Broker türkçesi Broker nedir

  • İşgüder.
  • Simsar.
  • Acenta.
  • Kendi adına alım ve satımda bulunamayan ancak alıcı ile temsilci arasındaki pay ve borç belgitleri alım ve satımına aracı olan kişi.
  • İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Aracı.
  • Komisyoncu.
  • Bir ticari işlemin gerçekleştirilmesine yüzdelik karşılığı aracılık eden gerçek veya tüzel kişi.
  • Tellal.
  • Aracılık yapmak.
  • Aracı simsar.
  • Tefeci.
  • Kısıtlı aracı.
  • Borsacı.

Broker ile ilgili cümleler

English: Ali isn't your typical stockbroker.
Turkish: Ali sizin tipik borsacınız değil.

English: I'm Tom's stockbroker.
Turkish: Ben Tom'un borsacısıyım.

English: Ali was a stock broker.
Turkish: Ali bir borsacıydı.

Broker ingilizcede ne demek, Broker nerede nasıl kullanılır?

Broker agent : Mutavassıt. Aracı.

Common object request broker architecture : Ortak nesne talebi yönlendirme mimarisi. Genel nesne istek alışveriş mimarisi. Corba. (internet) yazılımların birlikte çalışabilme standardı (çeşitli platformlarda iletişim kurabilen ortak ve nesne yönelim arayüzler seti).

Bili broker : Kambiyo temsilcisi. Kambiyo işlemleriyle uğraşan, ödek ya da buyruklusuna yazılı belgit alıp satan kişi.

Bill broker : Kambiyo acentesi. Kambiyo tellalı. Simsar. Kambiyo acentası. Bono komisyoncusu.

Customs broker : Gümrük işgüderi. Gümrük müşaviri. Gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Gümrük komisyoncusu. Malların giriş, çıkış, düzgeçiş gümrük işlemlerini, iyeleri adına kovuşturmaya yetkili kimse. Bir ücret karşılığında dışalım mallarının gümrük işlemlerini sahibi adına yaparak bu malların gümrükten çıkarılmasına aracılık eden kişi.

 

Outside broker : Borsaya üye olmayan acente. Borsa aracısı. Borsa üyesi olmayan simsar. Borsada kendi yararına taşınır değer alıp satan. yurt dışına mal gönderen ya da mal getirten, mal alıp satan aracı. borsa temsilcileri ile iş gören kişi. Borsa üyesi olmayan simsar acente.

Foreign exchange broker : Kambiyo acentası. Döviz alıcısı ile satıcısı arasında aracılık yaparak anlaşmalarını sağlamaya çalışan ancak anlaşmaya kendisi taraf olmayan kişi veya firma. Döviz simsarı. Bankaların yanı sıra döviz alım-satımına eden gerçek veya tüzel kişi.

Discount broker : Senet karşılığı borç para veren. Senet karşılığı peşin faizle borç para veren. Tefeci. İskontocu. Düşük komisyonlu aracı. Iskontocu.

Purchase invoice of broker : Aracı alış satımcası. İyesi sayışımına yaptığı alışlarda alış parası ve giderleri ile aracı payı ve bunların toplamı ile adına mal aldığı kişinin sayışımını gösteren satımca.

Exchange broker : Borsa komisyoncusu. Döviz alıp satan kimse. Borsa simsarı. Sarraf. Kambiyo simsarı. Borsa acentesi. Borsacı. Borsa aracısı. Borsa acentasi.

İngilizce Broker Türkçe anlamı, Broker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Broker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Travel agent : Seyahat acentası.

Interpose : Araya koymak. İtiraz etmek. Lafa karışmak. Tavassut etmek. Karşı çıkmak. Karşı koymak. Arasına koymak. İleri sürmek. İki şeyin arasına koymak.

Arbitrating : Hakem olarak karar vermek. Anlaşmazlığı çözümlemek. Hakeme gitmek. Hakemlik etmek. Hakemlik yapmak (iki taraf arasında). Hakeme başvurmak. Tarafsız birinin kararına bağlayarak halletmek (meseleyi). Arabuluculuk yapmak.

Moneylender : Banka. Faiz karşılığı borç para veren kimse. Sarraf. Faizci.

Money lender : Borç veren. Mukriz. Faizci. Ödünç para veren. Murabahacı.

House agent : Emlakçı.

Commission merchant : Komisyon için satış yapan kimse. Kendi adına ticari işlem yapan komisyoncu. Başkası adına ticaret yapan komisyoncu. Komisyoncu tüccar.

Pawnbroker : Rehin mukabili ikraz ile meşgul olan. Rehinci. Faizle borç para veren. Rehin karşılığı borç veren. Rehin dükkanı. Tefecilik yapan gerçek kişi.

Stockbroker : Broker. Borsa acentası. Borsa tellalı. Banker. Borsa acentesi. Kendi ya da müşterileri adına sermaye piyasası araçları alıp satan ve sermaye piyasası kurulunca yetkili kılınmış banka ve kurumlar. Borsa simsarı. Aracı kurum.

Insurance agent : Sigorta komisyoncusu. Sigorta acentası. Sigorta acentesi. Sigortacı. Sigorta acentesi sigorta şirketine komisyon karşılığı iş getiren kişi.

Broker synonyms : negociate, general agent, businessperson, talk terms, jew, brokerage firm, real estate agent, insurance broker, cutthroat, finder, brokerage, speculator, trumpeter, bellman, interceder, intermediary, keeper, broker agent, criers, moneylenders, agencies, real estate broker, bill broker, hockshop, factor, auctioneer, bourgeois, arbitrageur, arbitrageurs, town crier, in betweens, pawnbrokers, discount broker.

Broker ingilizce tanımı, definition of Broker

Broker kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who transacts business for another. An agent.