cesurca. Küstahça.

Publicly : Açıktan açığa. Göstere göstere. Herkesin önünde. Halk tarafından. Aleni olarak. Açıkça. Resmen. Göz göre göre. Alenen.

In broad daylight : Halkın önünde. Açık açık. Gün ışığında. Herkesin içinde.